• BIST 115.147
  • Altın 163,214
  • Dolar 3,8058
  • Euro 4,6547
  • Trabzon 8 °C

1263...

Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

Referandum heyecanı tamamlandı. Artık ülke siyasetinde belirecek yeni heyecanları bekliyoruz. Ama kısa vadede hem iktidarın hem de muhalefetin genel politik duruşunun ne olacağı aşağı yukarı belli olmuştur. İktidar; YSK’nın referandum kesinleştirme kararına sorgusuzca ve can havli ile sahip çıkarak işi toplum vicdanında garantiye alma peşine düşerken, muhalefet doğal olarak hak arayışını yeni zeminlere taşıma kararlığındadır.

İlgili seçim yasasının 98. Maddesi gayet anlaşılır bir dille ve açıkça “Sandık kurulunca verilen biçim ve renkte olmayan, üzerinde ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü bulunmayan, tamamı yırtılmış olan, üzerinde ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü dışında herhangi bir mühür, imza, yazı, parmak izi veya herhangi bir işaret bulunan zarflar geçersiz sayılır" der ve bunun uygulanmasını zorunlu kılar. Bu kadar açık bir yasa hükmüne rağmen YSK ancak bizim gibi bir ülkede olabilecek bir savunma içerisine girdi ve yasanın çıkış tarihi öncesi içtihatları referans göstererek geçersiz olan oyları geçerli saydı. Tabii ki iktidar ve yandaş tetikçiler boş durur mu? Hemen konuya balıklama dalıp, eşi benzeri görülmemiş bir şekilde ve hatta adının önünde sözde akademik unvan taşıyan cepçiler bile işi “şalagoza” vurmaya başladılar.

Sadece şu referandumun uygulanma biçimi ve geçersiz sonucu bile ülkedeki kalitenin ne kadar ayağa düştüğünü göstermesi bakımından çok önemlidir. Ülkedeki aklı başında, eğitimli, bilinçli insanlar doğal olarak bu adaletsizlik karşısında kendilerini kontrol etmede güçlük yaşar hale gelmiştir. İnsan haklarının, adaletin, eşitliğin, ne olduğunu bilen insanlar; referanduma karıştırılmış olan bu şaibe karşısında ülkemiz adına biraz daha karamsar, biraz daha mutsuz, biraz daha umutsuz hissetmeye başlamıştır.

Referanduma bu ülkeyi götüren sürecin arka planı önümüzdeki dönemde daha anlaşılır bir hale gelecektir kuşkusuz. İktidarın ve bu referandumu halka dayatanların esas gerekçesini bizler gayet iyi biliyoruz ama toplumun “evete” inanan kesimleri bunu hiç anlayamadılar. Referandumdan sonrası için artık her alanda uçuşa geçecek olan bir Türkiye’yi bekliyoruz değil mi? Ulusal gelirimiz 20.000 dolar olacak, terör tamamen kazınacak, işsizlik son bulacak, her alanda “güçlü bir Türkiye” olacak… Temel propaganda buydu değil mi? Bunun böyle olmasını hepimiz diliyoruz ve bekliyoruz. Ama kazın ayağının öyle olmadığını yaşayarak göreceğiz. Üretmeyi ve tasarım yapmayı öğreten bir bilim insanı olarak referandumdaki evet söyleminin bir aldatmaca olduğundan ben eminim, ama toplum bunu böyle algılamadı. İnandılar ve güvendiler… Hep yaptıkları gibi bunu da unutturacaklar. Yanık bir türkü ile, birkaç sahte sevgi görüntüsü ile, bir Necip Fazıl şiiri ile toplumun bütün evetçilerini teslim almayı başardılar ve bunu hep yapacaklar.

Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde aynı hükümet içerisinde görev yapan dört bakan hakkındaki yolsuzluk, rüşvet iddiaları yargıdan kaçırıldı. Normal koşullar altında haklarındaki iddiaları Yüce Divan huzurunda cevaplaması gereken bu dörtlü için, Yüce Meclis yargılamaya gerek duymadan kendilerini aklama yolunu seçti. Oysaki uygar, çağdaş bir ülkede bu olay arka planında yatan bütün unsurları ile yargıda ele alınır ve suçları varsa gereken cezaları alırdı. Dediğimiz gibi Cumhuriyet tarihine kara bir leke olarak geçen bu olay, referandumda geçen yeni anayasa ile tamamen dondurucuya kaldırılmıştır. Kamu vicdanı ve ilahi adalet nasıl işler bilemeyiz, ama bir gün bu defterler mutlaka açılır diye umuyoruz.

Referandum sonrası anketler göstermektedir ki; eğitim seviyesi düştükçe referandumda evet verenlerin oranı da önemli ölçüde artmaktadır. Diğer bir ifade ile toplumda eğitim seviyesi yükseldikçe hayırcıların oranı da evetçilerin önüne geçmektedir. Örneğin medyada da yer alan anket verilerine göre; ilkokul mezunu ve eğitimsiz kitlelerin %70’i evet derken, sadece %30’u hayır demiştir. Yükseköğrenim görmüş olanlarda bu oranlar evetçiler için %39, hayırcılar için %61 şeklindedir. Lise mezunları arasında da yine %42 hayır, %61 evet oyunun kullanılmış olduğu görülmektedir. Bu bulgulardan elde edilecek olan çeşitli çıkarımlar olabilir. Ama herhalde en önemlisi, ne yaptığını bilen eğitimli ve bilgili insanların yeni anayasanın Türkiye için iyi şeyler getirmeyeceğine olan inançları, eğitimsiz ve dünyayı sadece birkaç sınırlı değer üzerinden değerlendirmekte olan kesimlerin ise yeni anayasanın Türkiye için iyi olduğuna güvenmiş olmasıdır. Salt bu sonuç bile her şeyi açıkça ortaya koymakta ve maalesef eğitimsizlik ile mevcut iktidar arasında çok iyi bir korelasyon olduğunu göstermektedir.

Benim de oy kullanmış olduğum KTÜ Spor Salonundaki sandıklardan çıkan oylara ait bilgilere ulaşınca dikkatimi çeken bir noktayı paylaşmak istiyorum. Seçim merkezimdeki 1252’den 1266’ya kadar numara taşıyan toplam 15 sandığın iki tanesi hariç hepsinde evet oyları yaklaşık %60; hayır oyları %40 düzeyinde iken 1259 numaralı sandıkta 189 evet, 190 hayır; 1263 numaralı sandıkta ise 127 hayır oyuna karşılık 242 hayır oyu çıktı. Yani 1263 numaralı sandıktan %34 evet oyu çıkarken, %66 hayır oyu çıkmıştır. Ne kadar ilginç değil mi? Toplumun büyük bir kesimi aynı oranda tercihte bulunurken sadece bir sandıkta oy kullanan seçmenler tamamen farklı bir tercihte bulunarak ezici bir çoğunluk ile hayır diyebilmiştir. Benim oy kullanmış olduğum 1262 numaralı sandığın hemen yanında yer alan 1263’te kimler oy kullanmıştı acaba?

Ben oy atmaya giderken bir kısmını üniversiteden tanıdığım öğrenciler bana tebessümle bakarak ve saygıyla selam vererek 1263’ün kabinlerine giriyorlardı… İşte 1263’teki bu tecelli bu ülkenin geleceği adına umut taşımamız için, karamsarlığa kapılmamak için yeterlidir. Teşekkürler çocuklar, sizlere verdiğim emek helal olsun…

       

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.