• BIST 105.268
  • Altın 163,398
  • Dolar 3,9604
  • Euro 4,6498
  • Trabzon 12 °C

1283

Gürsel ÖZGÜR

Cemaatçilerden, milliyetçilerden ve güneydoğudan oy kaybeden; iki ayyaş sözünü milletin gözünün içine baka baka söyleyen ve 2015 genel seçimlerinde ilk mitingini Milli Mücadelenin ateşinin ilk yakıldığı yer olan Samsun’dan başlatan zihniyetin temsilcilerinin tükenmişliklerini ve çıkmazını, dünyada yıkılmayan tek lider olan Atatürk’e sarılarak aşmaya çalışması manidar olduğu kadar esasında inandırıcı olmayıp Milleti saf yerine koymaktır.
Hâlbuki Atatürkçülük yaşam biçimidir, söylemlerden ziyade ilkelerinin yaşamda uygulanması ve yaşantısında da şiar edinilmesidir.
Sürekli hakaret eden ve küfür eden kesimin şimdi Atatürk’e kurtarıcı olarak sarılmasının inandırıcılığı olmadığı, sözleriyle icraatlarının(öz’lerinin) tamamen zıtlığından da anlaşılmaktadır. Zarar verdikleri aşikârdır.
Aslında Atatürkçülüğe zarar veren diğer bir kitle de İdeolojiyi kendi çıkarları doğrultusunda abartılı olarak kullananlardır. Yaşanmış bir örnek vereyim. Bir zamanlar Piyade Okul Komutanlığı yapan kişi, bütün kursiyer subay/astsubaylara ‘’Atatürk Kimdir’’ diye on maddelik ‘’Atatürk Türkiye Cumhuriyetini kuran en büyük Komutandır’’ gibisinden ‘en büyük’ ile bitirilen bir sürü sıfattan oluşan ezberletilmiş tanımlamalarla kalıplaştırıyordu. Atatürkçülüğü anlamış olsa bunları yapmazdı. Tüm kursiyerler de antipati oluşturmuştu. Farkında olmadan, bir zamanlar Diyarbakır cezaevlerinde ceza verirken İstiklal Marşının okutulmasına benzer yanlış uygulamayı kullanıyordu.
İşte iki farklı davranış biçimi de ortak değerimize zarar vermiştir. Oysa ki milletleri millet yapan ortak değerlerin çoğaltılması hedef alınmalıdır. Ne kadar azaltırsanız o milleti zayıflatmanız ve yıkmanız o kadar kolaylaşacaktır.
Atatürk’e saldırının arttığı son yıllarda O’ndan medet ummak açıkça takiyyeciliktir,  inandırıcı olamadığı gibi itici de olmaktadır.
Yine bir hüzün mevsiminde, çok derinden yaralandığımız bir 10 Kasım’da Atamızı anacağız. Belki bilenler vardır, ama ben çok duygusal ve anlamlı bulduğumdan, akrabam Sunay Akın’dan bir anıyı aktarma yapacağım:
Atatürk’ün naaşı İstanbul’dan ayrılıyor, Ankara’ya götürülecek. İnsanlar üzüntülü, hüzün var her yerde…
Karaköy’den geçerken birdenbire, ‘Çıt’ diye bir ses, Çıt! Çıt! Çıt! Aa! Gökyüzünden düğme yağdı…
Atatürk’ün o Bayrağa sarılı tabutuna düğme yağdı. Rengârenk düğmeler! Düğme yağıyor! Çıt! Çıt! Düğme yağıyor!
Herkes yukarı bakar!
O caddedeki dükkânlarda, bürolarda Türkiye Cumhuriyeti’nin Yahudi Vatandaşları var pencerelerde…
Ve ülkenin Yahudi Vatandaşları; liderlerini, bu güzel insanı kendi matem geleneklerine göre ‘’gömleklerinin ceketlerinin düğmelerini kopartarak’’ uğurluyorlar.
Nasıl bir görüntü, atların çektiği top arabasında Mustafa Kemal Atatürk’ün tabutu ve üstüne rengârenk düğmeler yağıyor, pencerede gözü yaşlı insanlar…
Gömleklerinin, ceketlerinin düğmelerini kopartarak uğurlama ne demekmiş biliyor musunuz? ‘’Ben senden sonra eksiğim’’ demekmiş…
Yaşanmışlıklardan devam… Harp Okulunda 13 Martlarda Mustafa Kemal’in Harbiye’ye giriş törenlerinde Atatürk’ün apolet numarası olan 1283 okunduğunda ‘’İçimizde’’ diye heyecan ve O’nun gibi Harbiyeli olmaktan duyulan gururla hançeremiz yırtılırcasına bağırırdık. Bu içten haykırış O’nu özümsediğimizin ve ilkelerine inanmışlığımızın adeta ilanıydı.
Bizim için Harbiye demek; sevmeyi öğrenmekti, bu vatanı, al bayrağı, insanı ve Atatürk’ü…
Özgürlüğümüzü, sayesinde kazandığımız ve her zaman yolundan yürüdüğümüz Atatürk ve Silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyorum.
O, ‘’Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır(yaşayacaktır)’’ demişti. Ancak toprak olsa da yaşadığını devrimleriyle her zaman hissediyor ve ateş çemberinde olan ülkeler yanında ayakta ve dimdik durabiliyorsak, O’ndan kaynaklandığını biliyoruz.
Türkiye Cumhuriyetini gençlere emanet edip, onları Cumhuriyetin bekçisi ve sahibi yaparak da sonsuzluğa ulaşmanın temelini atmış ve güvendiği gençlik de eserlerine sahip olma iradesini göstermiştir.
Hiçbir zaman milletin bağrından bu sevgiyi koparamayacaklar ve Karşı Devrimciler nihayetinde gereken dersleri alacaklardır.
Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.