• BIST 97.717
  • Altın 144,143
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Trabzon 14 °C

13 Mayıs hava tamamen karardı

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Yarın gün doğacak mı? Zamanda geri dönmemiz mümkün değil, ama hayat bize izin vermişse yarına uyanmamız olası…

Onlar için yarınlar yok. Onlar 13 Mayıs’ta kaldılar. Yaşamlarının son gününde…

Onlar için özlem yok.

Onlar için artık anne, kardeş, eş, evlat yok. En acısı onlar yok…

Güneş artık onlar için ve aileleri için açmayacak.

Bulutlar gözyaşlarını bugün ve yarın onlar için akıtacak.

Yıldızlar artık onlar için ışıklarını yansıtmayacak. Zaten onlar ışığı özleyen ve bekleyen ışıksız madenciler değil miydi?

Kuşlar onlar için ötmeyecek.

Çiçekler onlar için renklerini ve kokularını artık göstermeyecek.

Bir mucize olsa keşke; doğanın kurallarını ve bu yaşanan korkunç durumu tersine çeviren bir mucize. Çocuklarına müjde olacak, dertli ailelerine deva olacak bir mucize. Keşke bu yaşanılanlar bir rüyadan ibaret olsaydı. Ama zaten keşke de bitmiş bir olayın arkasından söylenen bir pişmanlık değil midir? Soma’da “keşke”  temennimiz olabilse…

Onlar şimdi birer melek. Günyüzü görmeyen, güneşi hissetmeyen ışıksız kalmış melekler.

Ölüm yaşamın bir parçası, doğuyoruz ve ölüyoruz. Ama bu ölüm çok acı bir sınav…

Bir işçi bağırıyor:

“Denetlemeye gelenler, kırmızı halılarla, haber vererek değil, aniden gelip bizim şartlarımızı bir görse, işte o zaman bizler bu durumda olmazdık…”

Başka bir işçi bağırıyor hayatta kalmanın mutluluğunu yaşayamadan;

“Mahmut nerde? Bana doğruyu söyleyin.”

Ambulansta hastaneye yetiştirilmeye çalışılan göçükten çıkmış bir başka maden ise; “Çizmelerimi çıkartın, örtüye kömür bulaşmasın” diyebilecek kadar terbiyeli ve nazik.

Yaşamın bize öğrettiği en önemli olgu, tedbir ve idrak edebilme gücüdür. Onlar için kötüyü önlemek bu kadar mı zordu? Anlama yetisi olanlar, akıl erdirebilenler yani idrak sahibi olanlar ne oldu da şuursuz oldunuz.

Madenciler cesur yürekler, bile bile her gün ölümün korkusunu yaşayanlar. Amaçları sadece evlerine getirecekleri ekmek ve sıcak çorba olanlar, sizler bu ülkenin yiğitleri ve koca yürekleriydiniz.

Sizler gururla anlatılacak hikâyelerin kahramanlarısınız. Sizler önünde saygıyla eğilmesi gerekenlersiniz. Sizler bu ülkenin şerefi, şanı ve yalnızlık hikâyelerisiniz.

Sizler yerin altında çalışan ruhları tertemiz, yeryüzünün yabancılarısınız.

Sizler vazgeçilmezsiniz. Yaptığınız hizmetin karşılığı yok. Tramvayda, Metrobüste, Metroda dakikalarla oynayan sıkıntı çektiğini, nefes alamadığının şikâyetini yapan bizler, sizlerden binlerce kez özür diliyoruz.

Bu yolu siz seçmediniz. Bu yol sizin için seçilmiş olandı. İmkân ve şartlar size gülmedi. Sizin sermaye sahibi babanız, dedeniz, amcanız olmadı. Sizin için seçilmiş yol zor olandı. Yani zorluktu. Sizin rolünüz sıkıntı ve güç olandı. Sizler mecburiyetin zorunlu yükümlüleriydiniz. Tercih hakkınız hiç olmadı. Olamazdı…

Sizler gündelik yaşamda karşınıza çıkan zorlukların üstesinden bazen geldiniz, bazen de başa çıkamadınız. Yaşam ve ölüm yani iş ve ev arasında defalarca gelip-gittiniz ama artık bu son gününüz. Yarın yok.

Sizler yerin altında aşkınızı, sevginizi, hasretinizi, özleminizi yalnızlık türküsüyle dile getirdiniz;  Şimdi arkanızda bıraktığınız sevdiklerinizin ağıtlarıyla…

Hayatlarını değiştirecek imkânları olmayan yer altının sessiz çığlıkları, Kim bilir kaç kere keşke dediniz. Kaç kere değiştirmek istediniz kaderinizi. Kaç kere yeni bir yaşama merhaba demek istediniz? Kaç kere hayallerinizde dışarıda iş buldunuz ve mutlu oldunuz. Kim bilir…

Bu gidişin dönüşü olacak mı diye kaç kere düşündünüz?

Artık korkularınız, endişeleriniz yok. Sizler çok uzaktasınız.

Hayat denilen bu yolda ölüm kapınızı çok erken çaldı. Hayatınız çok kısa sürdü. Yarınları yaşayamadan elveda dediniz. Huzur içinde uyuyun. Artık sizler için hava tamamen karardı ve hiç aydınlanmayacak

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.