• BIST 99.785
  • Altın 276,385
  • Dolar 5,7492
  • Euro 6,3925
  • Trabzon 19 °C

19 MAYIS’IN 100. YILINDA DURUM NASIL?

Rasim EFENDİOĞLU

19 MAYIS SIRADAN BİR TAKVİM YAPRAĞI DEĞİL!

Tam 100 yıl önce “Gökyüzünde kara kara bulutlar, hain mi hain...” Ozanın dediğince yurdumuzun üstünü kapkara bulutlar kaplamıştı. Can çekişmekte olan 600 küsur yıllık imparatorluk artık can veriyor, mirası parçalanıyordu. O görkemli sayfalar artık anılarda kalmıştı. Yıllarca, yüzyıllarca süren savaşlar ve son cihan savaşı ile ülke parçalanmış, halk yorgun bitkin ve de umutsuz düşmüştü.

Tarihimizde çok onurlu çok parlak sayfalar da var çok kirli ve utanılacak sayfalar da var. Bir cihan imparatorluğu “hasta adam” durumuna düşmüştü. Yıllarca süren savaşlarda sürekli kan  kaybetti, toprak yitirdi. Yemen ellerinde, Balkanlar’da  ve Kafkaslar’da yüzbinlerce şehit verdik. Artık tükendik. Ne padişahlardan bir haber geliyor ne de göklerden. Halkın eli koynunda çaresiz. Ancak; bir ses  yükseldi dağlardan “çare-sizsiniz” diyordu. Tıpkı Orta Asya’daki gibi “Yağız gök çökmedikçe ,yer delinmedikçe” bir çare aradı bu yüce ulus, bu kahraman halk. Artık ölüm yatağından kalkmak zamanıdır, dirilmek zamanıdır dendi. İşte o olayın 100.yılı bugün. Takvimlerde bayram diye geçiyor hala. Unutmak, unutturmak isteyenler var. Ancak; o maya hala canlı daha nice 100 yıllara diyor.

BUGÜN 19 MAYIS

Başka bir konuda yazacaktım ancak  parmaklarım izin vermedi, beynim durdu. 19 Mayıs’ta 19 Mayıs yazılır. Ne oluyor bugün? 100 .yıl nasıl kutlanıyor? Yüzyıl öncesini anımsıyorum. Yeni kuşak, duyuyor mu o sesleri... ”Dağ başını duman almış“ marşını duyuyor musunuz?

Tam bugün bu saatlerde Samsun önlerine bir gemi demir atmıştı. Demir değil sanki kan ağlayan anayurda sarılan Mustafa Kemalin kollarıydı. Bir yüce umut doğdu 19 Mayısta ...

O gün öyle sıradan bir gün değildi. Yurt dört bir köşeden saldırı altında. Tarihimizin bir yüz karası Mondros imzalanmış, koşulları yerine getiriliyordu. Ordu dağıtılacak, silah ve cephane teslim edilecek. Bu halk bu ulus böylesine ağır ve yüz kızartıcı bir antlaşmayı kabul edebilir miydi?

Dağlarda tek tek çoban ateşleri yanıyordu. Yetmiyordu karanlıkları aydınlatmaya. Bu ateşler birleşmeli bir büyük ateş tutuşmalı Anadolu’da. İşte o ateşi tutuşturdu Türkün bu büyük evladı. Bir selam gibi gitti Erzurum’a ,bin selam gibi geldi Erzurum’dan Sivas’a. Evet, bir masal gibiydi o günler. Yokluk ve yoksulluk içinde bir güneş aydınlattı hem Anadolu’yu hem tüm umutsuz ulusları halkları. İşte o nedenle 19 Mayıs unutulmamalı unutturulmamalı.

BUGÜN YILLARCA ÖNCESİNİ ANDIM

Pencereye koştum gökyüzüne baktım yine Mustafa Kemal’i gördüm mavi gözleri ile bakıyordu yurdun ufkundan. Sokaklar sessiz, in yok cin yok...Uzaktan bir okulun bahçesinden cılız bir ses ... Bir gurup öğrenci isteksiz dağınık yürüyor öğretmenleri ile... Kıyafet tarla kıyafeti. Herhalde anıta çelenk  sunmaya  gidiyorlar. Çelenk  nedir? Bir sevgi, saygı ifadesi. Oysa görülen hiç de onu andırmıyor. Saç teneke bir tablo, üzerinde  kurum amblemi. Bununla mı saygı gösterilir?

Yıllar önce öğrenciydim öğretmendim. 19 Mayıs öncesi aylar önceden hazırlıklar yapılır. Spor provaları  yapılır. Pırıl pırıl spor giysiler alınır ya kentin büyük bir meydanında ya da stadyumda eşsiz gösteriler sunulurdu. İzleyenler gençliği ile onur duyar, gençler kendilerine güven ve onur duyar 19 Mayısın onurunu yaşardık. Şimdi yasak savmak için basit gösteriler. Gerçi yer yer bu ülküyü yüreğinde yaşatan öğretmen ve gençler küçük güzel gösteriler sunuyor. Yeter mi?

NEDEN UNUTMAMALI 19 MAYIS’LARI?

İnsan toplumsal bir varlık, robot değil, makine değil. Ruhu var yüreği var belleği var. Bu yönü ile düşünülmezse insan insan olmaz. Geçmişini bilecek, gününü iyi değerlendirecek. Yarına güvenle yürüyecek. O nedenle ondaki güzel duygular canlı tutulmalı. Belleği sürekli canlı tutulmalı kendini tanımalı ve her güçlüğe karşı koyabilmeli. İşte bu özelikler bayramların, güzel geleneklerin korunması ile tarih bilimi ile ayakta tutulur

Salt 19 Mayıs değil 23 Nisan, 30 Ağustos, 29 Ekim ve tarihteki diğer unutulmayacak sayfalar... Ancak; eğer toplumu yabancılaştırmak isterlerse, toplumsal bağları, ulusal bağları koparmak isterlerse  toplum öylesine ruhsuzlaştırılabilir. Elbette sonu hüsran olur. Biz bu bilinçle hareket etmeyi düşündüğümüz için bu değerlere sahip çıkılmasını istiyoruz.

Tarihi bilim olarak okuyup okutup geçmişe ışık tutalım  ve yolumuzu aydınlatıp  aydınlık yarınlara yürüyelim!

19 Mayıs Büyük Atatürk'ün kabul ettiği doğum günü... Doğum gününü kutlayalım ve nice yüzyıllara  unutmamak ve unutturmak için çaba gösterelim. Yürekten kutlayalım bu büyük günü. Gençliğimizin sağlıklı, mutlu ve başarılı olması dileklerimle...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.