• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Trabzon 26 °C

2015 YILININ SON CUMA GÜNÜ GELİYOR YİNE GERİLECEĞİZ

Gürol Ustaömeroğlu

Bu yazı bu yılın son yazısı değil sevgili okurlar. İnşallah önümüzdeki hafta yayınlanacak olan yazım 2015 yılındaki son yazım olacak. Bu haftaki yazı 2015 yılının son cuma günü öncesine denk geldiği için bir önemli konuya her yıl sonunda yaptığım gibi yine değinmek istiyorum;
Bu son cuma günü de camilerdeki hutbelerde büyük ihtimalle yine sinirlerimiz gerilecek.
Hani Temel yolda muz kabuğu görünce; “ula yine düşecuk” demiş ya. Benim ki de bu misal.
Tahmin ettiğiniz gibi kastım yılbaşı kutlamalarına ait hutbeler ve dini görüşlerdir. Konu dini olarak ele alındığı ve özellikle cuma hutbelerinde mesele edildiği için her yılbaşı öncesinde bu yazıları yazmaktayım. Konuda ısrar edildiği sürece Allah izin verdikçe ben de yazmakta ısrar edeceğim. Bu arada hak geçmesin, birkaç yıl önceki bir hutbede aklı başında güzel sosyal mesajlar da verilmişti. Ama sonradan ne olduysa oldu yine eski sisteme dönüldü.
Mesele özetle yılbaşı kutlamalarının dinimizde ve kültürümüzde yerinin olmadığında kilitlenmektedir. Bunun alt başlıklarında ise Noel, Noel Baba, çam süsleme, alkol, azgınlık vs. sıralanmaktadır.
Önceki yıllarda büyük çoğunlukta din adamı Noel ile yılbaşı kutlamalarının Hz İsa Adına  olduğunu ısrarla insanlara aşılıyordu. Bu aşılama her yılbaşı arifesindeki cuma hutbelerinde sistematik olarak yapılıyordu. Sanki Hz İsa Allah’ın Peygamberi değildi. Ancak meselenin bir de ( Türkçe okunuşu ile ) Krismis Yönü’nün olduğu, Noel ile yılbaşının aynı şey olmadığı bir karşı düşünce olarak işlenince hutbelerde de mecburen bir yorum revizyonuna gidildi. Noel bir dini gündür, yılbaşından önce kutlanmaktadır ve Hz İsa’yı temsil etmektedir. Burada hemfikiriz. Zaten derdimiz de bu değildir. Derdimiz 31 Aralık gecesi yapılan yılbaşı kutlamasının haram olduğunun iddia edilmesidir. Gelmekte olan yeni bir yılı kutlamanın sıradan bir doğum gününden ne farkı vardır?  Bütün dünyada halisane duygularla mütedeyyin Müslüman’ından Hristiyan’ına, Budist’inden Ateist’ine bütün insanlık bir yeni yaşa girer gibi yeni yılı karşılamaktadır. Bunu da meşreplerince dünya görüşleri ve kendi ölçülerine  göre kutlamakta, yeni yılın insanlığa güzellikle, barışla, huzurla, sağlıkla gelmesi için dua etmekte, temennide bulunmaktadırlar.
İnsanlar dine girmeden meseleyi böyle algılarken Müslüman Din Adamları yılbaşı kutlamalarının da bir özenti olduğu fikrini işlemeye başladı. Alkolden eğlenceye kadar batıya özenti ve taklit merkezli haram işlendiği hususu her yıl sonundaki cuma hutbelerinin konusu oldu. Öyle ki iş çam süslemesine kadar gitti. Allah’ın yarattığı bitkiyi süslemeye bile karışan bir din esas görevini nasıl tahsis edecek, nasıl yeni kitlelere ulaşacak ve bu kitlelere nasıl sempatik gelecek hala merak etmekteyim. Ne yazık ki bu eleştiri ve uyarı alışkanlığı bütün hızı ile devam etmekte, ısrarla yaşın yanında kuru da yakılmaktadır. Üstelik kaldı ki çam süslemenin çok ama çok eskilere dayanan bir Türk Geleneği olduğu da herkes tarafından bilinmektedir.
Burada ilginç olan “batıyı taklit etmeyin” uyarısının yine batının icat ettiği mikrofondan yapılmasıdır. Tıpkı otomobili, uçağı, gemiyi, televizyonu, bilgisayarı, cep telefonunu, ilacı, ameliyat araç ve gerecini, vs. kullandığımız gibi.
Burada kinayeli bir ironide bulunduğumu ifade etmek istedim. Şüphesiz insanlık adına yararlı olanı almak öncelikli esastır. Bunun milliyeti, dini, ırkı yoktur elbette.
Ha gelelim meselenin diğer yönüne.
Ne yazık ki yurdum insanı nişan, düğün, doğum günü, yılbaşı gibi eğlenmesini ve mutlu olmasını gerektirecek günlere ait kutlamaları cehenneme çevirmekte oldukça maharetlidir. Başta alkol ve gürültü olmak üzere bazı özel detayları abartıp bu tip güzel günleri kendisinin ve çevresinin burnundan rahatlıkla getirebilmektedir. Ama zaten bu aşırılık bırakın dini bir yana her sosyal ve eğitim ortamında özellikle işlenmektedir. Dolayısıyla bu bahanelerle ne yapıp edip konuyu yılbaşı kutlamalarına dayamanın bir mantığı olmadığına inananlardanım. Mesele şöyle ele alınsa ve şöyle bir hutbe ile işlense ne güzel olurdu;
“Değerli cemaat biliyorsunuz yeni yıl geliyor. Hayırlara vesile olur inşallah. Hepiniz veya büyük çoğunluğunuz veya bir bölümünüz kutlama yapacaksınız. Kutlamalarınızı yaparken lütfen kendinize ve çevrenize zarar vermeyin. Her şeyde olduğu gibi bu konuda da aşırıya kaçmayın. Haramdan uzak durun.  Dualarınızı da eksik etmeyin. Çünkü dünyada ve özellikle çevremizde sosyal dramlar yaşanmaktadır. İnsanlık suçları işlenmektedir. Kutlamalarınızın dozunu lütfen buna göre ayarlayın.”
Sevgili okurlar veda edilmekte olan bir yıla ait son cuma hutbesinde böyle veya buna benzer cümleler fena mı olur? Böyle bir hutbe bütün insanlığı kucaklamaz mı?
Yılbaşı konusunda illa bir mesaj verilmek isteniyorsa içeriğinin böyle olmasında bir zarar var mıdır?
Konunun literatürümüze çok yakın zamanda giren ve dini dejenerasyon yapan alternatif kutlamalar kısmına ise hiç değinmek istemiyorum. Zaten dinimizde yer almayan bir çok ritüel içeriğini incelemeden ve doğruluğunu sorgulamadan tövbe haşa adeta yeni bir din yaratırcasına, din adına hayatımıza gram gram sokulmaktadır. Bunların detayına izninizle girmek istemiyorum. Çünkü konumuz farklı.
Ancak geçmişi olmayan, sırf yılbaşına alternatif olsun diye yapılan bu dini ritüeller hiç de inandırıcı olmamakta, son derece suni durmaktadır.
Gelelim bendenize ve aileme. Yılbaşında ne yapacağız?
Suni çam ağacımızı önceden süslemiş ve salonumuzun bir köşesine yerleştirmiştik. İnşallah, Allah izin verirse yılbaşı gecesi aile büyüklerimizi ziyaret edeceğiz. Yeni yıllarını kutlayıp ellerinden öpeceğiz. Mütevazi masalarımızda yemeğimizi yiyip sohbet edeceğiz. Diğer akraba ve dostlarımızı arayıp iyi dileklerimizi sunacağız. İbadetimizi yapıp hayırlı, sağlıklı, bereketli, özellikle dünya ve ülke barışı adına mutlu bir gelecek için dua edeceğiz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.