• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Trabzon 24 °C

2016 TRABZON, KARMAŞIK HATTA KARMAKARIŞIK DUYGULAR

Prof. Kemal Üçüncü

Malûmlarınız olduğu üzere eski  Trabzon Vilâyeti (Samsun’dan Batum’a kadar olan coğrafya) tarihten günümüze basın yayın tarihi açısından son derece zengindir. Bilimsel çalışmalar nedeniyle gazete koleksiyonlarını bugünkü Trabzon’la ister istemez mukayese ediyorum ve içim sızlıyor. Eşraf, bürokrasisi, kent kültürü ile bir kalite bir tarz ve birikim hemen kendini hissettiriyor. Ya şimdi?

Doğrunun yanında duran kimse yok, seğirtip kaçıyor ekipler, en fazla gülümsüyorlar, herkes görüntü vermenin derdinde, “imaj her şeydir ,  hakikat hiçbir şey” temel ilke olmuş.

Lakin gelecekte 30-40 yıl sonra benim gibi, bugünkü gazete koleksiyonlarını karıştıranlar sizi pek fena yad edecekler, benden uyarması. Sahilin önüne sur gibi köprü ve setleri çekip bugünkü sel felaketlerini doğa tahribatlarını hazırlayanları nasıl anıyorsak bugünü de öyle anacağız. Tarih mahkemesi acımasızdır.

Üretimsiz ve işsiz bir şehirde “300 trilyonluk” ölü yatırım “sert şut çekme stadını” goygoylayanlar, gugul başta, atkı boyunda, yumruk gibi kravat boyunda sakız ağızda ekipler,“fakir halk kitleleri dahil”   bağlı yollar ve yatırımları saymadım], basın mensupları, siyasiler, (bunlar her görüşten benim açımdan fark etmiyor) sizi de tarih not etti yazıp söylediklerinizle ,  hepsi arşivde.

Trabzon kent kültürü müthiş bir erozyona uğradı, tükeniyoruz. 300 milyonu kamaşmadan bir kalemde “sert şut çekme stadına” yatıranlara, siyasilerden bunu büyük bir baskıyla talep edenler  siyasiler buna  tek başına buna karar vermiyor ahali öyle istiyor onlara bir yere kadar hak veriyorum]. XXI. yüzyılda kentlerin marka değerinin kültürel müktesebat , kültürel sermaye ve birikimle ölçüldüğünü nasıl anlatalım. Bu ekiplere bu paranın 10 trilyonu ile bütün Doğu Karadeniz kültürü uluslararası alana taşınır desek duyabileceğiniz cevabı bir hayal edin.

Sapsarı Almana Hamburg’da Trabzon ağzıyla “gültür” tanıtan mentalite anlamaz.

Yüzyılın başında 150 tane Le Monde abonesi olan kentten bahsediyoruz

Mesele budur.

 

KÜLTÜR TURİZMİ,  EKO TURİZMİ, DOĞU KARADENİZ, TRABZON

Hep yazdım, söyledim bu konuda bilimsel raporlar yayınladık, toplantılar yaptık eko turizm ve kültür turizmi konsept olarak farklı bir turizm çeşididir. Doğa ve kültür bu konseptte odak  olmak durumundadır. Trabzon ve Doğu Karadeniz söz konusu olduğunda elimizde kültür ve eko turizm için maalesef bir bilimsel  envanter yoktur. Kültür ekonomisi master planı yok. Adını bilen yok. Organik ürün tescilleri, tesis tescilleri yoktur, daha doğrusu vali ve belediye başkanlarının, siyasilerin,  ilgililerin bu konuda ciddi bir fikri yoktur. Sorunca turşu, reçel,lahana, kemençe, mangal gibi şeyler söylerler. Ortaya karışık, doğaçlama, “turizmi severük” tadında. Bize uyuyorlar. Trabzon kilometrekareye her konuda en fazla uzmanın düştüğü bir yerdir. Sevdaluktan, sert şut çekmeye, doktorluğa, ekonomi ve mühendisliğe her konuyu bilen insanlar cenneti.

“Lakin hâlâ sert şut nasıl çekilir öğrenemedik”, rivayet muhtelif, mutabakat yok kimi ayağın dışı diyor kimi içi, kimi ayak dizden kırılarak çekilmeli, kimi kasıktan diyor, çetin tartışmalar var, anlaşmazlık var.

Konuşulanlara basına yansıyanlara bakınca konuyu bilenler kendilerini gülmekten alamıyorlar.

Kanada ve İsveçli  Trabzon’a, Doğu Karadeniz’e  niye geleceğinin cevabı tahayyül edilemiyor. Uyduruk plastik sandalyeli, beton yığını hiçbir kültürel temsili olmayan  yayla kent ve şehirler Heidi’nin Alplerini görmüş insanlara   ne ifade eder.? Turşu kavurması ve kuymak için mi gelecekler. Gülünç oluyor söylenenler, epeyce de ayıp, ama neylersin. Özü özüne aparıyor ekipler, hepsi de aynı şeyleri söylüyorlar, bunun için niye toplanıyorlar anlamak güç.

 

AVRASYA’NIN GİRİŞ KAPISI BİR TRABZON VE DOĞU KARADENİZ

Gelecek 50 yılın tarihi Geniş Karadeniz Havzası, Hazar, Kafkasya hattında şekillenecektir. Çin yanı başımızda Gürcistan’da  Türkiye’yi by pass etmek üzere.1998 Aliyev, Demirel, Shvarnadze Trabzon Deklerasyonu ortada. Kimse umursamıyor. Bu yüzyılın kapısının üzerinde hiçbir hazırlık yapmadan köy bakkalı gibi oturuyoruz. Pasta isteyene Tursil var diyoruz. Bu eksikliği gidermek üzere Kültür Bilimleri Akademimiz Karadeniz havzasındaki Uluslararası araştırma enstitülerini bir platform etrafında topluyor. Şubat ayında Akçaabat 2023 platformu Karadeniz havzasının uluslararası alandaki en etkin platformu olacak. Rusya’dan, Ukrayna’ya, Bulgaristan’a kadar prestijli akademik enstitüleri bir araya getireceğiz. İnleyen olur mu , sanmıyoruz ama biz yine de bilgiyi ve literatür ortaya koyalım. Bilginin güç ve iktidar olduğu, geniş ve etkin bir kamu yönetimi , devlet siyaseti için  farklı bakış açılarının  önemi bir zaman anlaşılacaktır.

Kızmayalım , anlamaya, faydalanmaya  çalışalım bilimsel bilgiye ve kültüre mızrakla saldırmak kimseye bir fayda getirmez.

Yeni yılınızı tebrik eder, tüm milletimize, insanlığa hoşbahtlıklar dilerim.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.