• BIST 112.122
  • Altın 174,874
  • Dolar 4,0467
  • Euro 4,9920
  • Trabzon 13 °C

22 Mart Dünya Su Günü

Yıldız KARAAĞAÇLI ALİYAZICIOĞLU

           
 22 Mart Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1993’ te Dünya Su Günü kararının resmi olarak imzalanmasından sonra her yıl farklı bir tema ile dünya çapında kutlanmakta.  
2018 yılının teması “Su için doğal çözümler.”
    Ülkemizde de dünya su gününde tatlı su kaynaklarının önemine dikkat çekmek ve tatlı su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine odaklanılmasını sağlamak amacıyla kutlanmaktadır.
    Gelecekte petrolden dahi önemli sayılabilecek doğal kaynak olduğu düşünülen suya ülkemiz menfaatleri doğrultusunda hem mülkiyetine sahip çıkmak hem de kullanılabilirlik açısından gerekli hassasiyeti gösterebilmek gerekiyor.    
                                ***

 Devlet Su İşleri verilerine göre ülkemiz tüketilebilir yerüstü ve yeraltı su potansiyeli yılda ortalama 112 milyar metre küp ve kişi başına düşen ortalama 1500 metreküp/yıl ile su azlığı yaşayan bir ülke. Türkiye İstatistik Kurumu 2030 yılında ülke nüfusunun 100 milyon olacağını öngörmekte.
Mevcut kaynakların tamamının bozulmadan korunduğunu varsayarsak bile  ülkemiz ‘su fakiri’ ülke olmaya aday.

                        Zamanla yeraltı su seviyelerinin düşmesi, yerüstü sularının da uygun olmayan uygulamalar ve projelerle giderek azalan kaynaklara dönüşmesi gelecek için oldukça endişe verici.

                     ***
     Türkiye’de beş büyük havzadan biri olan Doğu Karadeniz Havzası neredeyse her akarsuda inşa edilen su yapılarıyla önemli bir konumda yer almakta.
     Hidroelektrik Santralleri  en çok Doğu Karadeniz akarsularında yer alıyor. Ne yazık ki,  HES inşaatlarıyla dere yataklarımız fiziki ve biyolojik özelliklerini kaybetmiş bulunmakta. Yine dere yataklarında olası taşkınlara karşı inşa edilen beton su kanallarının hiçbir  kamulaştırma yapılmadan inşa ediliyor olması ise son derece üzücü ve  suyun önemini unutturur boyutta.
 Yetersiz denetimler ve sorumsuz inşa ediciler tarafından tahrip edilen, doğanın en güzel ve en çok ihtiyacımız olan alanları oluyor. Akarsuların önüne yapıla yüzlerce göletin ve kilometrelerce inşa edilen beton kanalların doğaya ve suya verdiği tahribatın geri dönüşü yok. Suyla ilgili Kurumlarda hazırlanan planlama raporlarında ‘ekonomik fayda’ sağlamayan ancak ‘sosyal fayda’ sağlayacağı öngörülen su yapılarının hızla akarsularımızda inşa edilmesinin nasıl bir izahı olabilir anlamak güç!

***
     Ülkemizde tarımda, kentsel yaşamda ve endüstride kullanılan suyun önemini kavramak, millet olarak hepimizin sorumluluğunda olmalı ve devletin su politikalarıyla önemsenmeli.  Suyun ekonomik kullanımının hayati önemi okullarda eğitimin içerisinde yer almalı ve farkındalık projeleri üretilmeli.
   Yoksa gelecekte suya muhtaç bir ülke olacağız…
   

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.