• BIST 85.743
  • Altın 250,438
  • Dolar 6,0629
  • Euro 6,7819
  • Trabzon 22 °C

23 NİSAN SALT ÇOCUK BAYRAMI DEĞİL

Rasim EFENDİOĞLU

BAYRAMLARIMIZ TAKVİM YAPRAKLARINDA KALDI
Bayramlar çok eski çağlardan beri sevinç ve mutlulukların paylaşıldığı günlerdir. Ya doğa olaylarına bağlı ya dinsel buyruklara dayalı ya da ulusal mutlu ve onurlu günlerin yıldönümü. İnsan toplumsal bir varlık. Acılar da mutluluklar da paylaşılmalı ki anlam kazansın. Düğününde mutluluğunu, cenazesinde acısını paylaşır insanlar. Bayramlar ortak mutluluk günleri. Eğer bu özel günler anlamını yitirirse insan da insanlığını yitirir.
Sözde uygarlaştıkça, sözde dünya geliştikçe bu özel günler anlamını yitiriyor.
  Dinsel bayramlar salt tatil günleri oldu. Kimi formaliteler uygulanıyor, bayram kutlanıyor. Ne, büyük ziyaret ediliyor, ne sılaya varılıp doğduğu yerler konu komşu, yakın akraba ziyaret ediliyor. Bayramlarda akıllı telefonlarda mesaj ya da kısa telefon görüşmesi… Bu mu bayram?
  Ya ulusal bayramlar, onlar da bir gün iki gün tatil, anıtlara birer teneke çelenk, birkaç kişi anıtın önünde bir saniye selam işte bayram. Okullarda da okulun sınırları içinde müsamere biçiminde ruhsuz bir tören bu mu bayram. Bu törenler ulusal birliği sağlamaz, ulusal heyecan vermez.
ULUSAL EGEMENLİĞİN 99. YILI, ÖNEMLİ BİR BAYRAM DA…
Nasıl kutlanacak bir bakın. Adı ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI...

Ulusal egemenlik, Cumhuriyetimiz için çok önemli bir güç. Bu güç Kurtuluş Savaşını başardı, bu güç Mustafa Kemal Atatürk’e güç verdi. Bu güç Cumhuriyeti kurdu. Cumhuriyet tarihimizin en önemli olayı. Savaşın başında “Kuva-i Milliye’yi amil ve milli iradeyi hakim kılmak esastır” ilkesinin özü. Milletin kuvveti ile milletin isteğini egemen kılmak. İşte ulusal egemenlik bu. 23 Nisan 1920’de yaşanan tarihsel olay bu. Bu önemli olayı Büyük Atatürk bayram olarak kabul etti.
  Toplumsal yapıyı çok iyi bilen bu yüce komutan, bu eşsiz lider, insanın çocukluk ve gençlik devrelerini çok iyi bilir. Çocuk insanın fidanı. Bu fidan özenle korunmalı, iyi yetişmeli ki güçlü akıllı bir genç olsun. Güçlü, akıllı, yetenekli, iyi eğitimli genç, toplumun sağlıklı olmasını sağlar ve ulus daha güçlü, daha başarılı olur. Bu gerçeği bilen Yüce Atatürk, bu önemli günü çocuklara armağan etmiş. Daha çocukken anlasın ulusal egemenliği, öyle büyüsün ki büyüyünce “Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur” ilkesini kavrayarak yaşama geçirsin ve cumhuriyet anlam kazansın, gerçek demokrasi kurulsun.
Evet, çocuk bayramı, çocuk bayramı da öyle çocukların salt gülüp eğlenmesi oynaması için değil. Hani bu büyük bayram kutlanırken çocukları o önemli makamlara birkaç saatliğine oturtuyoruz ya, işte onun anlamı çok büyük. Daha o yaşta bu makamlara gelmenin önemini kavrasın, öyle yetişsin.
Bu bayramda güzel gösteriler yapsın, süslensin, oynasın da bu günün anlamını iyice kavrayarak yaşamı süresince unutmasın. Kimi düşünce özürlüler bu bayramı ‘çocuk bayramı’ diye küçümser. Sanki çocuklar “Kaymakamcılık, müdürcülük” oynuyor gibi görür. Yoo bu bayram böyle kutlanmaz. On-on beş yıl önce bu bayram büyük alanlarda, statlarda göz alıcı gösterilerle kutlanır, çocuklar bu makamlarda bir gün oturur ve çocuklar ve veliler büyük bir onur ve mutluluk yaşardı. Şimdi öyle mi?
Bayram günü Milli Eğitim Müdürü anıta şablon bir çelenk sunar, bozuk bir kıyafetle birkaç saniye dikilir ve okul bahçelerinde formalite gösteriler yapılır ve ertesi gün de tatil olur bayram biter. Bayram böyle mi kutlanır, Allah aşkına!
ULUSAL BAYRAMLAR UNUTULURKEN YENİ BAYRAMLAR
Evet, yeni bayramlar kutlanıyor. Evet, 15 Temmuz’da ulusça büyük bir tehlike atlattık. Devletin temel nizamlarına saldırıldı, sistem değişecek belki ülke iç savaşa girecek ve bölünecekti. Bundan kurtulduk. Bu önemli bir olay, acı bir olay. Bu yüce ulusun peygamber ocağı ordusunda yetişme askerleri birbirine silah doğrulttu, kan döküldü. Evet, kardeş kardeşi vurdu. Bu ocakta yetişmiş, bu ocağın rütbe verdiği generaller, subaylar hain oldu, kelepçelendi, hapse tıkıldı. Kimi kanalizasyonlara gizlendi çırılçıplak, rezil oldu... Bu olay aslında bayramdan çok bir yas olmalı. Bu ulus, bu yüce ulus birbirine silah çeker mi? Bu ulusun ordusundan hain çıkar mı çıktı… İşte bu olay aslında acı bir olay. Evet, unutulmamalı, anılmalı, ders alınmalı. Güle oynaya kutlanmamalı. Düşünerek yasla anılmalı.
23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI
99. Yıl… Yüzyıla yaklaşıyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı. Ankara Hacı Bayram’da Cuma Namazı ve bu kutlu olay. Ulus egemenliğini ele aldı. Bakın o ilk meclise. Her bölgeden, her sınıftan, her katmandan temsilci var. Bu olay çok mutlu bir olay, çok onurlu bir olay. Elbette o günkü mutluluğu yıllar sonra duyarak bugün daha büyük onurla daha büyük mutlulukla kutlanmalı.
Çocuklarımız bugün yaşına bakmadan büyümeli, yarınları görmeli ve bu mutlulukla bayramı coşku ile kutlamalı. İleriki yıllarda bu olayı anıp daha çok çalışmalı daha büyük işler başarmalı, 23 Nisan ruhu ile 99. YILI BU RUHLA DAHA GÖSTERİŞLİ DAHA ONURLU BİÇİMDE KUTLAMALI. Büyük Atatürk'ün emanetinin farkına varıp bayramı kutlamalı. 10-15 yıl ihmal ettik. Andımızı bıraktık, güzel şarkılarımızı unuttuk, en güzel şiirlerimizi okuyamadık. Bu açığı kapatmalı ve bu bayramı da diğer bayramları da daha büyük onurla ve mutlulukla kutlayalım. Bize bu günleri bağışlayanları rahmetle ve saygı ile anarak.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.