• BIST 106.926
  • Altın 151,365
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Trabzon 15 °C

29 MAYIS’LA 19 MAYIS’I KARŞILAŞTIRMAK

Rasim EFENDİOĞLU

Mayıs ayında iki önemli tarihsel olayın yıl dönümünü kutlarız. Biri resmi ulusal bayramlarımızdan biri. Tarih bilimi ne öyküdür, ne masaldır ne de roman. Sosyal bilimlerin önemli bir kolu. Bilim insanlığın yaşamı için gereklidir. Tarih bilimi geçmişte yaşanmış olayları tam ve doğru bilgi ve belgeye dayanarak inceler ve insanlığın hizmetine sunar. Ancak bilimin her alanında olduğu gibi tarih biliminin gerçeklerine tahammül edemeyenler, tarih bilimini de yozlaştırır, saptırır. Bu nedenle Büyük Atatürk :”Tarih yazmak tarih yapmaktan daha zordur“ demişlerdi. Bu gerçeği bildikleri için tarihi bilimsel tabanına oturtmak için Türk Tarih Kurumu’nu kurdu.

Mayıs ayında tarihimize mal olan iki önemli olay anılır. İkisi de zafer olduğu ve ulusumuzun geçmişinde çok önemli olduğu için kutlanması gerekir. Ancak doğru anlayarak, doğru algılayarak kutlanması gerekir. Ne acıdır ki büyük bir coşku ile yıllar yılı kutladığımız ve yeni kuşaklara bu bilinci verdiğimiz ulusal bayramlarımız son yıllarda ya hiç kutlanmıyor ya da çok göstermelik basit törenlerle kutlanıyor. Bu bayramların ilki ve belki en önemlisi 19 Mayıs’ta kutlanıyor. Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı olarak resmen adlandırılan bu bayram öylesine sınırlandırıldı ve  sembolik duruma getirildi ki artık salt lise ve dengi okullarda kutlanıyor. 23 Nisan ilkokullara, 30 Ağustos orduya ve 29 Ekim de eski coşkusundan uzak kutlanıyor. Bunun yanında çok değişik bir biçimde Çanakkale Zaferi ve 29 Mayıs  İstanbul’un Fethi... Ki bu sonuncusu çok görkemli törenlerle kutlanıyor artık. Ulusal günleri analım kutlayalım  da anlamını anlayarak kutlayalım.

29 Mayıs 1453 İstanbul’un fethi. Bu olay elbette çok önemli bir olay da bunu da çok doğru bir biçimde anlamalı algılamalı. Dönüp bir bakalım tarihe gerçekçi bir gözle. 1453’ te Osmanlı İmparatorluğu dünyanın en güçlü devletidir. Başında bilgili ve yetenekli bir hükümdar var. Çağın gereklerine göre eğitim görmüş, dünyayı tanıyan bir devlet adamı. Osmanlı’nın ekonomik ve sosyal üstünlüğü dünya ülkeleri ile yarışacak durumda. Böyle bir devletin sınırları içinde bir şehir devleti İstanbul. İstanbul Doğu Roma’nın başkenti, çok önemli bir devlet. Ancak artık bir şehir devleti. Dış yardımlarla ayakta durabilen bir ülkecik. Osmanlı İstanbul’u fethetmek için  uzun bir hazırlık yaptı. İstanbul’un en önemli dayanağı kalın surları  ve iyi savunması . Oysa Osmanlı barutu topta kullanabiliyor, tüm teknik olanakları var. Bu ülkenin karşısında İstanbul. İstanbul’un fethi önemli bir olay. Ancak Osmanlıya göre olağanüstü bir olay değil. Bu durumda İstanbul kaç ay kaç yıl daha dayanabilirdi?

Bir de 19 Mayıs’a bakalım. 1919’da Birinci Dünya Savaşı sona ermiş. Güçlü devletler yenik devletleri  paylaşıyor. Dünya paylaşılıyor. 622 yıl Dünya tarihinde zaman zaman çok parlak sayfalar yazan Osmanlı yenik. Çanakkale gibi bir destan yazan ordu devletin kötü yönetimi yüzünden yenik sayılıyor. Savaşla boğazı geçemeyen itilaf devletleri rahat rahat İstanbul’u işgal eder. 1453’te o parlak zaferle fethedilen İstanbul’u Osmanlı düşmana teslim eder. Mondros  ateşkes ile devlet teslim olur, Serv ile paylaşılmaya başlanır. Silah ve cephane teslim edilmeye başlanır. Artık ülkenin üstünde kara bulutlar dolaşıyor. O görkemi ile onur duyduğumuz devlet artık yok oluyor, ulus tutsak edilmek isteniyor.

İşte bu tablo karşısında 19 Mayıs 1919’da Samsun’dan bir güneş doğar. Öyle güçlü bir devletin başında değil. Yurdunu ve ulusunu kurtarmak istediği, halkının önüne düştüğü için boynuna idam fermanı geçirilir. O bunları yok sayar dağlarda tutuşan çoban ateşlerini birleştirir ve bir halk kurtuluş hareketi başlatır. İşte bu hareketin bayramıdır 19 Mayıs. Ancak bu gerçeği anlamayan, anlamak istemeyenler bu bayramı artık yasak savmak için  sınırlı biçimde kutlar ve bu büyük insanın adını adeta unutturmak isterler. O padişah değildi. Ona bu görev babasından kalmamıştı. O yok ve yokluktan ulusunun, halkının önüne düştü ve 23 Nisanları, İnönüleri, Büyük Taarruzları yaratarak düşmanı yurttan kovmuş 29 Ekim’de Cumhuriyete ulaşmış. 29 Mayıs’ta görülmemiş törenlerle İstanbul’un Fethini kutlayanlar aynı İstanbul’un kurtarılmasını hiç görmezler. Böyle bir olay dünyanın hiçbir yerinde yaşanmamıştır ve yaşanmaz.

19 Mayısları 23 Nisanları, 30 Ağustosları ve 29 Ekimleri unutturmak isteyenler ve yüce yaratanın Türk Ulusuna bağışladığı eşsiz insan Mustafa Kemal ve arkadaşlarını unutmak ve unutturmak isteyenleri ileride tarih hiç af etmeyecek. Gelecek kuşaklar layık oldukları biçimde anacaktır.

                                                                                                                                               

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.