• BIST 89.511
  • Altın 344,243
  • Dolar 6,6179
  • Euro 7,1747
  • Trabzon 9 °C

3. Dünya Savaşı’na mı girdik?

Adnan Cemil MÜFTÜOĞLU

   Süleymani’ye yapılan suikast, İran’ın savaş bayrağını göndere çekmesi, ABD Başkanı Trump’ın sosyal medya uzerinden ardı ardına verdiği mesajlar doğal olarak son günlerde 3. Dünya Savaşı mı çıkıyor sorularının çıkmasına sebep oldu.

  Süleymani’yi ne kadar iyi tanırsak, İran’ın Amerika’nın bu saldırısına ne büyüklükte bir intikam planı hazırladığını anlayabiliriz. İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani geçtiğimiz yıl, İran’nın en yüksek askeri nişanı olan Zülfikar Nişanı ile ödüllendirilmişti. General Süleymani, İran İslam Cumhuriyeti tarihinde bu nişanı almaya hak kazanan ilk ve tek kişiydi. Ayrıca dini lider Hamaney tarafından “Yaşayan Şehid” olarak adlandırılmış, adeta kutsanmıştı. Amerika, İran icin işte bu kadar önemli bir komutana suikast duzenlemiş ve bunda başarılı olmuştur.
                                          *******           

  1.Dünya Savası’nın başlamasının tek nedeni olarak gözükmesede Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Veliahtı Franz Ferdinand’a düzenlenen suikast bugun tarih kitaplarında savaşın ana sebebi olarak yazılmaktadır. 2. Dünya Savaşı ise Almanya’nın Polonya’yı işgal etmesi sonucu başlamıştır. Sonuç olarak üzerinde yaşadığımız yerküre şu zamana kadar bir tanesi devletin en büyük isimlerinden birinin suikasti diğeri de bir ülkenin başka bir ülkeyi işgal etmesi sonucu olarak iki dünya savaşına ev sahipliği yapmıştır. Yani kısaca anlatmak istediğim, evet Amerika’nın Suleymani’yi öldürmesi bir Dunya Savaşı başlatma sebebidir ve İran’ın bunun farkında olduğundan da hiç şüphemiz yoktur. Ancak her geçen gün ilerleyen savunma ve savaş teknolojisi ülkelerin eskisi gibi ilk iş olarak ellerini silahlarına götürmelerine izin vermiyor. Bir diğer deyişle; Nükleer, kimyasal, vb. silahların varoluşu her iki taraftaki ülkenin elini kolunu bağlıyor.
                                               ******
  Tarihte alınan intikamların bir coğu dişe diş, göze göz olmakla beraber birçok ünlü savaşın da başlamasına vesile olmuştur. Bu durumu yaşadığımız yüzyıla entegre edersek, İran’ın planladığı intikam planı birçoğumuzu düşündürmektedir, çünkü artık savaşlar topla tüfekle değil masada kazanılıyor. Bundan dolayı, kendi düşüncem olarak İran’ın alacağı intikam bir suikastten daha çok üstünde fazlasıyla duşünülmüş bir plan olacaktır. Bu yüzden de birçok insanın zihninde canlandırdığı gibi silahlı cephe savaşları veya çıkartmalar ilk aşamada ve yakın gelecekte görülmemektedir.
***
Peki bu tabloda Türkiye nerede? İran ve Amerika arasında çıkacak bir çatışmadan etkilenecek ülkelerin en başında Turkiye geliyor. Gerek İran ile olan sınır komşuluğumuz ve aynı dini paylaşıyor olmamız gerekse de ülke ekonomimizin büyük çoğunluğunu kontrolü altında bulunduran Amerika, Türkiye’nin olası bir taraf seçimi yapmasını zorlaştırıyor. Bu nedenden dolayı Türkiye’nin son ana kadar tarafsız kalması ve sukuneti koruması yapması gerekenlerin en başında gelmektedir. Aynı zamanda bugün, ekonomimizin dışa bağlılığının ülkenin dış ilşskilerinde alınan kararların üzerinde ne kadar önemli olduğunu tekrar görmekteyiz. Unutulmamalıdır ki, bağımsız bir ülke olmadan bağımsız kararlar da verilemez.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.