• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Trabzon 4 °C

4 bin EURO’ luk yemek!

4 bin EURO’ luk yemek!

Trabzonspor Başkanı Sadri Şener birkaç yönetici ile birlikte geçen hafta Almanya’ya gitmişti.

Kafile Başkanı ve Teknik direktör Ersun Yanal ile görüşen Başkan Şener, Bremen kentinde Trabzon’dan giden misafirlere, gazetecilere ve arkadaşlarına bir yemek vermiş.

Sadri Şener’in eli açıktır. Ayrıca, işi de bilir!

Bremen’in en ünlü balıkçı restoranında yaklaşık 100 kişiye balık ziyafeti çeken Başkan Şener, cebinden tam 4 bin Euro yemek parası ödedi.

4 bin Euro, yani 8 milyar lira!

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, takımın Avrupa maçlarına çoğu zaman İstanbul ve Ankara’dan işadamı, siyasetçi davet eder. Masrafları da kendi çeker. Saadettin Saran’da bir ara Ankara’dan epey bürokrat ve işadamı yurt dışına götürmüştü.

Trabzonspor Yönetim Kurulu, Almanya kampına yerel gazete ve TV’lerden birer gazeteci davet etmişti.

Bu olay, bazı(!) gazeteciler tarafından  ‘Trabzonspor’un davetlisi olarak Almanya’ya giden gazeteciler yanlı yazarlar. Yönetimin sesi olurlar vs.’ şeklinde eleştirilmişti.

Bu tür eleştiriler aslında ‘öküzün altında buzağı aramak’ gibi bir şey!

Gazetecileri, istisnasız her kurum, kuruluş ve kişi davet eder.

Bu olay yeni bir olay da değil.

Gazeteci, davete gitti diye kalemini satmaz.

Bunu eleştiri getirenler de biliyor.

Dedik ya, ‘amaç üzüm yemek değil bağcı dövmek’.

Üstelik Trabzonspor gazeteciler için yaptığı harcamayı bartır olarak yani reklam karşılığı geri alacak.

Avrupa Futbol Şampiyonasına onlarca, yüzlerce gazeteci ve TV ci gitti.

Tamamı olmasa bile büyük çoğunluğunun masrafını sponsör firmalar ve Türkiye Futbol Federasyonu karşıladı.

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası veya bir başka kuruluş yurt dışına gidiyor.

Heyette yer alanların masraflarını kurum veya devlet karşılar.

Çünkü oraya ülkesini, kentini, kurumunu temsilen gidiyor.

Orada yapılan görüşmeler, alınan kararların kamuoyuna duyurulması isteniyor.

Bu işi kim veya kimler yapacak?

Gazeteciler, TV’ciler.

Bu iş ayrıca bir enformasyon, tanıtım işidir.

Bu görev de gazetecinindir.

Bu kurum ve kuruluşlar kendi bünyelerindeki basın- yayın birimleriyle faaliyetlerini duyurabilirler. Ancak, bu duyurular bülten şeklinde olduğunda kamuoyuna pek yansımaz.

O nedenle, gezilere toplantılara gazeteciler davet edilir.

Trabzonlu bir işadamı Ukrayna’da bir Cami açılışı için Trabzon’dan uçak kaldırmıştı.

Siyasiler, işadamları, bürokratlar, gazeteciler davet edildi.

Bu işadamı, o ülkede kimseye haber vermeden o cami’yi açabilirdi.

Öyle yapmadı. Olayın ses getirmesini ve adının da duyulmasını istedi ve doğru olanı yaptı.

Sonuç olarak; bir kulüp veya dernek başkanının, işadamının, 4 bin Euroluk yemek, 50 bin dolarlık uçak parası verdiği yerde gazetecilerin masraflarının bir bölümün karşılanmasını sorgulamak yanlıştır.

Burada sorgulanması gereken iş gazetecinin görevini yapıp yapmadığıdır.

Bu arada Trabzonspor’un giderleri her geçen gün katlanarak artıyor.

Trabzonspor’u yönetenler bu masraf olayını masaya yatırmak zorundadır.

Bir tarafta göz boyamak için tasarruf diğer tarafta oluk gibi para harcamak!

 

Çanakkale’ye atanmış

 

İstanbul İl Köy Hizmetleri eski müdürü Şinasi Haznedar’ın İzmir Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne atandığını ve kararnamesinin köşkten döndüğünü yazmıştık.

Şinasi, İzmir’e değil Çanakkale Kültür ve Turizm Müdürlüğüne vekaleten atanmış.

Şinasi Haznedar, bir süre önce İzmir Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne bağlı bir birime mühendis olarak atanmış.

Çanakkale Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Kansız’ın Trabzon’a atandıktan bir süre sonra Şinasi Haznedar’da vekaleten Kansız’ın eski görevine getirilmiş.

Çanakkale tarihi ve turistik bir bölge!

Şinasi, Çanakkale’ye adapte olur mu, olmaz mı? Bilemiyoruz.

Hayırlı olsun, diyelim!

 

Kafkasya’da savaşı

ben de yaşadım!

 

Yıl 1991. Kemik Hastalıkları Hastanesi eski başhekimlerinden Dr. Numan Gül ile karayoluyla Soçhi’ye gidiyoruz.

Trabzon’da Numan’ın aracı ile Sarp’a gittik.

Aracı, gümrükte park ettik.

Karşı tarafa geçtik. Kapıda şoförlü bir Mercedes bizi bekliyor.

Mercedes Soçhi’den bizi almaya gelmiş.

Araca bindik, Batum, Poti derken Abhazha’ya girdik.

Soçhi’ye iki saatlik yolumuz kaldı, kalmadı.

Sahil yolunda kadınlı erkekli yüzlerce insan bağırıyor, çağırıyor, gösteri yapıyor.

Silahlar patlıyor. Sahilden Soçhi’ye gitme imkanımızın olmadığı söylendi.

Abhazya’nın başkenti Suhumi’de ve sahil yolunun hemen her bölgesinde çatışma, gösteri olduğu belirtildi.

Şoför, dağ yolunda gitmemizi teklif etti.

Rahmetli Numan ile göz göze geldik. Ya geri döneceğiz ya da devam edeceğiz.

Araçtan indik göstericelerin yanına gittik. Türkçe bilen birkaç kişiden olup biteni öğrendik.

İç çatışma başlamıştı. Gösterici sahilden gitmememizi önerdi.

‘Dağdan yola devam’ dedik. Aslında geri dönmemiz gerekirdi. Tehlikeli bir maceraya atılmıştık.

Dere boyu, yarım saat yol aldık. Bir vadiden diğer vadiye, daracık yollardan bin bir güçlük geçtik ve Rusya sınırına ulaştık.

Soçhi’de birkaç gün kaldık ve döndük.

Bir yıl sonra idi. Gazete’den bir telefon. ‘Abhazya’da ki savaşı takip için bölgeye gideceksin’.

Abhazya’da kan gövdeyi götürüyordu. Gürcülerle Abhazlar birbirlerine girmişlerdi.

Ruslar, Abhazları destekliyordu.

Abhazya’ya daha önce gitmiştim. Suhumi ve Zugdidi de kalmıştım.

Ukrayna dönüşü uçakla Suhumi’ye oradan da Zugdudi’ye gelmiştim.

Zugdidi kentini, Gamzagurdi ile duymuştu.

Zugdidi Belediye başkan yardımcı beni evinde ağırlamıştı.

Eşi, Zugdidinen en tanınmış doktorlarından biri idi.

Deniz kenarında iki katlı evin bir odasına bana açmıştı. Büyük ilgi göstermişlerdi.

Bu olayı, o günlerde çalıştığım Tercüman Gazetesi’nde de anlatmıştım.

Gazeteden, Abhazya’ya gitmemi önermelerinin nedeni de bu olay olsa gerek.

Orada tanıdıklar var. İş çıkarırım. Hesabı yapmış olabilirler. Veya, kurbanlık olarak bizi seçmişler.

Abhazya’ya nasıl gideceğim. Ya Batum üzerinden ya da Soçhi’den.

Trabzon’dan Soçhi’ye gittim.

Soçhi, Suhumi arası 45 dakika bir saat falan.

Soçhi’de, deniz kenarında Sputnik adlı bir otele yerleştik.

Otel’in deniz tarafında tren yolu!

İlk gece tren sesinden uyuyamadım. Trenler dolu gidiyor boş dönüyor.

Abhazya tarafına gidenlerin vagonlarında tanklar, toplar, askerler.

Müthiş bir sevkiyat.

Sabah gün açtı. Trenler sustu. Abhazya tarafından birkaç tren geldi, geçti o kadar!

Oda’da kara kara düşünmeye başladım.

‘karayolundan Suhumi’ye girme ihtimalim çok az. Bağdan bahçeden ormanda yürüyerek Suhumi’ye gittik, diyelim. Orada ne yapacağım. Ölenlerin, öldürenlerin fotoğrafını mı çekeceğim. Sokağa çıkma şansım yok. Yanıma Azeri, Ermeni rehber aldım. Lisan işini onlarla hallettim. Sonra ne olacak’

Otelin lobisine indim. Boğazlarında Nikon marka fotoğraf makinası asılı iki genç gördüm.

Çat pat İngilizce konuşmaya başladık. O esnada bir Azeri yanımıza yaklaştı. Sohbeti koyulaştırdık.

Abhazya’ya gidiyorlarmış. İki gün sonra döneceklermiş.

Rahat bir nefes aldım ve kendi kendime;

‘Oğlum Hasan, zaten gitmeye niyetin yoktu. Bu olayı iyi değerlendir. Bunlara üç- dört makara film ver. Benim için de fotoğraf çekermisiniz, diye teklif et. Para da verebilirsin’ dedim.

Genç olan Rus gazeteciye, Azeri tercüman aracılığıyla düşündüklerimi aktardım.

Rus gazeteci kabul etti.

Onları yolcu ettik. Ben otel de kaldım.

Bir gün sonra idi. Döndüler. Rus oldukları için sınırdan iki üç saatliğine kontrollü olarak Suhumi’ye götürülmüşler. Rus yetkililerin izin verdikleri yerlerin fotoğrafını çekmişler. O ara bir üç- beş karede farklı fotoğraf almışlar.

Bana, bir makara film verdiler. Film de ne var, bilmiyorum. Boş makarada vermiş olabilirler.

Film negatif. Soçhi’de nerede yıkatacağız. Yerel gazetelerde negatif film yıkama düzeni yok.

Neyse, filmi çantamıza attık. Otel de birkaç gün daha kaldım ve yine maceralı bir yolculuktan sonra Trabzon’a döndüm.

Geçtiğimiz hafta ortası, sabah erken saatlerde yabancı kanallara göz atıyordum.

Rus kanalında, hava harekatı görüntüsü ardından Osetya, Gürcistan, Tiflis’in isimleri.

Türk kanalları henüz sabah kuşağı haberlerine başlamamıştı.

Kısa bir süre sonra, Rus kanalındaki haber bizim kanallarda da verilmeye başlandı.

Gürcistan birlikleri Osetya’ya girmiş, Ruslar Gürci kentlerini bombalıyor.

Kafkasya mozaik bir bölge!

Her dinden, dilden, ırktan insan yaşıyor.

Bir dağın arka yüzünde farklı dil, diğer yüzünde farklı dil!

Kafkasya tarihi, savaşlar tarihidir.

Rus istilası ve Çerkezlerin göçü! Dağıstanlıların, Çeçenlerin mücadelesi! Abhazların ayaklanışı! Osetlerin arada kalmaları! İngilizlerin oyunu! Azerilerin büyük Azerbaycan rüyası! Ermenilerin hayali! Ve daha onlarca oyun.. kavga.. savaş..

Ve bütün bu olayların temelinde, zenginliğe sahip olma ve petrolü ele geçirme, kontrol etme var.

Ruslar, Gürci kentlerine bomba yağdırırken yıllar önce Abhazya’da yaşadığım olayı hatırladım.

Kafkasya’da bugüne kadar yapılan savaşlarda, Kafkas halkları hiçbir zaman istediklerini elde edemediler.

Etme şansları da yok.

Çeçenistan savaşında Gürcüler Çeçenlere destek vermişti. Dünkü haberlerde ise Rus öncü birliklerini Çeçenler oluşturuyormuş!

Kafkasya’da kimin eli kimin cebinde belli değil!

Belli olan ABD’nin Kafkasya ve Orta Asya’da etkin olma hedefi ve Rusya’nın da bunu kırma girişimi.

Kafkasya’daki savaş görünen o ki, daha uzun süre devam edecek!

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • İnternet sitesinin anketi!!
    • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
    • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
    • Evde yatıp para kazanacaklar!
    • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
    • MHP’de iki çift bir tek!
    • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
    • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
    • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
    • ‘Kapı kapı dolaşacağım!’
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.