• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Trabzon 14 °C

94.YILINDA CUMHURİYETİMİZ NE DURUMDA?

Rasim EFENDİOĞLU

ONUNCU YILIN SESLERİ VE MUTLULUĞU HALA DUYULUYOR
Cumhuriyetimizin onuncu yılında babalarımız, dedelerimiz yaşıyordu. Köyde kentte, yaylada, dağda büyük bir mutlulukla kutlanmıştı bu büyük bayramımız. Başta Büyük Atatürk'ümüz vardı. Özel marşı vardı bu mutluluğun. Öyle teneke  çelenklerle süslenmemişti meydanlar... Güller, sümbüller, defnelerle süslenmişti her yan. Elbette törenlerin en güzel yanı kurucusunun o eşsiz söyleviydi. Plaklardan ulaştı bu günlere. O gün bu gün o mutluluğu yüreğinde duyanlar “Onuncu Yıl Marşı”nı aynı coşku ile söylüyorlar.
1933… Onuncu yıl... Yapılanlarla övünüyor, onur duyuyorduk. Demir ağlarla  yurdu ördüğümüzü söylüyor, başlarımızın onurla dimdik olduğunu söylüyorduk. Bu büyük millet bayramını büyük şereflerle kutluyorduk, daha da büyük şereflerle kutlanmasını emrediyordu yüce komutan... Büyük Cumhurbaşkanı... Yıllarca aynı mutlulukla kutladık bu büyük ulusal bayramı.
Onuncu yılın mutluluk sesleri 94 yıl sonra bize dek ulaşıyor.

29 EKİM YANİ CUMHURİYET BAYRAMI
Yüz yıla yaklaşıyoruz… Yüzüncü yıl çok görkemli olmalı. Daha büyük başarılarla başımız göğe değmeli, mutlu olmalıyız. O günleri artık torunlar kutlayacak. Yüz yaşında bir dede sağ olsa bile zor anlatır o günleri. O günleri anlatmak için o günlerde yaşamak gerekmez. Düşünebiliyorsak, cumhuriyete nasıl kavuştuğumuzu idrak edebiliyorsak ve anlamışsak cumhuriyetin anlamını işte o zaman daha bir mutlu kutlarız bayramımızı.
Gazeteyi elinize aldığınızda bakın sağa sola kimi evler bayraklarla donanmış, küçük öğrenci gurupları bir sembolik bayram kutluyor… Anıtlara şablon bir çelenk sunulmuş. Böyle mi kutlanır bu büyük bayram. Hayır hayır bu bayrama inanmayanlar ve bu sistemi sevmeyenler bayram kutlamaz. Bakmayın öyle anıta çelenk sunmalarına ve defterlere yazdıklarına. Şu püsküllü tarihçilere itibar edenler kutlar mı bu bayramı. Kutluyorlarsa da kutlamasınlar Allah aşkına. İnanmadığı halde inanır gibi görünenlere ne ad veriliyor bilir misiniz? Ben yazamıyorum nezaketim gereği.
Sağ olsun bazı gazeteler ek verir manşet atar da bayramı hiç değilse duyurur. Yoksa tatilin dışında bayram yok. Bayramlarımızı unutur, ulusal değerlerimizi inkar edersek inanın çökeriz. Son pişmanlık fayda vermez. Sahip çıkalım bayrağımıza, bayramımıza ve onları bize emanet eden yüce Atamıza.

YÜZÜNCÜ YILA NASIL YÜRÜYORUZ?
94. yıldan belli. Nerdeyse Padişahlığa döneceğiz. Yo Osmanoğullarından birini aramaya gerek yok. Onlardan sağ kalanlar cumhuriyeti benimsemiş. Dua ediyor Büyük Ataya. Onlar değerini biliyor. Artık aynı soydan padişah aramaya gerek yok. Osmanoğlu olmaz da başka oğlu olur. Padişah olur çıkar. Osmanlının son dönemlerinde Meşrutiyete geçilmiş sonra da devlet yıkılınca yeni devleti Türk Ulusu kurduğu için Türk Halkı başta Büyük Türkle Türkiye Cumhuriyetini kurdu. 90...94. yıldan sonra artık adı cumhuriyet olsa da başka bir padişahlığa doğru gidiyoruz. Seçim oluyor. olur mu padişahlık. Salt seçimle demokrasi de gelmez, cumhuriyet de. Okuyun demokrasi tarihini bakın cumhuriyetten meşrutiyete. mutlakiyete dönüşlerde seçim var. Seçim getirmez cumhuriyeti, demokrasiyi.
Seçim sistemi nasıl. Kim nasıl seçiliyor? Seçimlere koyun barajlar. Partiler ne durumda… Kim yönetir partileri? Partiler adayları nasıl belirler. Türlü oyunlarla  yapılan seçimler… Kendi koydukları kurala bile uymazlar. Hepsine uysa da yarıdan bir fazlanın istenci eğer belirliyorsa her şeyi buna demokrasi mi diyorsunuz. Oysa demokrasi insanlığın geliştirdiği en insani rejimmiş. Peki bir kişi ya da bir sınıf eğer belirliyorsa her şeyi buna demokrasi demeyin. Krallık mı dersiniz, padişahlık mı dersiniz ya da başka bir ad mı korsunuz ne derseniz deyin de demokrasi demeyin. Çünkü çağdaş demokraside çoğunluğun dışında kalan bir kişi bile olsa onun insan hakkı korunmalı.
Bir silkinmeli ve uyanmalı 100.yıla öyle girmeliyiz. Cumhuriyetimiz dünyaya örnek olmalı. Demokratik haklarda da, insan haklarında da insanlar mutlu olmalı, özgür olmalı, sevgi-saygı egemen olmalı. Şu özdeyiş nedenli açıklıyor hiç yorum gerektirmeden… “Cumhuriyet bir fazilet rejimidir” diye... Bu sözü açıklayın bakın bugünkü durumumuza. Devleti yönetenlerin diline bakın. Büyük Yunus, “Söz ola kese savaşa… Söz ola kestre başı...söz ola ağulu aşı ...bal ile yağ ede bir söz...” …
Buna karşı bakın edilen sözlere... Eyyyyyy diye başlayan naralar, en ağır sözler… Yurt içinde de yurt dışında da.. Bu yol ve yöntemle ne iç ne de dış barış sağlanır ne de bir erdem rejimi...
94. YILDA NE YAPMALI?
Bir mucize beklemeyin. İnsanın kendisi mucize. En onurlu yaratık insan. Bu onurun bilincindeyse kendisini ona göre yönetir. Ülke kan ve gözyaşına bulanmışken, analar ağlarken, çöplüklerde insanlar aç susuz uyurken, bir kısmı boğaza bakan en görkemli köşklerde, bir kısmı çöplüklerde. Hani komşunuz açken siz tok iseniz bizden değilsiniz... Öyle din derslerini ders kitapları ile öğretemezsiniz. O kitap çok güzel okunmak için inmedi, yaşamak ve yaşatmak için indi.
95. Cumhuriyeti bir insanlık rejimi diye bilip öyle yaşatalım ve başarıları ile onur duyup mutlu olalım ve bayram yapalım. Yoksa öyle basma kalıp sözlerle ve içten olmayan şiirlerle bayram kutlanmaz. Biz 94 yıl öncesini tekrar saygı ile analım, kurucusunu saygı ve rahmetle analım ve gelecekte anlamını bilerek daha büyük şereflerle kutlayalım.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.