• BIST 99.547
  • Altın 235,110
  • Dolar 6,0884
  • Euro 7,1578
  • Trabzon 24 °C

ACILAR İZİN VERMİYOR

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Biz eli kalem tutanlar için her şey giriş cümlesi ile başlar.

Ama bu yazının hem giriş cümlesi hem de son cümlesi benim için hazin.

Başlayamıyorum!

Çünkü kelimler çok ağır geliyor.

Çünkü çok üzgünüm.

Ne sağlam bir çocukmuşsun sen Eren.

Bozulmuş yetişkinlere inat kendini düşmana siper eden sapasağlam bir çocukmuşsun. Ama hikâyesi çok kısa olan…

Hikâyemizin Adı Eren…

On beş yıl yaşadı ve hayallerini, umutlarını kahpe bir kurşuna siper etti.

O şimdi yok.

“Hey on beşli on beşli; Tokat yolları taşlı.

On beşliler gidiyor.

Kızların gözlü yaşlı” bir türkü değil ağıttır.

Çanakkale cephesi bitmek bilmeyen genç nesli adeta yutuyor ve eritiyordu. Öyle ki cephede boşlukları doldurmak için en yakın çevreden başlayarak on beş yaş ve üstü eli silah tutan bütün gençlerin gönüllü ya da olmaksızın Çanakkale’ye sevk edilmesini anlatır bu ağıt.

Eren’in hazin hikayesi de yaş on beşle noktalandı.

Eren’in acı ve dramatik sonu da şehitlik mertebesi ile son buldu. Oda Maçka’sını korumak için küçücük bedenini siper etti.

Seni şefkatle, minnetle ve şükranla anıyorum.

Sana sonsuz teşekkür ediyorum.

Hayat artık hepimiz için hiç bir şeyin “artık” değişmeyeceğini bağıran bir müptezel gibi…

Ben artık bu hikâyelerle yaşlanıyorum. Canım acıyor.

Lime lime ufalanıyoruz; Çoluk, çocuk, genç, yaşlı.

Çocuklar bugünlerde çok masum, çaresiz ve savunmasız; Hatta en acısı güvencesiz.

Başlarına gelen onca şeyi ve tüm bu yaşananları hak edecek ne kötülük yaptılar?

Hiç.

Eren önümüzden gelip geçti ve gitti.

Biz kendi dertlerimizin kıyısında kaldık ve o, o kadar derindeydi ki yanına dahi gidemedik.

Affet bizi.

Sende kayboldun.

Seni seviyorum Eren sen hepimiz için öldün.

Kim kimi yok ediyor. Belli değil.

Çocuklarımızı nerde saklayacağız?

Tıpkı Özdemir Asaf’ın dediği gibi yaşımız kaç olursa olsun hepimiz birer kimsesiz çocuk gibi ağlıyoruz.

Çocukların öldüğü, öldürüldüğü bu dünyayı sevmiyorum.

Hani onlar bizim geleceğimizdi.

Ne oldu?

En son Maçka yavrusuna uğurladı; Gözyaşı ve öfkeyle.

Maçka’da yaşamın adı bugünlerde ateş; Oysa Maçka sevdadır, yeşildir, yayladır. Türküleri ile insanı sarhoş edendir.

Bu memlekette bugünlerde yüzü gülen, mutlu insan bulmak ne kadar zor oldu.

Bugünlerde yazılarım hep soluk ve mutsuzluk üzerine en acısı da yüreği kederle dolu insanlar üzerine.

Ben güzel şeyler yazmak istiyorum ama acılar izin vermiyor.

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.