• BIST 96.400
  • Altın 144,414
  • Dolar 3,5647
  • Euro 4,0036
  • Trabzon 15 °C

AÇMAZLARIN KESİŞİMİ

Ali Rıza Keskinalemdar

Büyüklerimizin “Galandar”daki bulgulara bakarak ifade ettikleri gibi yaz “çürük” geçiyor. Her ne kadar ortancalar hallerinden memnunsalar da dışarıdaki serin ve yağışlı hava içimizi de kapatıyor. Birileri “kendi halimiz”den çok sanki “Ne olacak bu memleketin hali” diye konuştura konuştura, geveze yapıyor bizi…

***

YSK, perşembe günü 7 Haziran Milletvekili Seçimleri’nin kesin sonuçlarını açıkladı. Milletvekili sayısı olarak, TBMM’nde; AKP 258, CHP 132, MHP 80 ve HDP 80 sandalye kazandı. Bu sonuç seçimin ertesi gününden bu yana belliydi ve “çözümsüzlüğün” kendi amaçlarına uyacağını düşünenler, 7 Haziran gecesinden beri “olumsuzluk” senaryolarını yavaş yavaş hayatın içine sokarak, benimsetme turlarına başlamışlardı bile!

***

Ortaya çıkan tabloda bol bol kesişim problemlerinin bulunduğu bir gerçek. Birileri kalkıp TBMM’nden kaç türlü hükümet kurulabilir dese, matematikte bayağı bir soru çıkartılabilirdi doğrusu.

Seçim sonucuna göre iktidar partisi AKP % 40’ı, muhalif partileri (CHP, MHP, HDP) ise % 60’ı temsil ettiğinden, muhalefete “gaz vermeye” çalışanlar uzun zamandır (ya da bize mi öyle geldi, nedir!) “% 60, % 40’dan büyüktür” diyor ama “kesişim, küme, havuz, permütasyon, kombinasyon problemleri” nedeniyle % 60’ın % 40’dan büyük olduğunu bir türlü kanıtlayamıyorlardı.

Şimdi gazetelerdeki ilanlarına bakılırsa, “Akpyemahkumdegilsiniz.org”,“Turkiyesahipsizdegildir.org” ve “Altmiskirktanbuyuktur.org” gibi internet siteleri kurularak, muhalefetin ne edip edip AKP karşısına hükümet çıkartması için birileri harekete geçmiş / geçirilmiş görünüyor.

***

Söz konusu bu üç sitenin kuruluşuna önayak olanların kimlerden oluştuğunu bilmemekle birlikte “AKP mensuplarının seçimden hemen sonra ‘madem öyle, o halde muhalefet kursun bakalım hükümeti’ şeklindeki meydan okuması”na tepki duyanların bir fikri olduğu da düşünülebilir elbette. Diğer iki siteye girişi yapmak istediğinizde de sizin yönlendirildiğiniz tek bir site olması, hiç kuşku yok ki anlamlı: “Akpyemahkumdeğiliz”!

***

Bu platformun;

⋆ AKP’nin “13 yıldır Bunlar 3 Kazı bile güdemezler” söyleminin haklı çıkmaması,

⋆ Türkiye’de rant cenneti yerine tabana yayılı refah ekonomisinin tesis edilmesi,

⋆ Çatışarak / kutuplaşarak oy artırma stratejilerinin terk edilerek sivil toplum yapılarının sağlam temellerde yeniden inşa edilmesi,

⋆ Cumhurbaşkanlığı makamının gerçekten bağımsız ve gerçekten siyasi partilere eşit uzaklıkta duruşunun sağlanabilmesi,

⋆ Sarsılan adalete güven duygusunun yeniden tesisi amacıyla yargıdaki AKP etkisinin kaldırılabilmesi,

⋆ AKP’nin Başkanlık hayallerinin yok edilmesi,

⋆ Yolsuzluklarla mücadelede AKP’siz bir hükümetin mutlaka olması,

⋆ Tek adam yönetiminden / kültüründen ancak aralarında AKP’lilerin bulunmadığı, Cumhuriyet’in kazanımlarını özümsemiş, çağdaş, eğitimli genç kuşağın üst yönetimde söz sahibi olabilmesi için, mutlaka “HDP destekli CHP + MHP Koalisyonu kurulması” konusunu görev edindiği anlaşılıyor.

***

Platformun, “Kamuoyuna Duyurulur. AKP’ye Mahkum Değiliz.” başlıklı, tam sayfaya yakın ilanının sonunda şu ifadelere yer veriliyor: “Böyle bir koalisyon hükümetinin  başarılı olabilmesi için bu üç partinin seçimiyle; partizan olmayan temsilcilerinin yer alacağı, koalisyon grubunun asgari müşterek politikalarını tespit edecek bir ‘Koalisyon Eşgüdüm Strateji Kurulu’ oluşturulmalı ve ülkemizin geleceği için ortak akıl çalışmaları ile bu koalisyon hükümeti kurulmalıdır. Hukukun üstünlüğü, refahın adil paylaşımı, çok sesli ve uzlaşmacı demokratik kültürün yerleşebilmesi için bu geniş tabanlı hükümetin kurulması adına tarafları sorumluluğa davet ediyoruz.”

İyi de kim bu "muhteşem insanlar"? Var da, biz mi bilmemekteyiz!?

***

13 yıldır muhalefeti “suya götürüp, susuz geri getirme” konusunda son derece mahir, şimdilerde Cumhurbaşkanlığı makamında otursa da hala bütün partili görevleri “kalbî” şekilde yapan, “tam bir kurt” lidere sahip olan AKP’nin bu denli sessiz duruşu çok hayra alamet değil… Ortalıkta “fırtına öncesinin sessizliği var” adeta. Kafalarındaki “Başkanlık” fikri ertelenmiş filan da görünmüyor. “Bütün koalisyon seçeneklerine eşit uzaklıktayım” gibisinden “yoklama vuruşlarına” da zafiyet ya da teslimiyet olarak bakmayın.

Çünkü bütün çıkışların kapalı olduğu düşüncesinde değil “en az 400 vekil verin” diyen kişi. Şimdi “detant” zamanı ve karşı tarafa yelkenleri yere indirtip, çiğ yumurtalar gibi kafa kafaya çarpışmalarını sağlayıp, kan revan içinde kalmalarının sonucunu kullanıp mutlaka ipleri elinde tutan bir AKP’li hükümet kurdurtmak; eğer bu başarılamıyorsa da “sosu bol bir seçim malzemesi hazırlayarak” kurdurttuğu “erken seçim hükümeti” ile sonbaharda “erken seçim” için ülkenin yeni bir açmaza sürüklenmesine yol açmak.

***

“% 60’lık” muhalefete ve söylemlerine baktıkça, siz istediğiniz kadar matematik gerçeklik gerekçesiyle “% 60’ın, % 40’dan büyük olduğunu” düşünseniz de, % 40’lık eski iktidar sahibi partinin “% 60”a kafadan dürbünün tersiyle baktırıp iktidara ne kadar “yakın” olduklarını bir güzel işlediği anlaşılıyor. Kısacası “% 60” bile daha şimdiden “AKP’siz bir iktidarda olamayacaklarına, AKP’siz bir iktidarın mümkün olamayacağına ya da iktidarda ne işimiz var” konusunda ikna olmuş… Elbette ortada dolaşıp “ayar veren” sivil güç odakları da bu konuda mesajı çoktan beyinlere çakmış… Çaktırmaması, çıtlatmaması yok, ayan beyan söyledikleri ortada: Ekonomide başıboşluk olmaması için ya AKP’li iktidar ya da (istemeyiz ama yan cebimize koyun) erken seçim!

***

Üç muhalefet partisi ne yazık ki aritmetik olarak topladığınızda “% 60” kadar ediyor ama iş kümeler problemi çözmeye geldiğinde % 60 dağılıp un ufak oluyor. Çünkü her üç partide de “hükümet” hecelere ayrılmış ve asla birleştirilemeyecek parçalar şeklinde birbirlerinden saklanıyor durumda.

Küme problemleri vardır ya matematikte… Kümelerde birleşim, kesişim, fark ve tümleme işlemleri falan… Hani çocuklarınıza öğretmeye kalkarsınız, “ne işimize yarayacak ya bunlar” diye isyan ederler ya… Anlamayana, beyin tembelliği içinde anlamak istemeyenlere, “öğrenip de ne yapacağız” diyenlere zordur özelde kümelerin genelde matematiğin ne kadar hayatsal olduğunu kavratabilmek…

Üç muhalefet partisine de bu anlamda neden “AKP’siz bir hükümet kurup, başarılı olmak zorunda olduklarını” anlatabilmek zor. Hele samimiyet ve demokrasi kültürü yoksa, “Türkiye’nin partisi oldukları” iddiası tartışmalı olabiliyorsa, siyaseti sadece “vıdı vıdılar” için yapılan bir Hacivat-Karagöz oyunu sanıyorlarsa, yaptıkları seçim vaatleri içinde “asgari müşterek” bile bulamıyorlarsa…

Üç parti, seçim sloganlarındaki söylemlerde; “birleştirici gücüz”, “bizimle yürüyün” ya da “biz’ler meclise” dedikten sonra şimdi “çizdik ama oynamıyoruz” mu diyecekler yoksa “saftirikleri” de şaşırtıp hükümeti kurmaya yürekten destek verecekler mi, göreceğiz!

Bütün bunların sonunda hükümeti kuramadığınız ile kalmaz bir de “rüşvetçilik” yaftası boynunuza asılır “hem suçlu hem güçlü” deyip geçtikleriniz tarafından…

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.