• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Trabzon 23 °C

Aday olmanın dayanılmaz hafifliği

Eray Altındaş

Genel seçimlere yüz günlük bir zaman kalmasına rağmen ülkenin genelinde olduğu gibi Trabzon’da da milletin vekili olup Ankara’ya uçmak ve siyaset sahnesinde yerini almak isteyenler  yollara düştüler… Ancak aday adayı olmanın bir bedeli var… Önce kesenin ağzı açılacak.

Yazılan çizilenlere bakılırsa; partilerin kasalarına, milletin vekili olmak arzusunda olanların akıttıkları  para, Bağ-Kur emeklisinin yıllık gelirinden fazla… Bendenizi aday adaylarının ne kadar para harcayacakları, bu iş için ayırdıkları bütçe ilgilendirmiyor. Çünkü, alan memnun  satan memnun... O işi araştırmak maliyeye ait.

Neyse konuyu dağıtmayalım…

Her seçim öncesinde yaşanan enteresan görüntüleri bu seçimde de çokça görüyoruz. AKP’den, CHP’den ve MHP’den vekil adayı olmak, listelere girmek için şimdiden kıyasıya bir yarış başladı. Doğruyu söylemek gerekirse bu üç partinin içinde gürültüsüz patırtısız “kasasını ” dolduran, tek memnun olan AKP. Diğerlerinde kazan şimdiden kaynamaya başladı!

Bu gün muhalefete fazla değinmeden 13 yıldır hükümet olan ve Türkiye’yi yöneten AKP’ye bakmak, buradan seçime girmek içini aday adayı olanlara göz atmak istiyorum.

Hiç kuşku yok ki iktidar partisinden aday olmanın bir getirisi var. Onun için olsa gerek yıllardır görev yapılan kamudaki makamlardan bir çırpıda istifa ediliyor.

AKP’de şu ana kadar aday adayı olarak başvuranlara baktığımızda birçoğu ya atama makamında ya da bürokrasinin üst düzeyinde görev almış olanlar!

Böyle olunca akıllara bir takım sorular gelmiyor değil.

Mesela…

AKP’den son sıraya yerleştirilen veya listeye giremeyenlerin akıbeti ne olacak?

Bir diğeri, aday adaylıklarıyla iktidara olan bağlılıklarının derecesini göstermek, seçilmeyeceklerini bilerek, seçim sonrasında mevcut memuriyetlerinden daha üst makamlara gelmek veya daha farklı yerlere geçmek için mi AKP’nin kapısı çalınıyor?

Doğruyu söylemek gerekirse bu güne kadar AKP’ye yaslanıp da “mağdur” olan aday adayı görülmedi.

***

Şu soğuk Şubat mevsiminde ısınan siyaset sahnesinde tarih tekerrür ediyor… Tıpkı kendilerinden öncekilerinin söyledikleri gibi, AKP’den aday adayı olup basın karşısına çıkanlar bildik sözleri sıralıyorlar; “Trabzon’u tanıyoruz, bu şehrin sorunlarını biliyoruz, sıkıntılarını çözmek için hizmete talibiz”

Aday adayı olanların söylemlerine baktığımızda hepsi bu devlete, millete hizmet etmek için yanıp tutuşuyorlar.

O zamanda akıllara bir başka sorular geliyor;

Mesela,

Daha önce hizmet etmek için elinizi tutan mı vardı?

Çeyrek yıla yakın kamuda görev yapan, senelerini üniversitede öğrenci yetiştirmeye adamış akademisyenler, dahası milletvekili olmadan bakan yardımcılığı ile ödüllendirilenler bu günü kadar Trabzon’un bu kadar sorunundan birini neden “ince bir ayarla” gündeme getirme baba yiğitliğini göstermediniz?

Tezvirata hiç gerek yok bendeniz için, bu günlerde Trabzon sokaklarında vatandaşı gördüklerinde ceketini ilikleyip, hal hatır soranların, “Telefonum yirmi dört saat açık” demelerine, hizmet ve sorunları çözmek için elimi taşın altına koyuyorum söylemleri koca bir hikayeden öteye geçmiyor.

Bu gün aday adayı olanların tek derdi var… Listelerin ilk sırasında yer almak, vekil olup dokunulmazlık zırhına bürünmek ve sunulan makamın olanaklarından daha fazla ikbal sahibi olmak…

Kimse kusura bakmasın bu günkü ortamda ÖNCE VATAN vurgusu yapanlar milleti aptal yerine koymaya kalkmasın... Çünkü bu kavram sadece sözde ve çok gerilerde kaldı.

Netice-i kelam, Millet olarak ya hikaye dinlemeye devam edeceğiz ya da “Efendi” olduğumuzu gösteren irademizi ortaya koyacağız! Karar sizin ediyorum.

 

İyi ki, ülkede istikrar var

İsterseniz önce yürek yakan ve yediden yetmişe herkesi gözyaşına boğan ölümlerden bahsetmek istiyorum… KADIN CİNAYETLERİ… Türkiye geçen haftadan beri Mersin’de işlenen daha yirmi yaşında olan üniversite öğrencisi Özgecan’ın vahşice öldürülmesi ile çalkalandı!

Bu güne kadar yaşanan kadın cinayetlerinde devletin çaresiz ve yetersiz kalışını ilk kez Meclis kürsüsünden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı itiraf etti. Bakan Ayşenur İslam konuşmasında; “Kadına yönelik şiddet ve ölümlerde kendi dönemlerinde yüzde kırka varan artış olduğunu” dile getirdi. Sizin anlayacağınız 13 yılda devletimiz tarafından  kadınların şiddete uğraması önlemek adına yapılanlar devede kulağı geçmemiş. Hiç istikrarı bozmadan her yıl kadına şiddet ve ölümleri  üstüne koymuş.

***

İkinci kanayan yara ise hiç kuşku yok ki, işsizlik…

Hatırlayın AKP’nin meydanlarda ekonominin iyi olması ve işsizliğin azalması  için istikrarın sürmesi gerektiğini ve bununda tek başına iktidar olunmakla sağlanacağı söyleniyordu ve Koalisyon hükümetlerin bu işi başaramayacakları anlatılıyordu… Ama gelin görün ki 13 yıla yakın bir zaman içinde mecliste çoğunlu elinde bulunduran AKP işsizliğe zerre miskal çare olamadı. Tam tersi kadın cinayetleri gibi işsizler ordusu her yıl üstüne koydu!

Devletin yaptığı anketler, söylemlerle peynir gemisinin yürümediğini gözler önüne bu kez  TÜİK serdi. Yayımlanan Kasım ayı işsizlik raporunda gelinen nokta  darbe dönemlerindeki işsizliği yakaladı,10.7’ ulaştı…Tabi bu rakam  kayıtlı işsizler için! Bir de devletin bilmediği işsizler var.

Tam üç dönem kadın cinayetleri ve işsizlik istikrarlı bir şekilde her yıl büyüdü!

Ne diyeyim ülkede iyi ki istikrar var!

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.