• BIST 81.870
  • Altın 148,365
  • Dolar 3,7929
  • Euro 4,0489
  • Trabzon 13 °C

Adım, soyum

Adım, soyum
Adım, soyum

Geçtiğimiz hafta sonu Üniversite'de ders verirken kalp krizi geçiren ve hayatını kaybeden eski Kültür bakanlarından Trabzonlu hemşehrimiz Talat HALMAN'ın 17.09.1990 tarihinde Milliyet gazetesinde yayınlanan " Adım, Soyum " başlıklı yazısı şöyle;

Soyadım, hernedense bir tok vatandaşa ve yabancıya merak konusudur. Kimse ‘Salman’ı, ‘Dalman’ı, ‘Yalman’ı kurcalayamaz. Ama, Halman’a yadırgar. Yabancılar, gerçekten Türk adımı diye sorguya çekerler beni. Bazı yurttaşlar ‘bu arada, bana mektup yazıp soranlar’ ‘Halman’ın kökünü kökenini merak ederler.

Yurtdışında soyadım sayesinde rahat etmişimdir. Çünkü imlası, hecelenmesi, telefazu kolay, uluslararası niteliği olan bir isimdir. Fransızlar ‘H’ yi okuyamadıklarından, onların dilinde hep ‘alman’a dönüşüverir. Yaygın olan bir karışıklık da şu; hem bizde, hem dışarda, bir çok kimse Talat’ın ‘T’sini ‘Halman’ın  başına getirerek soyadımı ‘Talman’a çeviriyorlar. Ne olursa olsun ‘Menemencioğlu’, ‘Sarıibrahimoğlu’, ‘Fasulyecigiller’ gibi isimlerden başkalarının çektiği sıkıntılarız düşünüyorum da; ‘Halman’a bin kere şükür ediyorum.

Ne mene isimdir bu? Niçin Halman..Hikayesi şöyledir; 55 yıldan uzun bir süre önce ‘soyadı kanunu’ çıktığında herkes gibi, babam düşünmüş, taşınmış soyadı olarak sülalesinin doğup büyüdüğü köyün adını kabullenmeye karar vermiş. Ne var ki Trabzon vilayetindeki ‘Holomana’ adını fazla Uzun ve çetin bulmuş. ‘Halman’ olarak kısaltmış. Nüfus dairesine öylece kayıt ettirmiş. İşte, o gün bugün bizler ‘Halman’ız. ‘Soyadı kanunu’ uygulumaya girdiği sıralarda Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kendisinden soyadı rica edenlere bol bol isim vermiştir. Babam, bunlardan biri değil ama kendi soyadını aldıktan kısa bir süre sonra babam bir gün Atatürk’ün huzurundaymış. Atatürk sormuş; hangi soyadını aldın?

Babam, ‘Halman’ deyince ‘ne demek’ filan diye sormadan Atatürk demiş ki; ‘güzel hal şimdiki zaman demek, man insan, yani bugünün insanı (çağdaş insan); bizim yaratmak istediğimiz insan da bu’

Böylelikle soyadımız büyük Atatürk’ün onayını almış.

Bütün bunları yalnızca bazız kimselerin ve birkaç okurun merakını gidermek için yazmıyorum.

Nedense soyadımı yanlış anlayanlar var, onun için yazıyorum. Kimisi Avrupa asıllıyım sanıyor, kimisi Yahudi kökenli diye düşünüyor. Geçenlerde kızım Defne söylüyordu, yeni çıkan bir kitapta ülkemizde çeşitli alanlarda çalışan Musevilerin ve Selaniklilerin adları sıralanmış. Bunlar arasında benim adımda yazılıymış.

Türkiyemizde hepimizin hayran olduğu kardeş vatandaşlar olarak sevdiği onbinlerce Musevi ve Selanikli var. Çoğu Müslüman Türkler gibi bazıları bizlerden çok daha fazla varlık gösteriyorlar. Cumhuriyetimize üstün değer taşıyan hizmetlerde bulunuyorlar. Vatandaşlarımız olan nice Ermeniler, Rumlar ve Kürtler ve başkaları da.

Biz çok dinli, çok yönlü sayısız etnik kökenli bir toplumuz. Yüzde 99’umuz Müslüman… Yüzde 1’miz Hristiyan ve Musevi ve benzeri dinlere bağlı. Tanrılarımızın sayısını Tanrı bilir.. İslam Cumhuriyeti değiliz. ‘Türkiye Cumhuriyetiyiz’ ve TC bir laik Cumhuriyet’ tir. Herkes dini inançlarında, vicdanında akidesinde serbesttir. Umarım, bu ‘iman özgürlüğü devletimizden toplumumuzdan asla eksik olmaz’. Demokrasi olacaksak her iyi vatandaşa her etnik topluluğa, her din zümresine, her inanca ve ideolojiye  saygı göstermek zorundayız. Osmanlı yönetiminde islamıyetin ‘zimmi’ anlayışı ile geleneksel Türk hoşgörüsünün birleştirilerek birkaç yüz yıl toleransa dayanarak dengeli bir sosyal sistem sürdürülmüş olması, bizi iftihar etmekte haklı olduğumuz, iyi niyetli yabancıların hayranlığını kazanmış önemli bir örnektir.

Ne yazık ki, bugün, azınlıklara kem gözle bakan insanlar var hala. Biz de de başka sayısız ülkede de tarihin böyle önyargılar, yanlış düşünce ve suçlamalar yüzünden yarattığı felaketlerden ders alınmamış gibi… Bu ilkel davranışlardan insanlık tarihi boyunca kurtulamadık.

Birkaç ay önce, İsrail de bir kaçık, 7 Filistinliyi vurup öldürdüğünde; bizim gazeteye birisi telefon etmiş; ‘Müslümanların kanı yerde kalmaz, bizde Halman’ı öldüreceğiz’ diye bir tehdit savurmuş.

Niçin Halman? Çünkü anlaşılan beni Musevi sanıyorlarmış. İsrail’deki bir trajedi yüzünden Türkiye de birisini vurmak tarzında bir öç, değil çağımızda orta çağdaki kabilelere bile yakışmayan bir aşağılık, gaddarlık, ilkelliktir. Telefonla bu tehditi yönelten adam Müslüman geçiniyorsa, ne biçim Müslümanlıktır bu? Dinimizi bu adamlardan, bu habisliklerden tenzih etmeliyiz.

Ben Musevi değilim. Bildiğim kadarı, sülalemde hiç Yahudilik olmamış.

Bir etiket yapıştırmak gerekiyorsa, ‘laz’ diyebilirsiniz belki. Ama gerçekte laz da değilim. Hem baba hem ana tarafından Trabzonluyum. Babam da annemde İstanbul da doğmuşlar ama her ikisinin ailesi Trabzonlu… Babam eski adı Holomana bugünkü adı Derinkuyu (Beşirli)  olan küçük bir aileden.. Annemin ailesi Trabzon kenti içinden yetişip ‘Nemlizade’ namıile özellikle 19. Yüzyıldaki zenginliğiyle n salmış. Annemin babası Nemlizade Tahsin Paşa.

Babamın babası Talat bey, Bahriye nezaretinde memurmuş. Babamı Bahriye mektebine vermiş. Babam ömrü boyunca Bahriyedeydi, amiral oldu. Atatürk’ün Karadeniz ve Ege gezilerinde filo kumandanı… Milli Müdafa vekaletinin ilk deniz müsteşarı.. İstiklal savaşına ilk katılan üç deniz subayından biri. İstiklal madalyası almış olan pek az sayıda denizcilerden biri. Harp filosu komutanı İstanbul Deniz komutanı..

Babam Musevi olsaydı, demek ki Cumhuriyet tarihimizin ilk Musevi amiralı olacaktı.

Annemin ailesi olan Nemlizadeler ise; gerçek anlam da mümin, hayırsever, sofu, koyu Müslümanlardı.

Bunları ilkel ve yobaz terörcülerin suratını bir şamar olsun diye yazıyorum. Biz Müslümanız, laik ve vicdanen özgürüz. Herkesin inancına saygı duyarız. Musevi olmak, Hristiyan olmak, Müslüman olmak insanları ayırmamalı, birleştirmeli, Kuran’ın sözü budur. Tek tanrılı dinlere onların Peygamberlerine kutsal kitaplara saygıyı emreder. Peygamber Hasretleri aynı davranışı ilham etmiştir. Mevlana v e Yunusumuz dinlerin birliğini, insanlığın kardeşliğini dile getirmiştir.

Musevi olsaydım, bununla iftihar ederdim. Tarih boyunca Museviler Tıp ta felsefe de , Hukuk ta, musukide fen de, matamatikte, güzel sanatlar da, mimarı da, edebiyatta, her alanda olağanüstü katkılar da bulundular, ne kadar övünseler haklarıdır. Büyük felaketlere, kıyımlara uğradılar. Bugün İsrail hükümeti yanlış yoldadır. Elbet te o yönetimi kınamalıyız, kınıyoruz. Ama yakın gelecekte, bağımsız Filistin devleti kurulacaktır. Ergeç, İsrail ile Filistin iyi komşular gibi yaşayacaktır.

İslamiyet adına çirkin işleri kalkışan terörcülerin, hainlikten vaz geçip Hak yoluna yönelmelerini dilerim.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Turizm dedikleri, Arap’tır bekledikleri09 Ocak 2017 Pazartesi 07:06
  • Yüzlerce uçak seferi iptal!07 Ocak 2017 Cumartesi 09:02
  • Şırnak'tan acı haber: 2 şehit!07 Ocak 2017 Cumartesi 03:09
  • 80 milyon kahraman var06 Ocak 2017 Cuma 14:42
  • Özak ve müritleri özür dileyecek!03 Ocak 2017 Salı 13:41
  • Batum’da kemençeli yılbaşı kutlaması!02 Ocak 2017 Pazartesi 15:27
  • Yeni yılı Budapeşte’de geçirdi!02 Ocak 2017 Pazartesi 06:41
  • Hain saldırının acısı Trabzon'a düştü!01 Ocak 2017 Pazar 13:05
  • Bakan Soylu'dan 'Reina' açıklaması01 Ocak 2017 Pazar 12:23
  • "Kaos oluşturmaya çalışıyorlar"01 Ocak 2017 Pazar 12:20
  • YERİN KULAĞI
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    • Konsey toplantısı!
    • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
    • MHP sürpriz yapabilir!
    • Antalya’da sabah sporu!
    • Metin Kara’yı topa tutacak!
    • TBMM’deki oylama MHP’nin geleceğini belirleyecek!
    • DSİ 22. Bölge’de neler oluyor?
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.