• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 17 °C

Adliye koridorları!

Adliye koridorları!

Son aylarda, Trabzon Adliyesi’ni sıkça gider olduk.

Gazetemizin çok sayıda ‘gönüllü’ avukatı olmasına rağmen duruşma günleri geldiğinde kendimizi tutamıyor, Adliye’ye koşuyoruz.

Adliyeye gitmemiz, yazdıklarımızdan değil, Kuzey Ekspres’in imtiyaz sahibi olmamızdan kaynaklanıyor.

Bir de tanık ve uzman olarak bilgimize başvuruluyor.

Adliye’ye gittiğimizde ilk uğrak yerimiz, avukatların odası oluyor.

Genç avukatların büyük çoğunluğunu tanımıyoruz.

Eskilerle sohbet ediyoruz.

Baro Başkanı Mehmet Şentürk’e takılıyoruz.

Yılmaz Karabekir bize laf atıyor.

‘Sana da bir cüppe diktirelim’ diyor.

Karabekir’e teşekkür ediyoruz ve ‘abi işler yolunda herhalde’ diyoruz.

Karabekir, ‘Kimin işlerinin yolunda olduğunu siz daha iyi bilirsiniz. Partinin peşinde koşanlara bakınız’

Yılmaz ağabeyimiz birilerini taş attı! Ancak kime attığını söylemedi.

Eskiden Adliye farklı algılanırdı.

Adliye’ye gidenlere farklı gözle bakılırdı.

Sonralı bu bakış açısı değişti. Adliyeler insanların en az yılda bir kez uğrak yeri oldu.

Toplumun büyük kesimi sabıka kaydı almak veya ircaa dairesindeki dosyayı takip etmek için bu kuruma mecburiyetten gidiyor.

Gittiğinde de, Adliye’nin korkulacak, ürkecek bir yer olmadığını görüyor.

Adliye’den korkanlar da yok değil!

Tabii, onlar kendilerini biliyor!

 

Faruk Kanca Güney Irak’ta!

 

AKP’nin milli görüş kanadından ve Trabzon teşkilatının önde gelen isimlerinden biri idi!

Niyazi Sürmen’in belediye başkanlığı döneminde başkan yardımcılığı yapmıştı.

İl başkanlığına aday olacaktı.

Partinin istişare heyetinde oylandı, kaybetti. Aday olmadı, olamadı.

Belediye Başkan adaylığına soyundu. Önü kesildi. Geri çekildi.

Muhammet Balta ile ‘etek’ tartışmasına girdi.

Orhan Gümrükçüoğlu’nun sağ kolu olacak dendi. Veto yedi. Listeye bile alınmadı.

Bu şanssız ve talihsiz politikacının adı Faruk Kanca’dır.

Aslında şansız ve talihsiz demek de pek doğru değil!

Düzene ayak uyduramayan, günümüz deyimiyle ‘biad’ da kusur işleyen desek daha doğru olur diye düşünüyorum.

Burada, Faruk Kanca’nın hatası yok mu?

Elbette var!

Neyse bizim Faruk Kanca, bu sıralar iş ve aş peşine düştü!

Haksız de değil!

İç piyasada köşe başları tutuldu, saadet zincirleri oluşturuldu.

Bu aşamadan sonra, zincire bir halka daha eklemek çok zor!

Çünkü geçmişte zincirin dışına itilmişsin!

Faruk Kanca, geçenlerde İstanbul ve Ankara turunda idi!

Hala oralarda mı bilmiyorum.

Bildiğim, birkaç ortakla birlikte Güney İrak’ta 5 bin konut yapma girişimi.

Faruk Kanca’nın, ortakları arasında İbrahim Usta’nın da olduğunu duydum.

Faruk Kanca, yıllar önce Suudi Arabistan’da idi.

Orada birkaç yıl kalmıştı. Bir inşaat firmasında çalışıyordu.

Yurt dışı, özellikle Arap ülkeleriyle ilgili deneyimi var.

Başarılı olacağını düşünüyorum.

 

TTSO’nun kandil mesajı!

 

Kuzey Ekspres Gazetesi’nin asıl sahiplerinin okurları olduğunu söyler, dururum.

Okurların gazetesine sahip çıkması gerçekten çok önemlidir.

Özellikle haber ve bilgi akışı yönünde bize önemli katkılarda bulunuyorlar.

TTSO eski Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Eren dostumuz, dini ve resmi bayramlarda sektirmeden mesaj gönderir.

Bu mesajlar TTSO’dan çekilirdi.

Kaç kişiye atılırdı, bilmiyorum. Herhalde binlerce kişiye!

TTSO Meclis eski Başkanı Ali Osman Ulusoy’dan bugüne kadar Oda çıkışlı bir kutlama mesajı aldığımı hatırlamıyorum.

Ali Osman bey, Oda genel sekreterine emir verse herhalde kendi adına mesaj attırabilirdi.

Dün öğle saatleri idi!Yine bir okurumuz aradı ve ‘Cep telefonunuza TTSO’dan mesaj geldi mi?’ diye sordu.

Okur, açıklama getirmedi, hal hatır sordu ve iyi günler dileyerek, telefonu kapattı.

Telefonumuzda gelen mesajlar bölümünü tıkladık.

Onca mesaj arasında TTSO’dan gelen mesajı açtık.

‘Kandiliniz mübarek olsun. M. Şadan Eren- M. Suat Hacısalihoğlu’

TTSO’da ilk kez iki imzalı böyle bir mesaj aldık.

Belki de doğru olan bu idi!

Ancak, bu doğruysa dün neden uygulanmıyordu.

Gerçekten ilginç ve düşündürücü!

Bu arada, TTSO Yönetim Kurulu Başkanı Suat Hacısalihoğlu ise, her bayramda olduğu gibi yine kendi adına mesaj gönderdiğini belirtelim.

 

Orhan Gümrükçüoğlu neden mal varlığını açıklamıyor?

 

AKP’nin Trabzon Belediye Başkan adayı, Sağlık Bakanlığı eski müsteşarı Orhan Gümrükçüoğlu, kamuoyunun ve yarıştığı adayların ısrarlarına rağmen hala mal varlığını açıklamamakta direniyor.

Gümrükçüoğlu, bu konuda kendisine yöneltilen sorulara ve eleştirilere ‘Mal varlığımı, devlete açıkladım. İsteyen bilgi edinme yasasından yararlanarak, öğrenebilir’ şeklinde cevap veriyor.

Gümrükçüoğlu, bu şekilde cevap verince vatandaşta ister istemez kuşkulanıyor.

Sağda solda, köşe başlarında, kahvelerde, evlerde dedikodu üretiliyor.

‘Gümrükçüoğlu’nun şu kadar dairesi, işyeri, şirket ortaklığı, şu kadar parası var. Bu parayı nereden kazandı’ şeklinde.

Geçenlerde Gümrükçüoğlu’nun bir ilçedeki hastanede başhekim olan doktor arkadaşı ile konuştuk.

‘Sayın doktor, Gümrükçüoğlu neden mal varlığını açıklamak istemiyor. Gümrükçüoğlu’nun gerçekten çok büyük bir mal varlığı mı var? Yoksa sizin gibi bir dairesi bir yazlığı mı var? Siz bilirsiniz. Gümrükçüoğlu zengin mi? Zengin ise bu zenginlik babadan mı geliyor?’ dedik.

Başhekim teferruata girmedi ve şöyle dedi;

‘Gümrükçüoğlu Yomralı. Babası bildiğim kadarıyla Akçaabat Tekel İdaresi’nde çalışıyordu.

Ailevi nedenle mi yoksa bir başka nedenle mi? Tam bilmiyorum. Trabzon’dan göçtüler.

Babasının İstanbul’da bir arazisi varmış. Bu arazi değerlenmiş. Kat karşılığı verilmiş. Orada 40- 50 belki de daha fazla daire almışlar. Bunlar benim duyumlarım. Araziyi Sayın Gümrükçüoğlu da almış olabilir. Bu daireler dışında nesi var. Bilmiyorum. Sormadım da.

Bir yıl kadar önce Atatürk Köşkündeki bir site de bahçeli bir konut almıştı. Başka bir bilgim yok’.

Hani bir söz vardı.

‘Zenginin malı züğürdün çenesi yorar’ diye.

Gümrükçüoğlu’nun mal varlığını temcit pilavı gibi gündeme getirenler bize göre çene yoruyorlar.

AKP adayının malı mülkü var ise var. Size ne?

Adam, devlete hesabını vermiş!

Size, yani millete, yani yarın belediye başkanı olacağı şehrin halkına vermek zorunda mı?

Ayrıca, millete kim hesap veriyor ki; o da versin!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.