• BIST 93.699
  • Altın 212,736
  • Dolar 5,2873
  • Euro 6,0224
  • Trabzon 18 °C

AĞAOĞLU GÜVEN VERDİ!

H. Kamil Ataman
Trabzonspor Başkanı Ağaoğlu, dün yaptığı basın toplantısında tüm samimiyeti ile gerçekleri bir bir açıkladı.
Trabzonspor’un ekonomik açıdan dar boğazda olduğunu belirten Ağaoğlu; “ Bunu bilerek yönetime talip olduk ve bunu çözmek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz”diyerek taraftardan zaman istedi.
Başkan Ağaoğlu’nun basın toplantısındaki vücut dili çok rahat değildi! Trabzonspor’un borcunun gün be gün üstüne koyarak artığını ve bunu ilk iş olarak halletmelerinin uğraşı içerisinde olduklarını belirtti.
Ahmet Ağaoğlu görevi aldığı yönetimin nasıl bir enkaz bıraktığını rakamlarla açıkladı ve çözümün kolay olmadığını ama çözmek için bütün yolları deneyeceğini söylemesi bir nebzede olsa içimize sular serpti.
Basın toplantısında Ahmet Ağaoğlu’nun ; “ Geleli 50 gün oldu… Bırakın da rahat çalışalım, bizler yıpratıldıkça kulüp daha çok yıpranıyor!”açıklaması bence toplantının en çekici ve anlamlı cümlesiydi.
Başkan Ağaoğlu, Trabzon şehrinde yaşamasa da Trabzonlu birisi olarak yapısal özelliklerimizi bilir. Tahammülsüz, anlayışsız, kimseyi beğenmeyen ve duyduklarına inanan bir toplum olarak kimseye saygı duymuyoruz, en ufak bir hatada hemen “kılıçlarımızı” çekiyoruz!
Bu yüzden Ağaoğlu; temkinli sözlerle, kimseyi kırmadan, kendine has diliyle güzel mesajlar verdi.
“ Medyanın asılsız haberlerle taraftarı yönlendirmesi, hayallere kapılmalarına sebep olması çok yanlıştır.”diyerek medyaya gönderme yapması da toplantının en anlamlı ikinci vurgusuydu!
Gelelim bizlere düşenleri yazmaya…
Taraftar olarak bizlere düşen en büyük görev 50 günlük yönetime destek olmaktır. Gevezelik etmeyi, kapalı kapılar ardında mevcut yönetimi devirme planları yapmayı, asılsız dedikoduları üretmeyi bırakıp, Trabzonspor’un menfaatleri noktasında elbirliğiyle yönetime destek vermeliyiz.
Başkan Ağaoğlu’nun; “ Ben değil, yönetim kurulu ile karar aldık.” İfadesini kullanması ise egolarına esir olmayacağının bir belirtisiydi.
Başkana söz veriyorum…
Yönetim Kurulu’nu ve sizi rahat bırakıyorum.
**

                                                               ANLAYANA

“HAREKET ETMEYEN ZİNCİRLERİNİ FARKETMEZ!”

**

 

 

                                                               ÖZKAN SÜMER’İN FRENİ!

                               Özkan Sümer’in Trabzonspor’daki görevini kapsamlı olarak bilmiyorum ama futbolun patronu konumunda olduğunu tahmin ediyorum!

                               Konumu gereği görevlerini yerine getireceğinden hiçbir kuşkum yok…

                               Ancak, Özkan Sümer yüksek egoları olan, kendisinden başkasının fikirlerine önem vermeyen, işine gelen şeyleri dinleyen, işine gelmeyen şeyleri ise elinin tersiyle iten bir kişiliktir!

                               Kendisine ÂŞIKTIR… “Her şey bir tarafa, ben bir tarafa” hayat felsefesidir. Kindardır, asla unutmaz,  bir tarafa yazar ve zamanı geldi mi acımasızca kim olursa olsun o kişileri harcar veya konumunda yükselmesini engeller!

                               Bu özelliklerini yazdıktan sonra dönelim esas konuya…

                               Özkan Hoca’nın futbol bilgeliğini kimse tartışamaz, bu konuda Türkiye’nin en iyisidir. Bilgi-birikimi, tecrübesi had safhadadır. Üstte yazdığım özelliklerini bir kenara bırakıp, işine önem verirse Trabzonspor’un gelecek yıllarına büyük katkılar sağlamış olur.

                               Sümer’in teknik adam konusunda hassas davranması ve hemen karar vermemesi güzel karar alacağına bir işarettir. Baskılar O’nu yıldırmaz ve attığı adımdan geri getirmez.

                               Özkan Sümer kontrol altına zor alınır! Baskındır ve baskı kuran taraftır!

                               Trabzonspor Yönetim Kurulu’ndan Asbaşkan Hacısalihoğlu dışında kimseyi dinlemez, kimseden de fikir almaya kalkmaz. Hacısalihoğlu’da yönetimlerde despotluğuyla bilinir, kimseleri işine karıştırmaz ve tokmağı elinden hiç bırakmaz! Trabzonspor sevgisi her şeyin önündedir, gece-gündüz tüm mesaisini kulüp için harcar.

                               Özkan Hoca’yı kontrol altında tutabilecek tek kişi bence Hayrettin Hacısalihoğlu’dur. Hacısalihoğlu, kulübün menfaatleri için hoca ile çekinmeden savaşır ve gerekirse görevinden de alır.

                               Özkan Hoca’nın belli bir ekibi vardır, bunlar olmazsa olmazlarıdır! O isimleri yavaş yavaş kulübe monte edecektir hatta etmeye başlamıştır bile!

                               Örneğin; altyapının başına Hamit Cihan’ı getirmeye çalışmakta mıdır? Eğer bu hamleyi yapmışsa, yine egoları ön plana çıkmış demektir!

                               Hayrettin Hacısalihoğlu’nu çok zor görevler bekliyor…

                                Özkan Sümer’i kontrol altında tutması gerek!

                               Yani Özkan Sümer’in FRENİ olmak zorundadır!

 

 

**

 

                                                               SEÇİME GİDERKEN TRABZON!

Dün (Salı) Trabzon’da Muharrem İNCE rüzgârı esti. Hava şartlarının mevsime göre çok kötü olmasına rağmen, sağanak yağış altınca on binlerce kişi Atatürk Meydanı’nı hınca hınç doldurdu. Taşıma sistemi ile kimse alana getirilmedi, sloganlar için kimsenin eline kâğıtlar verilmedi.

Muharrem İNCE, Trabzon’u çok sever ve burada ki nabzın Türkiye’nin nabzını verdiğini her sohbetimizde söyle durur. Gördüğü atmosferden etkilenen İnce, katılımın çokluğundan memnun olduğunu, beklediği ilginin üstünde ilgi gördüğünü söyledi.

Muharrem İNCE’nin yakaladığı ivme ilk tura yetmez ama ikinci turda bu işi göğüsleyeceği ortada. “Halkın içinden geleni seçmek” isteyen vatandaşın tercihi bu yönde olmalıdır.

Gelelim Trabzon’daki seçim havasına…

AKP’de işler zor gibi gözüküyor… Milletvekili adaylarının yeni isimler dışında olanları çok tepki alıyor! AKP seçmeni “Milletvekili oldukları dönemde ne yaptılar, vadettikleri hiçbir şeyi yapmadılar” diye kızgınlar, sitemkârlar! AKP’de korkulan bir durumda şu; Milli Görüş’ten gelen seçmenin yani ERBAKANCILARIN tekrar yuvalarına dönmeleri!

MHP’yi kısa geçeceğim… Taban partiyi terk etmiş gibi gözüküyor! Adaylarının yetersiz olduğunu söylüyorlar.

İYİ PARTİ harika bir çıkış içerisinde… 1. Sıra adayı Hüseyin ÖRS sevilen sayılan bir kişi. Aldığı destek sağ bloku böldü. CHP dışında tüm partilerden oy alacağı ortada. Hüseyin Koloğlu’nun adaylığının iptali tabanı kızdırdı. Trabzon’da İYİ PARTİ’de kadınların münevver çalışmaları oy patlaması yapmasının başka bir nedeni olacak gibi gözüküyor.

SP kapalı bir kutu… Milli Görüşçülerin geri dönmesi halinde Trabzon’daki seçimin farklı boyuta gitmesi kaçınılmaz gibi gözüküyor. Milli Görüşçüler, yuvaya dönerse,  AKP Trabzon’da çok zor bir seçim geçirir ve sonuçları korkunç olabilir. SP Genel Başkanı bu seçimlerin yıldızı parlayanı. Solcu söylemlerden bile kaçınmıyor. Her parti merkeze gelmeye çalışırken, SP sola mesajlar veriyor. Milletvekili çıkarabilir.

CHP tabi ki muhalefetin kilit partisi… Haluk Pekşen’in aday gösterilmesi iyi olmadı ama Ahmet KAYA’nın birinci sırada aday gösterilmesi Trabzon’da harika bir hava yarattı. Ahmet KAYA sevilendir, sevecendir, kibirli değildir, herkesin dilinden anlar, partizandır ama halkçılığı daha öndedir. Hiçbir zaman marjinal olmamıştı. Her kesimin oyunu alacağı bir ADAMDIR. Haluk PEKŞEN’i aratmayacak kanısındayım. Tabi KAYA-PEKŞEN ikilisi aday gösterilseydi sonuç bambaşka olurdu! CHP’nin Nuri AYDIN dışındaki adayları çok zayıf. Bu da CHP’nin tek handikabı.

               

                              

**

 

                                                               UĞUR’A MEKTUPLAR

                                                               HALUK PEKŞEN

                               Trabzon’da CHP’nin Milletvekilleri adayları açıklandığında şok yaşandı! Başarılı, gündemde olan, hükümet ile kıyasıya mücadele eden, TV’lerde boy gösteren hukukçu Haluk Pekşen listede yoktu!

                               Trabzon’u bırakın tüm Türkiye Şoke oldu, ters köşe oldu!

                               Trabzon’dan aday gösterilmesi, AKP ve MHP’de bayram havası yarattı…

                               Çünkü en büyük rakip olarak Pekşen’i görüyorlardı ve O’nu nasıl geçeriz hesapları yapıyorlardı.

                               CHP’nin aday göstermemesine Pekşen’i seven partililer ilk önce tepki koydular ama Pekşen’in özveride bulunarak partisinin aldığı karara saygılı olduğu açıklaması partilileri rahatlattı.

                               Yani CHP Trabzon teşkilatında olacak kargaşaya engel oldu.

                               Pekşen, aday gösterilmemesine kızmadı mı, üzülmedi mi diye soracaksınız?

                               Tabi ki üzüldü… Tabi ki kırıldı… Ama partisine kızmadı.

                               Bir-iki gün içinde hemen kendisini toparladı ve partisi için, Cumhurbaşkanı seçimi için yollara koyuldu. Şu anda Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin seçim kampanyasında harıl harıl çalışmakta… Kendisi için değil partisi için yollarda.

                               CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun neden Pekşen’i aday göstermediğini bilemiyorum ve sorgulamıyorum da. Partinin almış olduğu karara saygılı olmak durumundayım.

                               Ama şunu da belirtmeden geçemeyeceğim; şayet Pekşen ve Kaya ikilisi ile yola çıkılsaydı, emin olun ki Trabzon’da CHP net iki vekil çıkarıp üçü de zorlayacaktı.

                               Neyse olan oldu… Pekşen daha önemli görevlere getirilebilir…

                               Mesela Muharrem İnce’nin seçilmesi durumunda kabinede yer alabilir.

                               Hadi hayırlısı olsun demekten başka bir şey elimizden gelmiyor…

Yolun açık olsun Haluk Pekşen.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.