• BIST 108.750
  • Altın 153,321
  • Dolar 3,8341
  • Euro 4,5139
  • Trabzon 13 °C

Ahmet Zorlu Trabzon’a neden geldi?

Ahmet Zorlu Trabzon’a neden geldi?

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nafiz Zorlu, yılbaşında Trabzon’da idi!

Ahmet Zorlu’nun Trabzon’da önemli bir yatırımı var. Trabzon’un ilk ve tek beş yıldızlı oteli Ahmet Zorlu’nun.

Trabzon, Ahmet Zorlu için farklı bir kent.  Trabzon Ahmet beyin ticari hayatında önemli. Bu kentte ticaret yaptı. Denizli’den getirdiği ürünleri bu diyarda sattı.

Ahmet bey, yılda birkaç kez Trabzon’a gelir.

Trabzon’daki dostlarını, arkadaşlarını ziyaret eder, onlarla toplantı yapar.

Zorlu’nun 2007 yılının son günlerindeki gelişi çok farklı.

Zorlu Holding’in Trabzon temsilcisi Osman Terzi, eşi ile birlikte hacca gitmişti.

Hac ibadetini yerine getiren Terzi, yılbaşı öncesi Trabzon’a dönmüştü.

Ahmet Zorlu, Osman beyi ziyaret etmek ve hoş geldin demek için Trabzon’a geldi.

Hacı Osman kardeşimizin biz de ziyaretine gidemedik. Ancak, Zorlu Hotel’de ayaküstü de olsa kendisine ’hoş geldiniz, Allah kabul etsin’ demiştik.

O da, ‘Allah, inşallah size de nasip eder’ karşılığını vermişti.

Hacca gitmek, günümüzde kolaylaştı.

Eskiden aylar öncesinde yola çıkılırdı. Karayolu ile gidenler büyük sıkıntı çekerdi. Eşkıya yol keserdi. Sonraları deniz yoluyla gidilmeye başlandı.

Rusya’dan Hacca giden, hacılar dönüşte birkaç gün Trabzon limanında kaldılar.

Soçhi’de Noel nedeniyle gümrüklerde işlem yapılmıyormuş.

Trabzon, Kafkasya ve Rusya’nın iç bölgelerinden hacca giden Müslümanlar için geçmişten bugüne önemli bir kenttir.

Trabzon’a gelen hacılar, buradan gemi ile İstanbul’a oradan yine gemi ile Mısır’a giderlermiş.

Mısır’dan da karayoluyla deve kervanlarıyla Mekke’ye ulaşırlarmış.

Dönüşte de aynı güzergah takip edilerek Trabzon’a gelinirmiş.

Trabzon’dan da dağıtım yapılırmış.

O dönemlerde kutsal topraklara iki- üç ayda gidip gelinirken bugün bir hafta on günde gidip geliyorsun.

Hatta bir iki günlüğüne gidip gelenlerde var.

Osman Terzi’de, kurban bayramından üç- beş gün önce gitti, birkaç gün sonra döndü.

Son yıllarda, hac ibadeti de sınıflandırılmış!

7 ila 10 bin Euro veya daha fazlasını verdiğinde yolda izde eziyet çekmiyorsun.

Kurban bayramından iki üç gün öce gidiyorsun. Mekke de Kabe manzaralı 5 yıldızlı otelde kalıyorsun. Camilerde okunan ezan ve Kuran’ı Kerim’i otelin odasında dinliyorsun.

Bayram sonrası dönüyorsun.

Biraz daha az para verdiğinde, kurban bayramından 5- 10 gün önce gidiyorsun, iki- üç yıldızlı otelde kalıyorsun. Dönüşün gecikiyor. vs.

Daha az para verdiğinde Mekke’ye 20-30 km uzakta çadırlarda vs. kalıyorsun. Yemeğini kendin hazırlıyorsun. Epey sıkıntı çekiyorsun. Dönüşün de gecikiyor.

Rahmetli dedem 1963 yılında otobüs ile hacca gitmişti.

Trabzon’dan üç- beş otobüs yola çıkmıştı. Rahmetli babaannem dedeme yolculuğa çıkmadan önce kuru yiyecek hazırlamıştı.

Hatırladığım kadarıyla, giderken Kudüs, dönüşte de Kerbela- Bağdat üzerinden gelmişlerdi.

Yolculuk iki aya yakın sürmüştü.

Otobüs, Giresun’a gelmeden önce Trabzon’dan taksiler yola çıkardı.

Ticari taksi tutulurdu.

Bizimkiler de dedemi karşılamak için Atapark’taki duraktan Orhan amcanın veya Maçkalı Sabri’nin taksisini kiralamışlardı.

Taksi evin önüne geldiğinde, önce arka bagajdan plastik bidonlardaki zem zem suları indirilirdi. Sonra, arka koltuktaki hediyeler.

Hacı dedelerimiz genelde, tespih, namazgah, eşarp, Japon malı eşyalar, tekstil ürünleri ve hurma getirirlerdi.

Şimdilerde, hacılarımız dönüşlerinden ne tür hediye getiriyorlar bilmiyorum.

Zem zem suyunun dışında belki özel birkaç hediye hepsi o kadar.

Eskiden hacdan gelenlere büyük ilgi gösterirlerdi.

Bunun özel nedeni var mı yok mu bilmiyorum.

Büyüklerimiz, eskiden hacca gidenlerin zor koşullarda gidip geldiklerini, kimilerinin de yolda- izde öldüğünü, hoş geldin ziyaretinin nedenin bu olay olduğunu söylüyorlar.

Ziyaretçilere, üç gün üç gece pilav, hoşaf, baklava ikram edilirdi.

Şimdilerde de aynı gelenek devam ediyor.

Ahmet Zorlu’nun, Osman Terzi’yi ziyaret için İstanbul’dan Trabzon’a gelmesi bize de ilham kaynağı oldu.

Osman beye ve tüm hacılarımıza hoş geldiniz diyoruz.

 

Batum’da yılbaşı!

 

Trabzon ve çevre il, ilçelerde yaşayanların büyük bölümü yılbaşını evlerinde geçirdiler.

Trabzon’da birkaç otel ve motel de etkinlik vardı.

En renkli kutlamanın Çaykara Uzungöl de yapıldığını duyduk.

Metro Turizm’in organize ettiği gecenin ağır toplarından biri Cevat Kol diğeri ise Osman Cudi Yılmaz’dı.

Osman Cudi Yılmaz, gece boyunca sahneden inmemiş. Hatta bir ara dışarı çıkmış ve karlar üzerinde tepinmiş!

Yılbaşı nedeniyle bir grup Trabzonlu eşleri ve çocuklarıyla Batum’a gitmişler.

Batum’a giden ekipte bulunan Şener Yavuz, Batum’un güvenli, huzurlu bir kent olduğunu belirterek, ‘Batum da gezdik, gece eğlendik, ertesi gün Trabzon’a döndük. Güzel bir seyahatti’ dedi.

 

Samsun’dan hindi!

 

Eskiden Trabzon sokaklarında tek tük de olsa hindi görürdük.

15-20 hindiden oluşan sürünün başında elinde bir değnek olan çoban.

Hindiler, koyun, keçi sürüsü gibi yol alırdı.

Bizde, kenardan hindileri kızdırırdık.

‘Kabarama kabarama kel fatma’ diye tempo tutardık.

Hindiler bir anda şişerdi, kabarırdı.

Sonra, hep bir ağızdan, ‘Hindi baba hindi… heyyy yallah…, falan falanı bindi.. hey yallah’

Eskiden maçlarda da benzer tempo tutulurdu.

Yılbaşı gecesi, Ali Sali’nin ısrarlı davetini kıramadık, birkaç saatliğine de olsa kalktık Akçaabat Mersin’e gittik.

Yılbaşı’ndan birkaç gün önce idi. Gazetelerde ve TV’ler de bir haber.

‘Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin yetiştirdiği hindilere büyük rağbet var.

Katkısız, katıksız, doğal yemlerle beslenen hindiler…Organik Hindiler… kilosu 6 milyon YTl..vs’

Ali Sali, gazetelerdeki bu haberi okuduktan sonra, Hayrettin Hacısalihoğlu’na ‘Samsun’dan hindi getirelim. Doldurması, pişirmesi benden, yılbaşında yeriz’ demiş.

Hayrettin beyin, müdürü Samsunlu.

Müdür beye, ‘Samsun Üniversitesi hindi satıyormuş. Birine söyleyin de bir tane göndersin’ demiş.

Müdür beyin Samsun’daki yakını Hindi’yi Rize otobüsüne vermiş ve göndermiş.

Rize otobüsü, hindiyi Trabzon otogarında bırakacağı yerde Rize’ye getirmiş.

Rize’ye telefon açılmış ve hindi birkaç saat sonra Trabzon’a gönderilmiş.

Hayrettin bey, hindi’yi Ali Sali’ye teslim etmiş.

Ali bey de, ertesi gün Hindi’yi fırına vermiş.

Yılbaşı gecesi işte bu hindiden iki parça yemek için Mersin’e gittik.

Samsun Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde yetiştirilen hindiler etli- butlu, malzemesiyle birlikte iyi pişirildiğinde iyi de yeniyor.

Yıllar sonra bize hindi yediren Ali beye teşekkür ederiz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrasya ve Ömer Yıldız!27 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Belediye’ye haksızlık!26 Ocak 2016 Salı 06:47
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.