• BIST 83.012
  • Altın 146,855
  • Dolar 3,7918
  • Euro 4,0437
  • Trabzon 8 °C

'AİHM'E GİDECEĞİM'

'AİHM'E GİDECEĞİM'
Şenol Güneş, Kore'de Kuzey Ekspres'e konuştu...

Seul’e gittiğimin ikinci günü FC Seul’un lig lideri ile kendi evinde maçı vardı.

İstanbul’dan Cuma akşamı ayrıldık. Ertesi gün öğle saatlerinde Seul’de idik. 11 saatlik uçak yolculuğu, 6 saatlik zaman farkı, tam 17 saat!

Seul’e indik, bagajlarımızı otele yerleştirdik. Doğruca FC Seul’un idmanına gittim.

FC Seul’un tesislerinde üç futbol sahası var. Tesisler, 2002 dünya kupası için hazırlanmış. Fransız Milli takımı hazırlıklarını orada yapmış. Dünya kupasından sonra tesisler, FC Seul kulübüne tahsis edilmiş.

Tesislerin etrafı yeşil alan! Bir tarafta yemyeşil dağ diğer tarafta Han nehri!

Diğer bazı kulüplerin tesisleri FC Seul’un tesislerinden daha iyi imiş.

Tesislerde, birkaç görevli ile idman sonrası sahada kopan çimleri yerine yerleştirmek için bekleyen 3- 5 bayan var.

Kulübün idari işlerindeki personel, Seul stadında kulübe tahsis edilen katta çalışıyor. Onların da sayısı 10’u 15’i geçmez.

FC Seul Kulübü, öyle küçük bir kulüp değil. Kulübün bütçesi Trabzonspor’un ki kadar olmasa da ona yakındır.

Kore’de, Beyzbol futboldan daha önde. Beyzbol da da milyon dolarlar dönüyor. Önce beyzbol sonra futbol. Andından Voleybol, basketbol ve diğer spor branşları.

İdman sahasındaki iki katlı binanın üst katına çıktık. Şenol Güneş’in odasına girdik. Oda 15- 20 metrekare büyüklüğünde. Güneş, idman öncesi hazırlıklarını tamamlamıştı. Masasının üzerindeki kağıt parçalarında, futbolcu adları, puan ve fikstür tablosu.

Bizi gördü, ayağa kalktı ‘hoşgeldiniz’ dedi, kucaklaştık.

Trabzon’dan, havadan sudan sohbet ettik. Bir süre sonra idman sahasına indi.

Biz de kenardan idmanı izledik.

Şenol Güneş’in yardımcılıklarını Yasin Özdenak ile Şeref Çiçek yapıyor.

Yasin Özdenak uzun yıllar Galatasaray ve milli takım kalesine korumuştu.

Daha sonra ABD’ye gitmişti. Kosmos takımında oynamıştı.

Üç yıl önce Yasin ile Şenol İstanbul’da karşılaşmış.

Yasin, Şenol’e, ‘Hoca bir yere gitmiyor musun? Gidersen bizi de unutma’ şeklinde laf atmış.

Aradan birkaç ay geçmiş, Güneş’in Seul’e gitme işi gündeme gelmiş.

Yasin Hoca, Güneş’i tekrar aramış ve ‘ Hoca ne zaman gidiyoruz’ diye takılmış.

Şenol Güneş de ‘hazırlan, gidiyoruz’ demiş.

Yasin Özdenak; uyumlu, dünya görmüş, oturup kalkmasını bilen, iyi derecede İngilizce konuşan biri.

Diğer yardımcı, Gençlerbirliği’nde çalışmış, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde akademisyen.

Şenol Hoca’nın bir de Koreli yardımcı antrenörü var.

Tercümanlığını ise uzun yıllar Türkiye’de yaşamış bir rahibin kızı yapıyor.

İdman sonrası Güneş ile vedalaştık ve tesislerden ayrıldık.

Otele geldik.

Kore veya aynı mesafedeki bir başka ülkeye gittiğinizde ilk iki gün biraz sendeliyorsunuz.

Trabzon’da saat 12.00. Öğle vakti. Seul’de ise 19.00.

Gece saat 01.00- 02.00 oluyor. Gözüne uyku girmiyor. İlk iki gün biraz sıkıntı çektik sonra, uyum sağlamaya başladık. Ancak, bu seferde geceleri, özellikle de sabaha karşı telefonlarımızın sesi susmadı.

Türkiye’de akşam saat 08.00 Kore’yi aradınızmı, Orada saat 03.00! 09.00 da aradınız mı 05.00. Bir saat sonra gün açıyor!

 

Ve ilk maç

 

Ertesi gün, Dünya Kupası’nın açılış törenlerinin yapıldığı Olimpiyat Stadına gittik.

Stat gerçekten çok güzel projelendirilmiş. Avrupa’daki statlardan daha da ilerde!

Otomobil ile stadın önüne geldik. Dış giriş kapısındaki görevli polisler, araçla içeri girmemize izin vermediler. Tercüman ve rehberimiz Sinan Öztürk devreye girdi, kapı açıldı, içeri girdik.

Aracımızı park ettik. 100 metre kadar yürüdük. Stadın protokol ve basın tribünü giriş kapısını önüne geldik. O bölgeden takımlar ve özel localarda oturanlar içeri alınıyor.

FC Seul stadı,  Seul kenti gibi 24 saat yaşayan bir stat. Stat’ta yok yok.. Düğün salonları, restoranlar, sinemalar, alışveriş merkezleri, spor salonları, kafeler vs..

FC Seul Stadı, Seul Belediyesi’nin. Maç hasılatları dışında stadın tüm geliri ve gideri Belediye’ye ait.

FC Seul’in stat’ın üst katında birkaç yüz metre karelik genişçe bir idari merkezi var.

Kulüp başkanı ve idare personel orada çalışıyor. Kore’deki kulüp başkanları profesyonel, maaşlı yönetici! Kulüpler, büyük holdinglerin. Hyundai’nin, Samsung’un birer ikişer kulübü var. FC Seul’de LG’nin. Busan limanının takımı ise Busan.. Büyük firmalar, spor etkinliği için bir bütçe ayırıyorlar. Bu paranın bir kısmı beysbola, futbol’a çok azı da diğer branşlara gidiyor.

Stattaki localar 40’ar 50’şer metrekarelik. Önünde 10- 12 kişilik açık yer. Maç öncesi ve oynanırken grup halinde yemek yiyorsun ve maç izliyorsun.

FC Seul’un lig ikincisi ile oynadığı maçın ikinci yarısını kale arkasındaki ateşli taraftar arasında izledim. Bay- bayan genci yaşlısı binlerce taraftar FC Seul formasını giymiş, takımları lehine tezahüratta bulunuyor. Tribün liderleri taraftarı coşturuyor.

Rakip akın yaparken uzun borazanlarla kalın bir ses çıkarıyorlar. Stat inliyor. Seul kulübünden o borazanlardan birkaç tane aldım Trabzon’a getirdim. Birini TS Clup’e vereceğim.

FC Seul, bizim izlediğimiz ilk maçı 80 li dakikalarda attığı golle 1- 0 kazandı.

 

Şenol Güneş ile sohbet

 

Güneş’in ikinci ve önemli maçı Çarşamba günü idi. Takımı ile aynı puanda olan lider ile rakibin sahasında oynayacaktı. Kafile maç sonrası, stat yakınlarındaki Hilton Otel’de kaldı.

Güneş ile orada iki saate yakın sohbet ettik. Kamp daha sonra İntercontinal Otel’de de davam etti. Bu otel kulübün patronlarınınmış!

Hilton oteldeki ilk görüşmemizde ‘Kore’de bulunduğum süre içerisinde bir kez mülakat verdim. Başka da konuşmadım. Sizden ricam bazı konuları yazmamanız. Geçenlerde Trabzon’dan kıramayacağım bir ağabeyim aradı. Birileri adına aradı. Ona da yok, dedim. Çok kızdı. Konuşuyorsun, yanlış anlaşılıyorsun, verdiğin mesajların önü arkası kesiliyor. Çok konuşmak da iyi değil.’ diye söze başladı.

Yazılmaması gereken konuları yazmayacağıma söz verdikten sonra sohbet başladı.

‘Siyaset nasıl gidiyor. Faruk abiye sahip çıkalım. Trabzon için güzel şeyler yapıyor’ dedi.

-Kaptan 22 temmuz seçimlerinde Trabzon’un yarısından fazlası Faruk Özak’a sahip çıktı.

‘Faruk ağabey Trabzon için bir şanstır. Desteklememiz gerekir. Hükümette bizi temsil ediyor. desteğimiz sürmeli’

-‘ Kaptan, AK Parti kulislerinde Trabzon Belediye Başkan adaylığı için isminiz geçiyor. Size adaylık teklif edilirse kabul eder misiniz?’

‘Ben bugüne kadar siyasetten hep uzak durdum. Siyasetçilerle yakın oldum ama siyasetten uzak durmaya çalıştım. Bana böyle bir teklif gelmedi. Gelse ne cevap veririm bilemiyorum. İnsanın bazı görevler için kendini hazır hissetmesi gerekir. Şu anda benim işim FC Seul’u zirveye taşımak. Kore futboluna katkıda bulunmak! Trabzon’da çok güzel işler yapılabilir. Buraları görüyorsun. Türkiye’nin bazı şehirlerindeki gelişmeler ortada. Trabzon biraz geri kaldı.’

‘Trabzon’da mesela neler yapılabilir?’

-‘ Konuşup tartışma yaratmak istemiyorum. Bu konuyu geçelim’

‘Kaptan, bir şeyler yapmak ekonomi ile orantılı. Paran olmayınca ne yapabilirsin ki. Trabzonspor’un gidişatını nasıl buluyorsun. Ersun’u beğeniyor musun?

-‘Trabzon kötü gitmiyor. Eksik mevkileri olabilir. İyi bir kadrosu var. Yönetim zirveyi zorlayacak, şampiyon olabilecek bir kadro kurmuş. Taraftar destek veriyor. Çok fazla eleştiri de olmuyor. Ersun’u veya bir başka meslektaşımı eleştirmek doğru olmadığı gibi bugüne kadar yapmadığım bir iş. Ersun, bu kadro ile iyi işler yapacaktır.’

‘Trabzonspor’dan teklif gelirse kabul eder misiniz? Teklif geldi mi?

-‘Trabzonspor’un bir hocası var. Herkes, hepimiz onu desteklemeliyiz. Yönetimdeki arkadaşlarla geçmişte beraber çalıştık. Hepsi ile dostuz, arkadaşız. Dost ve arkadaş olmamız bana teklif getirecekleri anlamı taşımaz. Böyle bir yaklaşım etik de olmaz. Tekrar ediyorum, Trabzonspor’un şu anda bir hocası var. Bu tür söylemlerle spekülasyon yapmayalım. Suyu bulandırmayalım’.

‘Haluk Ulusoy, size gerçekten ‘kazık’ mı attı? Milli takım teknik direktörlüğünden ayrıldıktan sonra ve hala ‘paramı vermediler’ diye tepki gösteriyorsun. Mahkemeye gittin. Bu kavgayı sürdürecek misin?

-‘Ben kavga etmiyorum. Bugüne kadar da kimse ile kavga etmedim. Hakkımı arıyorum. Bana yapılan zulüm- işkence hiçbir Allah’ın kuluna yapılmadı. Haluk Ulusoy ve ekibi beni göreve davet etti. Bir anlaşma imzaladık. O anlaşmada her şey yazılı. Anlaşmayı ihlal ettiler, keyfi olarak uygulamadılar.

Alacaklarımı vermediler. Ben bu konuyu Haluk Ulusoy’la, Ata Aksu ile konuştum. Haluk’un evinde babasının yanında konuştuk. Adalet Bakanı ile konuştum. Herkes bana haklısın, diyor. Hukukçular, baro senin hakkını yediler, sana hak ettiğin alacağı vermediler, diyor. Haluk Ulusoy Federasyonunun yıkılmasının bir nedeni de benim olayımdır.’

‘Nasıl yani?’

‘Allah çarptı onları. Doğru iş yapmadılar. Bir de Federasyonunun üzerine neden çok fazla gidildi. Bunu cümle alem biliyor. Daha fazla konuşmak istemiyorum’

‘Ne kadar alacağın var?’

-‘Para telaffuz etmek istemiyorum. Dosya ortada. Mahkemeye gittim. Sözleşmenin son maddesinde anlaşmazlıklarda tahkim kurulu karar verir maddesi var. Buna istinaden, mahkeme davayı red etti. Bir üst mahkemeye gittim. Dava devam ediyor. Davayı Avrupa İnsan hakları mahkemesine kadar getireceğim’

‘Türkiye’yi şikayet mi edeceksiniz?’

-‘Bu dava ile Türkiye’nin ne ilgisi var. Benim muhatabım Futbol Federasyonudur. Bana yapılan haksızlıktır. Futbol Federasyonu benim ve futbolcu arkadaşlarım sayesinde para kazanmış. Futbol federasyonuna devlet para vermiyor ki. Ben Türkiye’ye tarihinde bir dünya kupası üçüncülüğü kazandıran teknik adamım. Benim başarılarım ortada. İstanbul’da bazı gazeteciler hala üzerime geliyor. Adaletli davranmıyorlar. Taraf tutuyorlar’

‘Milli Takım teknik direktörü iken ne kadar alıyordunuz?’

-Sözleşmemde pirimler hariç aylık 50 milyar yazıyor. Bunun da yarısını verdiler. Ben buna itiraz ediyorum. Verilmeyen primlere itiraz ediyorum’

‘Siz yılda 300 milyar liraya çalıştınız. Fatih terim ise neredeyse ayda 300 milyar alıyor? Başarısı da ortada’

-Ben o konuda yorum yapmam. Sözleşmem, dava dosyam ortada. Fatih onlara iyi yapıyor.

Alınan sonuçlar karşısında beni eleştiren, bana haksız şekilde hücum eden İstanbul medyası ses çıkarmıyor, çıkaramıyor. Herhalde korkuyor. Bu konuda tekrar ediyorum Fatih, onlara çok güzel yapıyor’

‘Futbol Federasyonu ile olan davanız nereye kadar devam edecek?’

-‘Az önce söyledim ya. Sonuna kadar gideceğim. Bu dosyayı Avrupa İnsan Haklarına getireceğim. Futbol Federasyonu, insan hakkı ihlali yapmıştır. Benim davayı bizim Metin Yücesan takip ediyordu. Geçenlerde kızıma ve damadıma bir vasiyette bulundum. Allah’ın işi damadım Avukat. Onlara dedim ki ben ölür giderim. Size vasiyetim bu davayı sonuna kadar takip edeceksiniz’.

‘Kaptan, ölüp- gitmek ne demek. Daha önünüzde uzun yıllar var. Davalar, kavgalara takılı kalmak doğru değil. Hayatını yaşa biraz da?’

-‘Yaşatıyorlar mı? Zulüm ediyorlar, hakkını gasp ediyorlar. Hakkını arıyorsun, önünü kapatıyorlar. Her türlü yola başvuruyorlar’

‘Kaptan yenge Kore’ye geliyor mu?’

-‘Bir ay önce burada idi. Küçük kız İstanbul’da okuyor. Onun yanında kalıyor. Ara sıra gidip geliyor’

‘Kore genelinde özellikle Seul’de çok seviliyorsunuz. Sözleşmeniz bitiyor. Tekrar uzatacak mısınız?

-‘Şu anda önümüzde önemli maçlar var. Ondan sonra play- off maçlarımız. Şu anda onların programını yapıyorum. Henüz karar vermedim’

Şenol Güneş ile lig lideri ile oynadığı ve 90+3 de attığı golle 1-0 galip gelip, üç puan öne geçtiği maçtan sonra tekrar görüştük.

Güneş, o sohbette de çok şey söyledi.

Daha sonra FC Seul Başkanını ziyaret ettim. Başkan ile uzun uzadıya konuştuk.

Kore’de futbolun her geçen gün geliştiğini söyleyen Başkan Song, Şenol Güneş ile bir sıkıntıları olmadığını, ligde genç bir ekiple mücadele ettiklerini söyledi.

Başkan Song daha sonra bize bir yemek verdi. Yemekte, ‘İlk görüştüğümüzde iki maçı da kazanacağımızı söylemiştiniz. Ayağınız uğurlu geldi. Play-off maçlarına bekliyoruz’ dedi.

Başkana teşekkür ettik.

Cumartesi günü Kore’den ayrıldık. 12 saatlik uçak yolculuğundan sonra İstanbul Yeşilköy Havalimanına indik. Trabzonspor kafilesi ile birlikte gece Trabzon’a döndük.

Kore, çalışkan ve saygılı insanlarıyla, doğasıyla, her şeyiyle ve de Türklerin birinci sınıf vatandaş olduğu çok güzel bir ülke.

Koreye gitmemize vesile olan Şenol Güneş’e, Seul’de bize yardımcı olan Sinan Öztürk’e, Adnan Demir’e, FC Seul Kulübü yetkililerine, Kore’deki Türklere teşekkür ederim.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Günün gazete manşetleri16 Ocak 2017 Pazartesi 04:43
  • 90 milyar doları yönetecek Trabzonlu!14 Ocak 2017 Cumartesi 10:20
  • Trabzon Vakfı'ndan şok karar!13 Ocak 2017 Cuma 10:48
  • "Anayasa Mahkemesi teslim alınmıştır"11 Ocak 2017 Çarşamba 10:16
  • YUMUŞAK İNİŞ09 Ocak 2017 Pazartesi 13:03
  • Mevlid okuttu davadan kurtuldu!09 Ocak 2017 Pazartesi 09:00
  • Turizm dedikleri, Arap’tır bekledikleri09 Ocak 2017 Pazartesi 07:06
  • Yüzlerce uçak seferi iptal!07 Ocak 2017 Cumartesi 09:02
  • Şırnak'tan acı haber: 2 şehit!07 Ocak 2017 Cumartesi 03:09
  • 80 milyon kahraman var06 Ocak 2017 Cuma 14:42
  • YERİN KULAĞI
    • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
    • Utku ve Hasan Bozoğlu!
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    • Konsey toplantısı!
    • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
    • MHP sürpriz yapabilir!
    • Antalya’da sabah sporu!
    • Metin Kara’yı topa tutacak!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.