• BIST 99.913
  • Altın 280,046
  • Dolar 5,7300
  • Euro 6,2935
  • Trabzon 20 °C

AK Parti Trabzon’u kimler yönetiyor?

Hasan Kurt

  Trabzon, ekonomi ve sosyal yaşam açısından tarihinin en sıkıntılı ve karmaşık dönemini yaşıyor. Türkiye ve Trabzon’da geçmişte bugünkünden daha büyük ekonomik sıkıntılar olmasına rağmen, kent yaşamı hiçbir dönem bugünkü gibi sönük olmadı.
Trabzon’daki sosyal yaşamın bu denli gerilemesinin ana nedeni, ekonominin yanısıra hükümetin ve Trabzon’daki bürokrasinin ve siyasi erkin tavrı ve kararlarıdır.
Geçenlerde AK Parti Trabzon il yönetiminde başkan yardımcılığı yapmış bir isimle sohbet ederken, ‘AK Parti’de 15 Temmuz’dan bir süre öncesine kadar, partide kararları Milli görüşçüler ile Fetocular veya sempatizanları ortaklaşa alırlardı. Bu iki grup, toplantılarda karşı görüşte olurlardı. Partiye ANAP’tan, MHP’den, DP’den gelenler veya bu iki gruptan olmayanlar, bir atama ile ilgili görüş birliğine vardıklarından, Milli görüşçüler ve Feto sempatizanları hemen birlik olurlardı’ dedi. 
AK Parti eski il yöneticisinin bir diğer iddiası ise; AK Parti’de il ve ilçe yöneticilerinden hatta milletvekillerinden daha fazla din adamlarının, hocaların etkili olmaları. Eski il yöneticisi, din adamlarının, hocaların, ayrıca parti genel merkezinde ve zirvede etkili olduklarını da ileri sürüyor.
AK Parti’de; milletvekilleri ve parti yönetiminin mi yoksa eski yöneticinin iddia ettiği gibi dini grupların ve liderlerinin etkili olup olmadıklarını bilmiyoruz.
Trabzon’da özellikle son 10 yılda yapılan atamalar ve icraat göz önüne alındığında, eski il yöneticisine hak vermiyor da değiliz.

KÖFTE-HAŞLAMA!
AK Parti’den belediye başkan aday adayı olan bir isim de eski yöneticinin söylemlerine paralel şeyler söylüyor. Belediye başkan adayı, ‘Bayburt’u küçümsemek anlamında söylemiyorum. Trabzon’daki sosyal yaşam Bayburt gibi olmaya başladı. İnsanlar, gece bir restorana gidip, sohbet edemez oldular. Trabzonlunun en büyük lüksü Akçaabat’a gidip köfte, haşlama yemek oldu. İnsanların önemli bir bölümü ekonomik bir bölümü de mahalle baskısı nedeniyle restoranlara gidemiyor. Restoranlarda yiyip içemeyenler damlara, köylere çıkıyor, evinde içiyor. İçki içenlere bir gurup dinden çıkmış muamelesi yapıyor. Bizim partide açıkta içki içene rastlamak mümkün değildir’ diyor.
Bir ilçeden belediye başkan adayı olan isim, Trabzon basınını da eleştirerek, ‘Trabzon medyasının büyük bölümü belediye memuru, partinin elemanı oldu. Gazeteler de gördüğüm kadarıyla esir alındı. Siz bile yazmıyorsunuz, yazamıyorsunuz. Eleştirmiyorsunuz’ dedi.
Ülkenin sosyal yaşamının ölçüsü elbette içki içip içmeme veya restorana gidip gitmeme değildir. Ölçü, ülkeyi yönetenlerin eğitim ve bürokrasi politikası, siyasi ve ekonomik tercihleri, uygulamaları, icraatıdır. Hatta rejimdir, ülkenin yönetim sistemidir.
İran’da veya Suudi Arabistan’da bir restoranda vs. içki içebilir misiniz veya kadınlar başları açık gezebilirler mi? Gezemezler, çünkü rejim buna müsaade etmez.
Türkiye’de, rejimin böyle bir dayatması, yasaklaması yok. Ancak, partide kumanda masasında olan ülkeyi idare eden kadro, sistematik olarak toplumu şekillendirmeye, dönüştürmeye çalışıyor. Çokları,  Ülkede din ve cami eksenli bir siyaset güdülüyor, düşüncesinde!

AYASOFYA

ayasofya-002.jpgAK Parti’de siyaset yapanların ve bu partiye oy verenlerin büyük ekseriyeti, hükümetin etkin kanadının din ve cami eksenli siyasetine, icraatına ve uygulamalarına karşı olmalarına rağmen farklı nedenlerle seslerini çıkaramıyor ya da bir şey olmaz diyorlar.
Trabzon’daki tarihi Ayasofya Müzesi’nin, yarısının veya tamamının camiye dönüştürülmesine karşı olanlardanız. Osmanlı İmparatorluğu döneminde bile gayrimüslimlerin ibadethanelerinin çok azı o da ihtiyaçtan ötürü camiye dönüştürülmüştü. Kent merkezindeki 50 kilisenin ancak 10’u camiye çevrilmiş ve yıllar içerisinde Trabzon’da kiliselerden daha fazla cami yapılmıştır. Cumhuriyet ile birlikte Trabzon’da bir iki istisna dışında tüm kiliseler yıkıldı. Ziraat Bankası’nın, Saray Sineması’nın yerindekiler ve Kemerkaya’daki büyük kiliseler yıkılanlar arasındadır. En son, 1960’lı yıllarda yıkılan da Postane’nin 60 metre batısındaki eski kilisedir. Yıkılmayan Kiliselerin bir kısmı da okul vs. olarak kullanılmaktadır.
Ayasofya Kilisesi, Müzesi ve camisinin, Fatih Sultan Mehmet Han’ın Vakfına ait olduğu tartışmalıdır. Ayrıca, bu tarihi yapının Fatih Vakfına ait olması da, o mekanın camiye dönüştürülmesi için bir gerekçe olamaz, olmamalıdır.
Önceki gün bir gazetede, Ayasofya’nın restorasyonunda, duvarlardaki fresklerin, resimlerin vs. kapatılacağı haberi vardı. Fresklerin, resimlerin üzerine pano çekilecekmiş. Benzer bir olay, eski kilise olan Ortahisar camisinde yapılıyor. Mekanın zeminindeki mozaiklerin üzeri halı ile örtülmesi. Mozaiklerin üzeri zaten cam ile kaplanmış. Bir de üzerine halı… Olacak iş değil! 
Bu iki ve benzer olayların temelinde, din ve cami eksenli siyaset ve de ideoloji yatar. 
***

Ayasofya’nın müze olarak kalması veya Ortahisar camisinin zeminindeki mozaiklerin üzerinin kapatılması, bizi iyi bir Müslüman mı yapar? Bu operasyon ile dinen, siyaseten ve ekonomik olarak ne kazanırız? Bu memlekette camiye ihtiyaç varsa, zaten yapılıyor. Hem de binlerce. 
Bu operasyonu yapmakta amaç ne?
AK Parti Trabzon milletvekilleri veya il başkanı Haydar Revi, bu operasyonun Trabzon’a, dinimize ne tür bir fayda sağlayacağını bir açıklasa.
Atina’daki tarihi Dizdar Mustafa Ağa camisini Yunanlılar müze olarak kullanıyor, biz ise Trabzon’daki kiliseyi camiye çeviriyoruz. 
O Ayasofya’ya ve diğer tarihi mekanlara, her yıl yüzbinlerce yerli yabancı turist geliyor. Bu insanlar bu kentte kalıyor, yiyor içiyor. Milyonlarca lira para bırakıp gidiyorlar. 
Bu eserler, tarihi ve kültürel değerlerimizdir. Bir ülkenin kültürel değerleri o ülkenin zenginliğidir, vazgeçilmezleridir. 
Bu ve daha onlarca olayı, uygulamayı, hükümetin icraatını vs. göz önüne aldığımızda haklı olarak AK Parti’yi ve dolayısıyla ülkeyi hangi düşünce, ideoloji yönetiyor sorusunu soruyoruz.

Hasan KURT

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.