• BIST 86.791
  • Altın 246,721
  • Dolar 6,0004
  • Euro 6,6999
  • Trabzon 20 °C

AK Parti’nin adayları!

Yer KULAK

   AK Parti’nin Trabzon ilçelerindeki adaylar, bu akşama kadar bir iki ilçede değişiklik olmazsa belli oldu. Adayları dün akşam saatine kadar netleşmeyen ilçeler Çarşıbaşı, Yomra ve Hayrat…

 

ak-parti-007.jpgAK Parti genel merkezinden gelen haberlere bakılırsa, ilçe belediye başkan adayları şöyle; Ortahisar’da Ahmet Metin Genç, Akçaabat’ta Osman Nuri Ekin, Maçka’da Koray Koçhan, Sürmene’de Rahmi Üstün, Tonya’da Osman Beşel,  Of’ta Salim Salih Sarıalioğlu, Araklı’da Recep Çebi, Arsin’de Mehmet Sait Gürsoy, Çarşıbaşı’nda Zekeriya Karaçengel, Çaykara’da Hanefi Tok, Dernekpazarı’nda Mehmet Aşık, Köprübaşı’nda Uğur Aydın, Vakfıkebir’de Muhammet Balta.  
AK Parti il yönetiminden bir isim Yomra Belediye Başkanı İbrahim Sağıroğlu’nun yeniden aday gösterildiğini söyledi. AK Parti, Beşikdüzü ve Şalpazarı ilçe belediye başkan adaylığını MHP’ye bıraktı. MHP Genel merkezi ise bu iki ilçe dışında Çarşıbaşı ve Yomra’yı da istiyor. 

Çarşıbaşı’nda  Mehmet Turan

mehmet-turan-001.jpgÇarşıbaşı eski belediye başkanlarından Mehmet Turan’ın, çevresinde gelen aday ol baskısına olumlu cevap verdiği bildirildi. İYİ Parti’den Çarşıbaşı ilçe belediye başkanlığına aday olacak Mehmet Turan’ı, CHP’nin de destekleyeceği belirtildi. Turan’ın önümüzdeki günlerde adaylığını açıklayacağı söyleniyor.

Akçaabat sahil yolu 

akcaabat-sahil.jpgTrabzon ili genelinde trafiğin en yoğun olduğu bölge Ortahisar- Yomra, Ortahisar- Akçaabat arasındaki sahil yoludur. 
Yomra’daki yoğunluğu azaltmak için Kaşüstü’nde mevcut yolun altına ikinci bir yol yapılıyor. Kaşüstü’ndeki dal-çık trafik yoğunluğunun ne ölçüde azaltacak belli değil.
Ortahisar- Akçaabat arasındaki yoğunluğu azaltmak için, Söğütlü’de Eğitim Fakültesi ve Düzköy yol kavşağında düzenleme planlandı. Hatta iş ihalede edildi. Sonra, istimlak bedeli ve yapım ücreti fazla olunca bu projeden vazgeçildi. Akçaabat’ın batı girişinde Kavaklı camisinden Yıldızlı Akyazı dolgu alanına yakın bir mesafeye kadar deniz dolgusu planlandı. Bu planlamayı da Akçaabatlı olan Karayolları Genel Müdürü Abdulkadir Uraloğlu yaptığı söylendi.
Deniz dolgusu ile yapılacak bu yola tepkiler gelmeye başladı.
Kuzey Ekspres okurlarından Ömer Aliş, ilçe kent konseyini eleştirdi ve şöyle dedi;
‘Atı alan Üsküdar’ı geçeli yıllar oldu. Kavaklı’dan başlayarak Darıca tamamı ve Salacık’ın bir kısmını dolgu alanı yaptınız. Yaylacık dolgu alanı spor ve sosyal alandan çıkarttınız. Spor tesislerinin yerlerine başta TOKİ olmak üzere Milli Eğitim Bakanlığına devrettiniz. Sahillerdeki yerlerin tamamını, meralar, yaylaları Trabzon büyükşehir belediyesine devrettiniz. Şehir içinden geçen tanjant diye adlandırılan yolun istimlakında ücretleri farklı ödediniz, bazı arsalarda 18. Madde uyguladınız. Hak yediniz. Yolların yapımına gelince sıkıştınız mı bu yol Büyükşehir’in dediniz. Zamanında kent konseyi kurmadınız. Daha neler neler... Şimdi iş işten geçti göstermelik konsey kurdunuz. Bu konseyin hiçbir önemi ve yaptırımı yok artık’
Ortahisar Akçabat çıkışı arasındaki trafik yoğunluğunu azaltmak için sahilden yolu geçirmek, Söğütlü ve Akçaabat’ın denizle irtibatını kesmek demektir. 
Bu bölgede deniz dolgusu ile yol yapana kadar, 70 km si tünel geçişli 77 km.lik Beşikdüzü- Of arasındaki çevre yolunun bu bölümünün tünelle geçilmesini uzmanlar dolgu ile yapılacak yolun maliyetine eşdeğer olduğunu söylüyorlar. 
Trabzon ilindeki sahil yolunda trafik yoğunluğunu ortadan kaldırmak için yapılması gereken tek iş, tünel geçişli güney çevre yoludur.

Siyasi ve demografik coğrafya akışkandır!

Size canınızı sıkacak bir şey söyleyeceğim. Anadolu'da Türklerden ve Müslümanlardan önce yaşayan, kadim vatanı Anadolu olan halklar vardı. Helence konuşanlar (Selçuklular ve Osmanlıların bunlar kendilerine Roma'lı dedikleri için Rum dedikleri), Ermenice konuşanlar, Süryaniler, Kürtler, Lazlar vesaire vesaire. Bunlardan üçü, Ermeniler, Rumlar ve Süryaniler, Birinci Dünya Savaşı'nın trajik süreçleri içinde Anadolu coğrafyasını, kadim vatanlarını kaybettiler. Ama Süryaniler, Anadolu Ermenileri ve Rumları'nın çocukları, torunları, torunlarının çocukları torunları arasında Anadolu coğrafyasına ve buradaki kültürlerine kadim vatanları olarak bakmaya devam eden milyonlar var.
Türkiye'nin bir devlet olarak "beka" meselesi ile kendilerini etnik ki aslında ırk olarak "Türk" sananların bu devlete hakimiyetlerinin "beka" meselesi aynı şey değildir.
Siyasi ve demografik coğrafya akışkandır. Değiştirilebilir. Unutmayın ki bugün bir Helen şehri haline gelmiş olan Selanik'te, Birinci Dünya Savaşı öncesi Helenler azınlıktaydılar. Çoğunluğu Yahudiler (İspanya'dan yüzlerce yıl önce iltica etmiş Safaradlar), Bulgarlar, Müslüman Pomaklar, Türkler gibi Helen olmayanlar oluşturuyordu.
Türkiye'de devletin "beka"sını tehdit eden en büyük tehlike, bu devletin "beka"sının neye bağlı olduğunu bilme, belirleme ehliyet ve hakkını kendinde gören ve siyasetin arka planında kalarak siyaset yapan dar bir kadronun yapabileceği stratejik hatadır.

Türkiye'nin Edirne'den Hakkari'ye, Muğla'dan Artvin'e bütünleşik bir vatan ve millet olarak "beka"sı, kendini "Türk" sayanların Türk saymadıkları insanların bu vatanda kendileriyle eşit anayasal haklara sahip olmalarını kabul etmeyen etnik ve dini bir hakim unsur sananların kendi "hakimiyetlerinin beka"sını devletin bekasının yerine ikame etmelerinin aşılmasını gerektiriyor. Bu aşılabilecek mi? Bilmiyorum. Gençlerimiz görecekler.
Bu analiz nereden aklıma geldi? Şuradan aklıma geldi. Özellikle Yunanistan'da Anadolu kökenlilerin Anadolu'nun tarihi ve kültürel coğrafyasına ilgileri devam ediyor. Müzikle ifade edilen ilgiler hep dostça. Bu ilginin Türkiye'nin arazisi ve anayasal yurttaşlığa dayanan milleti ile bütünlüğünün güçlendirilmesi için iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Değerlendirilebilir mi? Evet. Değerlendirilme ihtimali var mı? Erken ölmeyenlerimiz görecekler. 
Bu arada Sayın Bahçeli'ye hatırlatmak isterim. Kemençe de Tulum da, aksak ritim de, horon da Orta Asya'da yoktur. Söz konusu kültür ne Türklere ne Ermenilere ne Lazlara ne Gürcülere aittir. Bu kültür tarih ve coğrafya olarak Karadeniz'e aittir. Karadenizlilik Türklüğü ve Müslümanlığı içeren de Türklüğe ve Müslümanlığa indirgenemez. 
(Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel)

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.