• BIST 122.414
  • Altın 295,907
  • Dolar 5,8929
  • Euro 6,5421
  • Trabzon 9 °C

Akçaabat Pazarı Can Çekişiyor

Yer KULAK

  Trabzon’un tanınmış fotoğraf sanatçısı, emekli de olsa gazeteci Atilla Alp Bölükbaşı meşhur Akçaabat Salı Pazarıyla ilgili ilginç bir değerlendirme yaptı. Bölükbaşı şöyle dedi:
‘Akçaabat Pazarı denilince yüzlerce yıllık bir geleneğin devamı gelir akla... Burada doğal yetiştirilen "Köy" ürünleri pazara iner, çiftçiler getirdikleri ürünleri satarak hem kendi ailelerine hem de bulundukları coğrafyaya maddi olarak katkıda bulunurlar.
akcaabat-pazari.jpgYüzyıla yakın bir zamandır da civar iller ve ilçelerden gelen, pazartesi akşamdan bir borsa gibi sabaha kadar alışveriş yapılan, ürün satılan bir pazardır da aynı zamanda. Bunu yakın takip edenler bilir... Ve sabah olunca köylerden akın akın çiftçiler sepetlerinde, çantalarında ya da çuvallarında bahçelerindeki ürünleri, peynirlerini, yağlarını, yumurtalarını pazara getirir sergiler...
Karadeniz'in en eski ama en ilkel pazarıdır Akçaabat Pazarı. Ne bir tezgah ne bir düzen ne de bir sosyal alandır burası. Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu pazarın ihtiyacını gidereceği bir tuvaleti bile yoktur...

Hep övünürüz ya övgülerimiz geçmişin zenginliğinin yansımasıdır adeta bir miras gibi... Yeni birşey katmadan... Bu ayrı bir tarafı tabi... Hep siyaset yapan ve "Çok bilen" kişilerin vurdumduymaz arka bahçesi gibidir buraları... Bir zabıta ya da bir denetleyici göremezsiniz... Ya girişlerde araçların trafiğinde bir görünürler ya da "çekin ürünleri, burayı taşmayın" diyecek kadar iki kelime ederler.
Evet, konumuz pazar ama asıl değinmek istediğim pazarın fiyatları ve "Köy"den geldiği söylenen ve fiyatlarının uçuk bir şekilde tezgahlarda satıldığı ürünler.
Bir bakıyorsunuz köy yumurtası sergileniyor. Bu arada bir moda şimdi "Gezen Tavuk", Ayakta Yürüyen Tavuk", "Oturan Tavk", "Koşan Tavuk", "Zibillikte beslenen tavuk" gibi deyimler moda olmuş... Çok ilginç değil mi... Bir zamanlar kızılderili filmlerindeki gibi "Oturan boğa" gibi... gülüp geçiyorum ama bir taraftan da nereye sürüklendiğimizi sorgulamıyor değilim.
Ellerinde büyük yoğurt kaplarının içinde yüzlerce yumurta ile pazara gelip, 10'ar, 20'şer adetlik yoğurt kaplarına koyulan yumurtalar "Köy yumurtası, doğal yumurta" adı altında insanların sağlığı ve cüzdanını hiçe sayarak satılıyor ve kimse buna engel olmuyor.
Neymiş efendim "Ben bunları 10 dönümlük fındıklığın içinde bakıyorum" diyor köylü vatandaş. Soruyorum "ne yediriyorsun", "misir, lahana" diyor. Başka diyorum "E yumurtamayiler, yumurtlyamalari için yem alıyrım" diye de ilave ediliyor. Uyanık tabi köylü, denetimsiz bir pazarın uyanık simsar satıcıları... " O zaman niye köy yumurtası olarak satıyorsun" diyorum... önce susuyor sonra "köyde geziyler daaa" diyerek başlarını başka yöne çeviriyorlar.
   Diğer ürünlerin fiyatları ise market ve bakkaldakilerin nerede ise 2 katı. Turp bakkalda 2 tl, burada 5,6 tl. Mandalina markette 3 tl burada 5-6 tl.
Yani hem geleneksel köy pazarı kültürünü kaybediyoruz hem de kadınlar eliyle güvensiz ve kültürsüz bir para kazanma hırsına bu geleneksel pazarımızı feda ediyoruz.
Lütfen bir ilgilinin buna dur demesini bekliyoruz...
Ey ilgililer ilginizi ilgilenerek gösterin ve ilgi düzeni getirsin. Duyurulur…’

Çal Mağarası girişindeki inşaat!

  cal-magarasi.pngKültür ve Turizm eski müdürlerinden İsmail Kansız, Çaml Mağarası girişinde halen yapımı süren bina ile ilgili bir paylaşımda bulundu. Kansız şunları söyledi:
‘Dünyaca ünlü Çal Mağarası girişinde halen yapımı süren bina ile ilgili sosyal medyada yaptığımız paylaşım "çevrenin dokusuna uygun" olmadığı gerekçesi ile bir çok kesimden eleştiri almıştı.
  İlgililer yapının projelerini paylaşınca binanın doğa ile uyumlu olduğu ve dar alanda şık bir görünüşe sahip olacak şekilde planlandığı ortaya çıktı.
Bu tür hassas bölgelerde yapımı süren inşaat restorasyon gibi iyileştirme yenileme faaliyetleri önceden kamuoyu ile paylaşılması yanlış anlamaları önlemesi açısından önem arzetmektedir. İnşaatın yanında bir tabela ile "bittiğinde böyle olacak..."  diye  fotoğraflarla kamuoyu bilgilendirilebilirdi.
Zengin tarihi ve doğal güzelliklere  sahip ilimizin  değerlerini korumak için hassas davranmak gerekiyor.
Bilgileri ve görselleri paylaşıp kamuoyunu aydınlattıkları için ilgililere teşekkür ediyoruz.

Avrasya Üniversitesi ve  Yomra Belediyesi arasındaki park savaşları üzerine!

avrasya.jpg40 dönüm arazi ve Yomra’da deniz kenarında
Kitap okuma alanı değil.
Ders görme alanı değil
Proje üretme alanı değil
Toplantılar ve konferanslar alanı değil
Konserler ve şenlikler alanı değil
Peki ne alanı?
Üniversite öğrencilerinin gezip dolaşacağı bir alan!
Yomra Belediyesi ne diyor.
Öğrencileriniz birinci sınıf da Yomra halkı ikinci sınıf mı?
Bizim vatandaşlarımız da gezip dolaşsın. Piknik yapsın. Nefes alsın.
Avrasya Üniversitesi yönetimi ne diyor.
Bizim dediğimizi yapmazsanız gideriz !
Yomra ya gelebilmek için bin türlü girişim yap, bin tane araya adam sok, bin tane yazı yazdır Amacına ulaş.
Şimdi de giderim diye tehdit et.
Tehdit ettiğin kişi ise seçilmiş belediye başkanı, Yani Yomra halkının temsilcisi.
Devlet yetkililerine de çağrımdır.
Hazine arazilerine sahip çıkın.
Avrasya Üniversitesi yönetimi gözüne kestirmesin...
Giriş yapar, çıkış yapmaz.
Ders verilen binaya bakın, bir de gezilmesi için ayrılan alana bakın...

(Halil İbrahim İLELİ)

                                                  ************

   Fransa cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un NATO'nun beyin ölümünün gerçekleştiğini söylemesi yerinde ve oldukça haklı bir tespittir. NATO II. Dünya Savaşından sonra Sovyetler Birliğine karşı kurulmuş ve Sovyetler Birliği dağılınca misyonunu tamamlamış askeri bir pakttı. Bu işlevsizliğini aşmak için de Afganistan'da ve Ortadoğu'da Müslüman ülkelere sözde demokrasi götürerek ömrünü uzatmaya çalışmaktadır. Macron'un bu sözüne bay en başkanın cevabı ise ilginç! ''Sen önce kendi beyin ölümüne baktırt!'' Birincisi NATO'nun sessiz sedasız kurulmuş askeri üslerle işgal ettiği bir ülkenin başındaki birisi olarak yerli ve milli konseptte Emanuel Macron'a destek vermesi gerekirdi. Ama öyle olmadı, Avrupalılardan çok daha Avrupalı bir dil kullandı. İkincisi beyin ölümü gerçekleşmiş bir insanın irade koyup kendi beyin ölümüne baktırması imkânsız bir durumdur. Bay en başkan imam hatipte mantık görmediği için çuvallamış. Üçüncüsü bay en başkan bu garip çıkışıyla aslında kendi iktidar kaynağını da ifşa etmiş oluyor. AKP iktidarı Amerika'nın NATO konsepti içindeki Büyük Ortadoğu Projesi liderliğinde FETÖ ile işbirliği yaparak Kemalist vesayeti tasfiye yaparak Soğuk Savaş sonrasındaki süreçte kurulmuştu. Onun için NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti, demek Türkiye'de çoktan mevta olmuş AKP iktidarını da gömelim, demek!
(Metin KONDEL)

                                                     **************
Doktorunuz diyor ki!

doktorunuz.jpg  Bazı gıdalar kan şekerini hızlı yükseltir.Vücut bunu fark eder, kan şekerini düşüren maddeyi (insulin)hızla salgılar.Hızını alamayan insulin kan şekerini fazla düşürür. Kan şekeri düşünce açlık hissi doğar,yemek yenilir.Bu döngü devam ederse öğünler sıklaşır, kilo alınır. Şeker hastalarında insulin ya hiç yoktur ya da yetersizdir. Kan şekerini hızlı yükselten gıdaları yiyen şeker hastalarında kan şekeri uzun süre yüksek kalır, sonuçta vücut zarar görür. Aşağıdaki gıdaların  yanındaki rakamlar o gıdanın kan şekerini yükseltme hızını gösterir.Kilo almak istemeyenler ve şeker hastaları yüksek rakam yazılı gıdalardan kaçınmalı. Sebze ve meyvalarda rakamlar düşük (15-30),ette(sığır, tavuk, balık) ve yağda (hayvansal, bitkisel)en düşüktür. Örnekleri kan şekerini en hızlı yükselten gıdalardan seçtim:
Bulgur pilavı(55), Coca Cola(60), çay şekeri(65), gazoz(68), mısır unu (70), bisküvi(70), kek(73), muhallebi(75), patates haşlaması(82), pirinç pilavı(85), beyaz ekmek(90), mısır patlaması (93), patates kızartması(98), bira(110)…
(Dr. Kemal KÜÇÜKALİ)

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.