• BIST 107.303
  • Altın 153,246
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Trabzon 16 °C

Akçaabat’tan haberler- yorumlar

Akçaabat’tan haberler- yorumlar

Dün birkaç saatliğine Akçaabat’ta idik!

Birkaç yıldır yazları Mersin’deyiz. Mersin’in gündüzleri pek tadına çıkartma şansımız yok. Sabahları Trabzon’a geliyoruz akşamları dönüyoruz.

Mersin’in keyfini Tayfun Sezeroğlu çıkartıyor. Ali Sali ile birlikte sabah akşam Mersin Plajı’nda.  Mersin’de Bakkal Engin Köroğlu’nun kahvesinin önünde akşamları sohbet ve ardından oyun oynuyoruz. Köroğlu Balıkçılığın patronu Ahmet ile belediye Başkanı Hasan Ali Genç, Ülfet Kırcı, Çemşit Hüsnü Saraç ağabeyisi Barni Mustafa bağırtı gürültü, kızdırma, şakalaşma derken bir iki saat stres atıyoruz.Kahvenin önündeki sohbette halka epey genişliyor. Öğretmenliğinin yanı sıra çiçekçilik, balıkçılık, seracılık, kuşçuluk vs. aklınıza ne geliyorsa hemen her şeyi üreten Jilet Hasan Hocamız, Almanya’dan emekli Aslan Köroğlu amcanın heyecanlı Bulgaristan maceralarını, gençlik dönemindeki Yunus avcılığını pür dikkat dinliyoruz. Behlül Altun’un şoförlük anıları, Balıkçı Mehmet ve Ahmet kardeşler, Kepabçıoğlu Mehmet, Sağlık Ocağı doktoru Enver ve Tevfik Altun ve genç arkadaşlar.. Engin’in kahvesinin önü akşamları gerçekten renkli.!

Önceki akşam Şirnak’tan misafirimiz vardı. Aslında misafir değil Mersin’in yerlisi.Yarbay Hakan Saraç.. Jandarma Yarbay Hakan, bir yıldır Şirnak’ta. Operasyondan operasyona, çatışmadan çatışmaya gidiyor. İznini baba ocağında geçirmek için Mersin’e geldi. Eczacı Mithat Nuhoğlu da komşumuz. Nuhoğlu, gençlik dönemlerinde iyi top oynardı. Şansı yaver gitmedi. Mithat Nuhoğlu ile birlikte dün sabah Akçaabat’a geldik.

Hastanenin karşısında Akçaabat’ın en eski tüccarlarından olan eniştemiz Güngör Turhan’ın fındık alım yerine uğradık. Oğlu Serkan bizi kapıda karşıladı. Alçak sandalyede oturduk.Darıca Belediye Başkanı Mehmet Kocabaş, bitişikteki Halk Bankası’ndan çıktı. Birkaç dakika sohbet ettik. Ardından Halk Bankası müdürü, üç- beş dakika sonra Mehmet Krandi. Dükkana gelen gidenlerin hemen hepsi fındığı soruyor. Serkan, ‘fiyat bekliyoruz. Şu anda alım yok’ diyerek gelenleri geri çeviriyor.  Akçaabat hareketli bir ilçe! İlçenin çok sorunu var. Ancak en büyük sorun otopark! Serkan’ın mağazasının önünde otururken, trafik polisleri ellerinde kağıt kalem, yolun sağına soluna park eden araçların plakalarını yazıyordu.Serkan ile vedalaşırken, Akçaabat Haber Gazetesi’nin dağıtıcısını görüyorum. Bir gazete uzatıyor.

Akçaabat Haber denilince akla İsmail Topal gelir.İsmail, Trabzon’da mektepli gazetecilerden biridir. Ankara’da basın- yayını bitirdi. Akçaabat’ta tek başına gazete çıkarıyor. İlçenin nabzını elinde tutuyor.

Bugün köşemize İsmail’in son yazılarından bir kaçını alacağız.

 

 Her ikisi de

Her ikisi de Kara Harp Okulu ve Kara Harp Akademesi mezunu.

Her ikisi de Piyade Tümeni’nde şube müdürlüğü yapmış.

Her ikisi de Kara Harp Okulu’nda öğretim üyesi olarak ders vermiş.

Her ikisi de Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanlığı görevinde bulunmuş.

Her ikisi de Tugay Komutanlığı yapmış.

Her ikisi de Kolordu Komutanı olarak hizmet vermiş.

Her ikisi de...

Bu listeyi olabildiğince uzatmak mümkün!

Ben ana hatlarıyla çakışan bazı görevlerini sıraladım.

Özgeçmişlerine bakacak olursanız daha çakışan birçok nokta bulabilirsiniz.

Peki, kim mi bunlar?

Biri orgeneralliğe terfi eden Akçaabatlı hemşerimiz Korgeneral Aslan Güner.

Diğeri ...

Diğeri ise; 2008 YAŞ Toplantısı sonrasında emekliye ayrılacak olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt.

Bunları niye mi yazdım?

Genelkurmay Başkanlığı’na atanan Orgeneral İlker Başbuğ 2010 yılında emekliye ayrılacak.

2010 yılında Başbuğ’un yerine, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na atanan Orgeneral Işık Koşaner atanacak.

2010’da Genelkurbay Başkanı olacak Koşaner ise 2013 yılında yaş haddinden emekliye ayrılacak.

Sonra...

Sonrasını bilmem.

Asker işi bu; pek de anlamam.

Hem askerliğimi yapmadığımdan anlamam, hem de askerin bu kadar uzun vadeli planlamayı nasıl yaptığından anlamam...

Bir "her ikisi de" yazısı daha

Her ikisi de Kara Harp Okulu ve Kara Harp Akademesi mezunu.

Her ikisi de Piyade Tümeni’nde şube müdürlüğü yapmış.

Her ikisi de Tugay Komutanlığı yapmış.

Her ikisi de Genelkurmay Daire Başkanı olarak hizmet vermiş

Her ikisi de Genelkurmay Genel Sekreterliği görevinde bulunmuş.

Her ikisi de...

Bu listeyi de yukarıdaki liste gibi olabildiğince uzatmak mümkün.

Yine ana hatlarıyla çakışan birkaç görevlerini sıraladım.

Peki, yine “kim bunlar” diye mi soracaksınız?

Orgeneral olan Akçaabatlı hemşerrimiz Korgeneral Aslan Güner’i hemen anlamışsınızdır.

Diğeri ...

Diğeri de bir Akçaabatlı.

Halen Genelkurmay Genel Sekreteri olarak görev yapan Tümgeneral Salih Zeki Çolak.

Ne mi demek istedim? Hiiiç.

Dedim ya ben askerlik yapmadım ve askerin işinden anlamam

 

 

KÖSE’NİN ÖNERİSİ REDDEDİLDİ

Akçaabat’ta eğitim alanında yaşanan fiziki mekân sıkıntısı herkesin malûmu. Bu sıkıntıların ortadan kaldırılması için yapılan yatırımlar da yok değil. Bu yatırımlarla birkaç yıl içeri-sinde Akçaabat’ta şu an yaşanmakta olan birçok sorun da çözüme kavuşacak.

Ancak bizim şu aşamada kısa vadeli çözümlere de ihtiyacımız var. Bunun için de eldeki imkânların en verimli şekilde değerlendirilmesi şart.

Bu konuda ne yapılabileceğini düşünürken, Milli Eğitim Müdürü Mehmet Salih Köse’nin bu konuda çoktan girişimde bulunduğunu öğrendim.

Tabii girişimini öğrendikten sonra da akim bir girişim olarak kaldığını öğrenmem de çok zaman almadı.

Mehmet Salih Hoca’nın pratik zekâsını her zaman takdir ettiğimi söylerim. Kimi zaman yapılabilir olmasını mümkün görmediğim şeyleri bile yapılır kılacak bir söylemle gündeme yeni yeni şeyler getirmesini de aynı takdirle karşılayanlardanım.

Hocam bu kez yapılabilir, en azından ben öyle düşünüyorum, bir konuyu ilgili mercilere bir yazıyla aktarmış.

Yazının özünü, fiziki mekân yeter-sizliğinden yakınan merkezdeki eğitim kurumlarının bu sıkıntısını orta-dan kaldırmak, oluşturuyor.

Önerisi de şu:

Milli Eğitim Müdürlüğü halen Sağlık Meslek Lisesi’nin eğitim gördüğü binaya, Sağlık Meslek Lisesi de halen Akçaabat Lisesi’nin geçici olarak kullandığı eski Kız Meslek Lisesi binasına taşınacak. Milli Eğitim Müdürlüğü’nün boşalttığı binaya ise Halk Eğitimi Merkezi taşınacak.

Halk Eğitimi Merkezi’nin boşalttığı İmam-Hatip Lisesi binasının bir kısmı da Akçaabat Lisesi’ne tahsis e-dilecek.

Bu teklifi değerlendirmeye alan yetkililer, müfettişler bazında yaptıkları bir değerlendirme sonunda teklifin reddine karar vermişler. Ret yazısı geçtiğimiz hafta Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderildi.

Ret gerekçesini doğrusu merak ediyorum.

Tabii ret kararı verenlerin konunun çözümü için ne önerdiklerini de...

 

 

ÖPMEYE MERAMINIZ VARSA

Yayla şenlikleri ve yaz sıcakları Akçaabatlılar’ın yaylaya akın etme-sine neden oluyor. Özellikle hafta sonlarında Akçaabat’ın yaylalarında mahşeri bir kalabalık oluşuyor.

Bu nüfus hareketi beraberinde de bazı sorunları getirmiyor değil.

Bu sorunlardan birini direkt olarak yaylaya gidenler yaratırken, diğer sorundan da direkt olarak yine aynı kesim etkileniyor.

Bu sorunların ilki yaylalarda müthiş bir çevre kirliliğinin ortaya çıkması. Bilinçsiz bazı günübirlikçilerin piknik yapacak malzemeleri getirdikleri poşetleri ve yaptıkları pikniğin ardından ortaya çıkan atıkları öylece bırakarak geri dönmeleri yaylaları çöp tehdidiyle karşı karşıya bırakıyor.

Bu konuda acil olarak önlem alınmalı.

Yaylaların ziyaretçi akını çok olan bölümlerine geçici çöp konteynerleri kurulmasıyla bu sorunun önüne geçilebileceği gibi Çevre ve Orman Bakanlığı ekiplerinin kontrolü de bu kendini bilmezlerin yarattığı sorunu ortadan kaldırabilir.

Diğer sorun ise keneler.

Son yıllarda Türkiye’nin günde-mine oturan ve birçok kişinin ölümüne neden olan keneler, ilçemizde de korku yaratıyor.

Gerçi bizim buranın kenelerinin zehirli olmadığı açıklandı ama yine de kimse çocuğunun orasına bura-sına yapışmış bir kene görmeyi arzu etmiyor.

Bu konuda halkın bilinçlendirilmesinin lazım geldiği gibi yetkililerin de konuyu önemsemesi gerekiyor.

Ama yetkililerin tam tersi bir görüntü ortaya koyduğuna da şahit olmak bizi üzüyor.

20 Temmuz’da gerçekleştirilen Hıdırnebi Yayla Şenliği’nin önce-sinde yayımlanan Organize Komitesi’nin kararları arasında yaylanın keneye karşı ilaçlanması da vardı. Doğrusu sevinmiştik.

Ancak bu ilaçlama gerçekleştirilmedi. Neymiş efendim, para yok-muş. Tabii bu işi köy muhtarlarına yıkarsanız olmaz.

Hâlbuki her çadırdan fazladan bir 10 YTL alınsa aranan kaynak rahatlıkla bulunulurdu.

Tabii meramınız öpmekse..

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrasya ve Ömer Yıldız!27 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Belediye’ye haksızlık!26 Ocak 2016 Salı 06:47
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.