• BIST 105.268
  • Altın 163,398
  • Dolar 3,9604
  • Euro 4,6498
  • Trabzon 12 °C

Aklım fikrim kalbim TRABZON’DA!

Aklım fikrim kalbim  TRABZON’DA!
Ganita ve Trabzonspor sevdalısı bir adam…

Trabzon’dan 40’lı yaşlarının başında ayrılan, evini ve ticari hayatını İstanbul’a taşıyan işadamı Hasan Kadayıf, her fırsatta Trabzon’a gelip hasret gideriyor. Doğduğu yer olan Ganita’ya şiirler yazan Kadayıf, Trabzonspor’a olan bağlılığını da 100 yıllık aidatını peşin ödeyerek gösterdi. Tam bir Trabzon ve Trabzonspor aşığı Hasan Kadayıf: “Ticari olarak İstanbul’dan çok memnunum, mutluyum fakat aklım, fikrim, kalbim Trabzon’da” diyor…

Röportaj: Fatma YAVUZ

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1965 yılında Trabzon’un Ganita mahallesinde doğdum. İlkokulu Dumlupınar, Ortaokulu Cudibey Ortaokulu’nda tamamladım. Lise dönemimde Türkiye’de sağ-sol kavgaları vardı. Bu nedenle lise 1’deyken sınıfı geçmeme rağmen okulu bırakmak zorunda kaldım. İlkokula başladığım andan itibaren, -şuanda hala Trabzon’da varlığını devam ettiren-, babama ait bakkal dükkânında çalışma hayatına atıldım diyebilirim. İstanbul’da yaşıyorum, evliyim, 3 çocuğum var.

Trabzon’dan ayrılma nedeniniz nedir? Ekonomik mi, sosyal sebepler mi?

Babamla çalışmaya başladığımda 7 yaşındaydım. Bakkal çırağı olarak babama yardım ediyordum. Daha sonraki süreçte 16 yaşlarımda babam 2. dükkânımızı da açtı. 1989’lu yıllarda Ruslarla olan ticaretin gelişmesiyle birlikte benim de ticaretteki vizyonum çok ciddi anlamda gelişme gösterdi.  Buna sebep olan ticaretteki hırsım diyebilirim.  1991 yılında Trabzon’dan Rusya’ya TIR ile ilk gıda ihracatını gerçekleştirdim. 1998 yılında yaşanan devalüasyonla birlikte çok ciddi paralar kaybettim. Rusya’daki işi bırakma kararı aldım.  Sonuç itibariyle, büyük hacimli ticaretten küçük hacimli ticarete geçtik. Ekonomik sıkıntı içerisinde değildim ama, yurt dışında geliştirdiğiniz ticaret ağını kapatıp sadece yurt içine döndük. Yani bin birimden yüz birime düştük. İster istemez bünye bunu kaldırmadı. Bunu bir şekilde aşmam gerekiyordu. Ben de Trabzon’dan İstanbul’a naklettim şirketlerimi. İstanbul’a yerleştim, yaşamıma orada devam ediyorum.

Çocukluğunuz ve ilk gençlik yıllarınızı Trabzon’da geçirdiniz. Artık burada yaşamıyorsunuz. Dışarıdan bakınca Trabzon’da bir değişim ya da gelişim görüyor musunuz?

Ticari anlamda bakarsanız, ticaret sadece Trabzon’da değil Türkiye hatta dünyada da çok çabuk kabuk değiştiriyor. Bizim Anadolu kültüründeki yaşamımız, bu kabuğun değişmesine ayak uydurmakta ciddi anlamda sıkıntılar çekiyor. Bana göre Trabzon’un şansızlığı şu: Trabzon’da yaşayan herkesin iki evi iki geliri var. Çünkü köyle şehir iç içe yaşanıyor. İnsanların ya çayı ya fındığı ya da tarladan bir geliri var. Ayrıca şehirde de bir işi var. Birinin yanında çalışıyor ya da kendi işini yapıyor. Doğal olarak bu bir rehavet sağlıyor. İnsanların artık, ‘ben daha başka nasıl başarılı olabilirim?’ gibi bir idealleri yok. Dolayısıyla insanlar yeni arayışlar içine girmiyor. Bu da Trabzon’daki sanayileşmenin niçin gelişmediğini kanıtlar.

Emeklilik döneminizi Trabzon’da geçirmeyi düşünüyor musunuz peki?

Yapmış olduğumuz ticari yatırımlar emekli olduğumda da devam edecek. Sonuçta peşimden gelen bir nüfus var. Bu nüfus İstanbul’da yetişti, büyüdü. Onlar o ticaretin ipini ellerine aldıklarında elbette ki Trabzon’a geri döneceğim. Hatta bu topraklarda doğdum bu topraklara gömüleceğim.

Trabzon’a sevgi ve hasretiniz büyük. Bu şehirden gitmek sizi üzdü mü?

Trabzon’dan ayrıldığımda 40 yaşındaydım.  Bu 40 yılda Trabzon’un sosyal hayatı içerisinde aktif olarak yer aldım. Çoluk çocuk, eş, dost, akraba, çocukluk arkadaşlarım, iş arkadaşlarım hepsi Trabzon’da. 40’ından sonra İstanbul’da yeni bir hayat kuruyorsunuz. İnsanın geride kalan en önemli yıllarını, 40 seneyi unutabilmesi mümkün değil. Ticari olarak İstanbul’dan çok memnunum, mutluyum fakat aklım, fikrim, kalbim Trabzon’da anlayacağınız.

Boş zamanlarınızda neler yaparsınız? Hobileriniz var mı?