• BIST 97.514
  • Altın 145,247
  • Dolar 3,5681
  • Euro 3,9900
  • Trabzon 16 °C

AKP aslına rücu mu ediyor?

AKP aslına  rücu mu ediyor?
Hasan Kurt yazdı...

AKP ile ilgili düşüncelerimde dünden bugüne değişen hiçbir şey yok. Yani AKP hakkında 2002’li ve daha sonraki yıllarda neler yazmışsam bugünde aynısını yazıyorum.

Benim ve benim gibi düşünenlerin ne kadar haklı olduğu, AKP’nin dışladığı sosyal demokrat veya merkez sağdaki yazar, çizer ve siyasetçilerden belli.

Örnek mi ararsınız, çok!  Köksal Toptan’dan Nazlı Ilıcak’a, Ertuğrul Günay’a kadar onca değil yüzlerce, binlerce isim.
Başbakan’ın en önemli söylemlerinden biri mağdur edebiyatı yapmak! Bunu yaparken de Adnan Menderes ve Turgut Özal’ı dilinden düşürmüyor.

Bu iki isim adeta Başbakan Erdoğan’ın kurtarıcısı, can simidi!

Ancak, icraatı bu iki önemli isimden çok farklı..

İki eski başbakanın yüzü batıya, Erdoğan’ın ki ise açıktan olmasa da icrasıyla doğuya dönük! Tayyip Erdoğan; Menderes ve Özal’dan uzaklaşıyor!
Akademisyenlerin yaptığı tüm analiz ve değerlendirmelerde bu olay net bir şekilde görülüyor.

Aslında Türkiye’deki akademisyenler, merkezde ve de batıya dönük siyasetçilerin önemli bir bölümü geleceği değil günlük değerlendirmede bulunuyorlar.

Tayyip Erdoğan’ı ve partisini kurulma aşamasında ve sonrasında mercek altına aldığımda, bu partinin merkezde yeni bir parti olmadığına, bu partiyi kuranların ülkeyi ideolojik görüşleri doğrultusunda yöneteceğine kanaat getirmiştim.

Bu tahminim veya tespitim, doğmamış çocuğa don biçmenin ötesinde, AKP’yi oluşturan çoğunluğun siyasi hedeflerini bilmemden kaynaklanmıştır.

Ama ne yazık ki, bu memleketin sağ ve soldaki aydınlarının büyük bölümü bunu kestiremediler. AKP’yi, DYP ve ANAP’tan daha modern, çağdaş, batı normlarına yakın parti olarak gördüler.

AKP’yi kuranların, gömlek değiştirdik söylemleri ve 2002-2007 arası yönetim tarzı, bu kesimin AKP’ye olan desteğini devam ettirdi.

AKP hükümetinin icrasındaki değişim, 2007 seçimlerinden sonra artarak devam etti. Tayyip Erdoğan komutasındaki hükümet, Menderes ile Özal’ın muhafazakar sağ çizgisinden her geçen gün uzaklaştı. Milli görüş eksenli bir muhafazakar çizgiye geldi. Aslında bu geliş, bana göre planlı, programlı bir gelişti. 

Başbakan’ın bu çizgiye kayması ve yol alması toplumda da kutuplaşma ve cepheleşme yaratıyor. Başbakan da siyasi geniş bir taban oluşturmak için bu kutuplaşmayı körüklüyor... Ki, bu işi de bana göre bilinçli olarak yapıyor.

Bu olayın, klasik muhafazakar kesimde rahatsızlık yarattığı söyleniyor. Ben AKP koalisyon partisinde şimdilik böyle bir rahatsızlık olduğunu tahmin etmiyorum. Nazlı Ilıcakların, Hasan Cemallerin, Alkanların ve diğerlerinin AKP’den uzaklaşması bu rahatsızlığın göstergesi olamaz.

Gösterge, hükümet ve partideki merkez sağ ve sol eksenli politikacıların ve teşkilatlardaki uzantılarının partiden kopmaları ile olur.

Mesela; Faruk Özak veya AKP Trabzon il Başkanı Adnan Günnar ve daha binlerce isim hallerinden ve partilerinden memnun!

Hükümetin uyguladığı iç ve diş siyaset, AKP koalisyon partisine diğer partilerden gelenleri pek rahatsız etmiyor. Türkiye’de uygulanan bu eğitim sistemine ve bürokratik kadrolaşmaya, yönetim anlayışına tepki koyan yok.

Neden tepki koymuyorlar?

Kimileri bir şey olmaz, diyor geçiyor. Kimilerinin ağzına bal sürülüyor. Kimileri de koltuk aşkına ses çıkarmıyor.

Bunca olan bitenden sonra tepki koymamak, parti içerisinde muhalefet yapmamanın başka bir izah tarzı olamaz diye düşünüyorum.

Tabi burada Başbakan’ın izlediği politika da çok önemli! Başbakan her telden çalıyor. Bir gün Mustafa Kemal diyor, bir gün Menderes, bir gün Özal, bir başka gün yıllar önce yaşanan olayları gündeme getiriyor, bağırıyor vs. vs.. Bir de toplumun bir kesimini ekonomik olarak destekliyor..
Başbakan ve AKP’nin bir de örgütlü destekçileri var… Ki, din eksenli bu kesim toplumun neredeyse yüzde 20’sine yakın. Bu kesime her yıl imam-hatip ve kuran kurslarından binler ekleniyor…

Peki bu durum nereye kadar gider!

AKP’den kopma olmadıktan sonra, yeni bir merkez sağ partinin kurulmasını ve toplumda destek bulmasını zor görüyorum.

Erdoğan; Özal ve Menderes geleneğinden uzaklaşması, kutuplaşma vs. ‘merkez sağda boşluk yaratıyor’ şeklindeki değerlendirmeler doğru olsa da, bu boşluk bu ülkede kolay kolay dolmaz!

Dün, Demirel’in, Özal’ın kuyruğundan ayrılmayanlar bugün Erdoğan’ın arkasından gidiyor! Bu olgu Türk halkının büyük kesiminin karakteristik özelliğidir.

Sonuç olarak; ben AKP’yi makyajlanmış bir siyasi yapı olarak gördüm ve hala öyle görüyorum. AKP, milli görüş çizgisindeki partilerin günümüzdeki bir versiyonudur. Bunu söylemek ve iddia etmek için kahin olmaya gerek yok. İcraat ortada!

 

 

 

  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.