• BIST 101.849
  • Altın 259,118
  • Dolar 5,6360
  • Euro 6,3235
  • Trabzon 25 °C

AKP il yönetimi gidici mi?

Yer KULAK

  Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nun, belediyede çalışabileceği kadroyu kurması ve çok sayıda üst düzey memuru görevden alması, kamuoyunda olumlu karşılarken AKP il yönetiminin tepkisini çekti.
Murat Zorluoğlu, başkan adayı olarak açıklandıktan sonra Trabzon’a gelmiş ve çalışmaya başlamıştı. Zorluoğlu, iki üç başlılıktan hoşlanmayan bir isimdir. O günlerde yakın dostlarına il yönetiminin bölük pörçük olduğunu söylediğini duymuştuk.
akp-il-yonetimi-(1).jpg  İl yönetiminin ve milletvekillerinin, dini grupların ve bazı dernek ve de vakıfların da kontrolünde olduğunu söyleyenler bile vardı. 
  Büyükşehir Belediye Başkan aday adaylığı sürecinde, bu aday adaylarından biri üzerinde karar kılamayan, genel merkez ve genel başkan düzeyinde etkili olamayan il yönetimi ve milletvekilleri Zorluoğlu’nun aday gösterilmesi ile birlikte Zarluoğlu’nun yanında olsalar da, aslında kontrolü Murat beye vermiş oldular.
İl yönetimi ve vekiller, dernekler, vakıflar eski başkan döneminde köşe başlarına kendilerine yakın isimleri önerdiler ve getirdiler. Bu kadrolaşma neticesinde Büyükşehir Belediyesi iş üretemedi, üretilen işler de eleştirildi.
Murat Zorluoğlu, bu durumu kısa sürede çözdü ve göreve gelir gelmez ‘ekip’ vurgusu yaptı. Büyükşehir Belediyesinin ekibi birkaç birim dışında zayıftı, atamalar liyakat esasına göre yapılmamıştı. Murat Zorluoğlu’nun bugüne kadar yaptığı iş, belediye kadrolarındaki bu zayıf halkaları değiştirmek, yerlerine yenilerini getirmek oldu… Ki, göreve gelenler de genelde AKP’li veya partiye yakın isimlerdi. Ancak öncekiler gibi arkalarında etkili kişilerle, vakıf, dernek, parti desteği yoktu veya az vardı.
akp-il-yonetimi-(2).jpg  Zorluoğlu’nun belediye yönetimini yeniden şekillendirmesi partide, bazı dernek ve vakıflarda rahatsızlık yarattı. AKP il Başkanı Haydar Revi’nin tepkiler karşısında, göreve getirilenleri onaylamaması ve belediyedeki kadrolaşmayı doğru bulmaması aylar öncesinden, seçim öncesinden gelen bir olaydı.  
Murat Zorluoğlu, Ankara’dan güçlü geldi. Seçimde yüzde 60’ın üzerinde oy aldı. Ayrıca, başkan adaylığı konusunda yerelde parti teşkilatlarının ve hiç kimsenin dahli ve desteği olmadı. Seçim öncesi bizlere, ‘Trabzon’a memleketime hizmet için geldim’ demişti. 
  Trabzon’a hizmet için geldim diyen birinin, bu hizmeti yapabilmesi için çalışan, üreten, işi bilen isimlere, ekibe ihtiyacı var. Zaten yeni bir ekip kuracağını da beyan etmişti.
Zorluoğlu, bugün daha önce söylediklerini yapıyor. Ekibini kuruyor. 
Bu durumda Zorluoğlu’na, şu ismi bu ismi neden görevden aldın veya şu göreve falancayı ata demek, önceki başkan gibi Zorluoğlu’na da istediklerini yaptırma anlamı taşır.
  Zorluoğlu, görevden almalar ve yaptığı atamalarla bunu kabul etmediğini gösterdi. Bu durumda, il yönetimi tahminimiz o ki ilk kongrede gidicidir. Bu arada görevden da alınabilirler!

************

  İyi Parti grup başkan vekili Yavuz Ağıralioğlu birçok açıdan eski ülkücü hareketin ruhunu en diri haliyle bünyesinde taşıyor. Ülkücülerin Alparslan Türkeş'in MHP'sini ilk kongrede Devlet Bahçeli'nin sultasından kurtarmak ve onun yerine Türk siyasetinde son dönemde yapıcı ve pozitif politikacı profili giderek yükselen Yavuz Ağıralioğlu'nu seçmek gibi çok zor ama siyaset tarihi açısından kritik bir misyonlarının olduğunu düşünüyorum. İktidarın gölge ortağı durumundaki Devlet Bahçeli'nin MHP'nin Türkiye'nin açmazları karşısındaki kaygısız tutumu ile İyi Parti milletvekili Yavuz Ağıralioğlu'nun her fırsatta topa giren ölçülü ve analitik tutumu arasındaki fark ülkücülerin gözünde Yavuz Ağıralioğlu'nu kutsuyor olmalı. 
(Metin Kondel)

*************

  Tenkid(eleştiri) sağlam temellere dayanmalı ve mantıklı olmalıdır. Eleştiri "istemezük" değil "doğrusu bu" demelidir. Eleştiri yıkıcı değil yapıcı olmalı moral bozucu olmamalıdır.
  Türkiye'nin ekonomik durumu hakkında öyle yorumlar, eleştiriler okuyor ve dinliyorum ki bazıları doların uçup gitmesinden, ekonominin çökmesinden sanki zevk alıyor gibi. Aynı tabloyu değerlendiren diğer bazıları ise ekonominin uçup gitmesinden bahsediyor, doların çökmesini bekliyor. Doğrusu ne?
S 400 veya F 35 bizi niçin bu kadar etkilesin ki? Üretmeyi unutmuşsan, el atına binmişsen elbette etkileyecektir. Ama bu dünyanın sonu değil. Biz bunları 1974 Kıbrıs çıkarmasında yaşamıştık. Çok güzel olmuştu. Yine çok güzel olacaktır. Yeterki biz birlikte olalım, cemaatlere, fırkalara, etnisitelere, mezheplere bölünmeden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığında birleşelim. Şu aptalca "ümmetin birliği" dayatmasından vaz geçelim.
Çalışıp kazanalım, dilenmeyelim. Ne demişti Atatürk; "Türk öğün(aklını kullan), çalış, güven.
"Her şey çok güzel olacak"tır.
(Mahmut Haydar Ustaoğlu)

*****************

  Bu gün (dün)bazı sorunlardan sıkıldığımı hissettim. Sitem ve şikayet duyguları ile asansöre bindim doktor odasına çıkıp biraz oturup dinlenmek istedim. Asansöre benimle beraber pusetinde bebeğiyle bir anne ve 13-14 yaşlarında ikiz kızlarıyla başka bir anne bindi. İkiz kızların annesi bir kızına ‘sakın bebeğe yaklaşma’ dedi, dikkatimi çekti baktım, iki kızda zeka özürlüydü. O asansörde annenin kızlarını kontrol etme gayretini, üzüntüsünü ve çaresizliğini, bebeğe yaklaşmak isteyen kızın zarar verebilecek derecede kontrolsüz sevme çabasını gördüm. Ne kadar zor yaşam şekilleri ve sorunlar yumağı ömürler... Sorunlarım gözümde adeta utanarak un ufak oldu. Asansörden indim, biraz önceki sitem ve şikayetim için Allah’a beni kınamaması için çokça yalvardım. 
(Dr. Hasan Akyüz)

******************

Bugün bir köşe yazarı arkadaşım şunu paylaştı:
"Bunun partiyle pırtıyla alakası yok. Kızımdan para dilenen Suriyeli para verilmeyince küfrediyor! Bu şiddete meyyal, sosyokültürel anlamda bize benzemeyen bu insanlar birer tehdit unsuru haline gelmiştir. Çözüm bulunsun!"
Bakınız...
"SURİYELİLER sorunu" artık bir "Türkiye SORUNU" olmuştur. Ülkenin her yanında her kesiminde hissedilen acı gerçeğimizdir. Ve bir gün herkes bu gerçekle yüzleşmektedir.
Ne kadarı başarılır bilmem ama bu insanların geri dönecekleri kararlı bir diplomasi ve takvim geliştirilmelidir.
(Dr. Kürşat Zorlu)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.