• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Trabzon 16 °C

AKP ve Trabzonspor Kongreleri üzerine!

AKP ve Trabzonspor Kongreleri üzerine!

Trabzon’da hafta sonu iki önemli kongre var.

Biri AKP’nin diğeri Trabzonspor’un!

AKP kongresinde mevcut başkan Muhammet Balta ile eski başkanlardan Ahmet Metin Genç yarışacak.

Trabzonspor’unkinde ise Başkan Şener güven tazeleyecek ve yönetimine yeni isimler alacak.

Trabzonspor’da değişen çok fazla bir şey olmayacak.

Üç yönetici gidecek 5 yeni isim gelecek!

Trabzonspor da, yönetime gelecek bu isimlerle veya Şener’in güven tazelemesiyle çok önemli değişikliklerin olacağını sanmıyorum.

Trabzonspor’da taşların oynaması için başkan ve yönetimin radikal kararlar alması gerekir.

Mesela Özkan Sümer’e, kulübe yaptığı hizmetlerden ötür plaket verip, emekliye ayırabilir mi?

Kimileri karşı çıkacak ama, Trabzonspor’daki ana sorunlardan birinin bu olay olduğunu düşünüyorum.

Gelelim AKP kongresine;

AKP kongresi, aslında iki yıl belki de daha erken yapılacak olan genel seçimler öncesi köşe kapma ve mevzi koruma kongresi olarak nitelendirilebilir.

Trabzon’un nüfusunun azalması milletvekili sayısını etkiliyor.

Önceki seçimde 8 milletvekili ile temsil edilen Trabzon önümüzdeki genel seçimde 6 milletvekili çıkaracak.

Partilerin bir önceki seçimde aldıkları oya göre dağılım yapıldığında AKP’nin çıkaracağı milletvekili sayısı en fazla 4 olacak!

Bu durumda AKP iki milletvekili kaybedecek.

Önümüzdeki günler ne getirir ne götürür. AKP bir önceki seçimde aldığı oyu bir sonraki seçimde alabilir mi?

AKP, 29 Mart seçimlerinde önemli oranda oy kaybetmişti.

Türkiye’de kemikleşmiş seçmen oyunun yüzde 50 civarında olduğu söyleniyor.

AKP, 7 yıllık iktidarı ödenimde yüzde 20 ila 25 oy tabanına oturduğunu söyleyebiliriz.

Bu oranın da yüzde 60 ile 70’nin tarikat, cemaat ve milli görüş geleneğinden gelen bir oy olduğu belirtiliyor.

Eskiden tarikat ve cemaat oylarının önemli bir bölümü diğer sağ partilere giderdi.

Son yıllarda bu oylar tamamen AKP’de kümelendi.

Yapılan anketlerde böyle bir sonuç çıkıyor.

Geri kalan yüzde 50’lik kesim ise, partilerin, liderlerin performansına, ülke ve dünyadaki gelişmelere, ekonomik durumlarına, vaatlere vs. göre oy veriyor!

Siyasi Partiler; sağ, sol, muhafazakar vs. kavramlarla veya partileri bu kavramlara hapsederek vatandaşın huzuruna çıktıklarında alacakları maksimum oy yüzde 30’u geçmez.

Partiler, programlarıyla ve de kadrolarıyla geniş halk kitlelerini kucaklamaları gerekir.

AKP’nin çıkışının temelinde sözde de olsa bu olay vardı.

Şu anda var mı?

Bana göre yok!

AKP’nin her geçen gün erimesinin temelinde de bu var!

Partide, İslami görüşte olanların etkinliği ve kontrolü elinde bulundurmaları!

Devlet kadrolarındaki atamalar, yeni zenginlerin oluşması bunun en açık örneğidir.

Bu durumun parti de ayrışmalara, kopmalara neden olmaması için, teşkilatlardaki yapılanmada görüntüye özel önem veriliyor.

Bu değerlendirmenin ışığında ‘Trabzon’da ne olur, il başkanlığına Balta mı, Genç mi? seçilir veya genel merkez hangi adaya yeşil ışık yakar?’ diye sorulsa, ‘kesinlikle Muhammet Balta’, derim.

Çünkü şablona Muhammet Balta uyuyor.

Balta’nın il başkanlığına gelmesi, partide ne kopma yaratır, ne de ayrışma?

Ne parti milli görüşe kaydı denir, ne de başka bir tarafa!

İşleyiş aynen devam eder! İşleyişin devamı kimin, kimlerin işine yarar?

Milletvekili sıralamasında ilk üç içersinde yer alanların!

Ahmet Metin Genç il başkanı olursa ne olur?

Az da olsa dengeler değişir. Parti de mevzi ve köşe kapmış olanlar dengelerin değişmesini ister mi?

İstemez!

Genç’in il başkanlığına seçilmesi ile kopma ve ayrışma olur mu?

Şimdilik olmaz. Çünkü İktidarı bırakıp kimsenin bir yere gidecek hali yok.

Muhalefet ışık vermiyor!

Yarın ışık verir mi?

Burası Türkiye, burada her şey olabilir!

Yaşlı Kurt Hüsamettin Cindoruk, aylardır plan, proje hazırlıyor.

Onun ötesinde, ülke ekonomik olarak iyiye gitmiyor.

Asıl tehlikede bu!

 

Sultan’ın ekşilisi ve

Faroz’da restoran!

 

Cumartesi günü öğle saatlerinde Faroz Balıkçı barınağında idik.

Faroz’daki küçük limanda barınağı bulunanların büyük çoğunluğu amatör ve profesyonel balıkçılar.

Barınaklarda oltayı yemleyenler, ağ tamir edenler, kayıklara bakım yapanlar harıl harıl çalışıyor.

Üç beş ay öncesine kadar sabah yürüyüşünde ara sıra Faroz limanının mendireğinin ucuna kadar giderim. Orada bir süre soluklanırım ve Trabzon’u seyrederim.Arka görüntüde yüksek dağlar olmazsa Trabzon tam bir beton yığını!

Erdoğdu’da Askeri Kışla, Boztepe’de Tugay Komutanlığı, Kalepark, Bahçecik’in bir bölümü ile Köşk görüntüsü insanı az da olsa rahatlatıyor!

Faroz Balıkçı Barınağının küçük mendireğinin uç bölgesinde balıkçılar için yapılmış bir kahvehane var. Orası herhalde çayevi olarak yapılmış!

Doğan Haber Ajansı temsilcisi Turgay Mürtezaoğlu ile orada birkaç kez sabah çayı içmiştik.

Denizden gelenler, meraklılar, teknelerde bakım yapanlar, sabah ezanı ile evlerinden çıkanlar soluğu bu kahvede alır, kimileri hemen oyuna başlarlar.

Sultan Kurt’un barınağında sohbet ederken, ‘Faroz Balıkçı barınağında epey eksik var. Ancak en önemli eksik balık restoranının olmaması! Karşıdaki kahvede mükemmel bir balık restoranı olur’ dedim.

Sultan hemen müdahale etti:

‘Denizde bir şey kalmadı. Görüyorsun, oltaları yemliyoruz. mezgite atacağız. Vurur mu vurmaz mı? Bilemiyorum. Deniz de balık kalmadı. Başka balık olsa Somon yedirir miydim size. Somon güzel balıktır. Bu ekşiliyi hiçbir restoranda yiyemezsiniz’ dedi.

Sultan Kurt, yılların balıkçısı! Eskiden Karadeniz’in neresinde, hangi bölgesinde balık olduğunu bilirdi. Yağmurda, soğukta, fırtınada denize açılırdı. Dönüşte de yarım kiloluk mezgitlerle dönerdi.

Sultan’a, ‘Eline sağlık gerçekten güzel olmuş. Faroz’da balıkçı restoranının yapılmasını ekşiliyi beğenmediğimiz için söylemedim. Şu karşıda balıkçı restoranı olsa kötü mü olurdu? İstanbul’da boğazdaki balıkçı restoranları gibi!’ dedim.

Sultan, ‘Olmasına olur da restoranı kim açacak?’ dedi.

Faroz balıkçı Barınağı’nda restoranı kimin açacağı çok da önemli değil. Kim açarsa açsın. Yeter ki açılsın. Bir tarafı içkili diğer tarafı da içkisiz olsun.

Trabzon’un deniz kenarında böyle bir mekana ihtiyacı var!

 

MHP’li Başbakan

ve  Koray Aydın!

 

Cumartesi günü Ekrem Öztürk aradı. ‘Koray bey Trabzon’a geliyor. Yarın öğlede Ayhan Sürmen’in restoranında gazetecilerle öğle yemeği yiyecek. Sizi de görmek istiyor’ dedi.

Koray Aydın, KTÜ Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Fazıl Aydın’ın oğlu veya kızının nikahı nedeniyle Trabzon’a gelmiş. Fazıl Aydın, Koray Aydın’ın yakını. Koray Aydın’ın bir hısımı da Trabzon Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu.

Koray Aydın’ın, yemeğine daha önceden planladığımız bir organizasyon nedeniyle katılamadık. Kuzey Ekspres’i temsilen Oğuz Özbakan yemekte idi.

Koray Aydın, “265 imza ile MHP’yi olağanüstü kurultaya davet eden talepnameyi arkadaşlar Yargıtay’a ilettiler. Bu saatten sonra kongrenin yapılıp yapılmayacağı mahkemenin kararına bağlı” dedi.

Aydın, dernekler ve siyasi partiler kanunun açık olduğunu belirterek ‘Kanun beşti bir imza toplanırsa kongre yapılır, diyor. Bugüne kadar verilen mahkeme kararları dikkate alındığında bizim bu taleplerimizin yerine getirileceğini düşünüyorum”  dedi.

Mahkeme, Aydın’ın beklediği bir kararı verirse ne olacak?

MHP yönetimi, partiyi Aydın’a teslim eder mi? Yoksa başka bir aday mı çıkartır.

Bunu zaman gösterecek.

Koray Aydın, MHP’nin kendisini yenilemesi gerektiğini öne sürerek,  ‘Hazır yenmiş ve bitirilmiştir. Dünyada globalleşme varsa bir milliyetçi partinin yapılanması gerekir. Yeniden yapılanmada MHP’nin milliyetçi ve demokrat bir argümana sahip olacağını düşünüyoruz. MHP’de bir değişimin olmasına gerektiğine inanan insanlardanız’ dedi.

Yeniden yapılanma ve değişim, yalnız MHP için değil iktidar alternatifi olmayı hedefleyen her parti için geçerli bir söylemdir. Burada önemli olan bu söylemi hayata geçirmedir.

Aydın, bu konuda iddialı!

Koray Aydın, ‘Milli görüşün Türkiye’de üç Başbakan çıkarttığı yerde, Milliyetçi Hareket Partisi’nin de Başbakan çıkarması gerekiyor’ diyor.

Milli görüşün üç başbakanı; Necmettin Erbakan, Abdullah Gül ve Recep Tayip Erdoğan.

Erbakan, DYP ile yapılan koalisyonda başbakanlık koltuğuna oturdu.

Sonra 28 Şubat yaşandı. Erbakan başbakan olduğu hükümet dağıldı.

Daha sonra Refah Partisinden ayrılan ve kendilerini yenilikçiler olarak adlandıran ekip AKP’yi kurdu. Yeni kurulan partiye değişik partilerde siyaset yapan, siyasetten uzak duran isimler alındı. Farklı söylemlerle halkın karşısına çıkıldı ve AKP 2002 seçimlerinde tek başına iktidar oldu.

MHP’li birinin Başbakan olabilmesi için Koray Aydın’ın söylediği gibi, partinin yeniden yapılanması, programını yeniden hazırlaması ve yeni yüzlerle iddialı bir şekilde halkın karşısına çıkılması gerekir.

MHP, bunu yapabilir mi?

Bugünkü yapı ile çok zor!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrasya ve Ömer Yıldız!27 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Belediye’ye haksızlık!26 Ocak 2016 Salı 06:47
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.