• BIST 97.149
  • Altın 282,758
  • Dolar 5,7454
  • Euro 6,3899
  • Trabzon 25 °C

AKP’de sular duruldu mu?

Yer KULAK

akpde-sular.jpg  Trabzon Büyükşehir belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nun, belediyedeki atamaları ve görevden almaları AKP Trabzon il teşkilatında homurdanma ve eleştirilere neden olmuştu. İl yönetiminde bazı isimlerin söylemde de olsa istifaları konuşulmuş, ardından Zorluoğlu genel merkeze şikayet edilmişti. Başkan Zorluoğlu, il başkan yardımcısı Hasan Dilekoğlu, Ankara’da AKP genel başkan yardımcısı Mehmet Özhaseki ile görüşmüştü. Başkan, Trabzon’a döndükten sonra AKP il başkanı ve yöneticilerle görüşmüş ve birlik beraberlik mesajı verilmişti.
Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, tüm bu gelişmelerden sonra kararlarında bir adım geri adım atmadı. Atadığı isimlerin arkasında durdu ve bize göre doğru olanı yaptı. Zorluoğlu’na tepki gösterenler de konumlarını ve avantajlarını kaybetmemek için bir yerde başkana bağlılıklarını bildirdiler. 
Murat Zorluoğlu, yerelden değil merkezden aday gösterilen bir isim. Yani güçlü geldi. Gerçi, önceki başkan Gümrükçüoğlu da merkezden aday gösterilmişti. Ancak, Gümrükçüoğlu, yerelde belirli gruplara teslim olmuştu. Zorluoğlu ise Gümrükçüoğlu’ndan farklı olarak önce kentin, partinin fotoğrafını çekti, değerlendirdi ve planlı, programlı olarak işe girişti. AKP il teşkilatında birilerinin rahatsızlığının nedeni de bize göre bu! 

Eren’i anlamak bu mu?

ereni-anlamak.jpg  Gazeteci Cevat Kol, sosyal medyada üstteki fotoğrafı paylaştı ve altına da şunları yazdı;
‘Şunu kabul ediyorum. Ben aykırı bir adamım. Benim gibilerin nesilleri tükendi.
Eren Bülbül’ün ilçesinin adı uçağa verildiği için mutlu olduk. Törenler yaptık. Yetmedi sefer düzenledik. Ne güzel.
  Eren’e kıyan Kırmızı bültenle aranan terörist başının kardeşi TRT’de konuşurken biz neden sustuk. Neden ayıplamadık. Neden tepki koymadık.
Şimdi o uçağa binip gelenlere soruyorum. Keşke bu mutluluk fotoğrafını terörist başı TRT’ye çıktığında tepki olarak koysaydık. Sizce Eren’i anlamak hangisidir? İşte ben bu yüzden aykırı insanım!’
  Cevat Kol, yazılarında zaman zaman aşırıya kaçsa, ara sıra takıntılı olsa da görüşlerini açık ve net olarak yazan bir isimdir. Cevat’ın eleştirilerine bizde aynen katılıyoruz.

Ayasofya da o restoran gibi açık ve güzel olmalı!

  Onarım gerekçesiyle kapatılan Ayasofya müze-camisinin bahçesinde açılan restoran ve çay bahçesi, hemen her kesimden tam not alıyor. Tarihi mabedin bahçesindeki açılan mekanı beğenmeyen yok gibi. 
  Ayasofya’nın bahçesindeki mekanı beğenenler diğer yandan mekana işlerlik kazandıran tarihi mabedin kaderine terk edilmesine üzülüyor. Her gün binlerce ziyaretçinin uğradığı ve dışarıdan baktığı Ayasofya Müzesinin Vakıflar Genel Müdürlüğüne devir edilmesinden sonra, bu tarihi yapı gerçekten öksüz kaldı. Müze olarak hizmet veren eski kilisenin yarısı camiye çevrilmiş, bina dışına abdest alınması için borularla su getirilmiş ve derme çatma bir abdesthane yapılmıştı. Müze-cami daha sonra onarıma alınmıştı ancak bir yıl içerisinde kayda değer bir onarım yapılmadı. Turizmciler ve turist rehberleri, Ayasofya’nın bahçesinde açılan mekanın mükemmel olduğunu belirtiyorlar ve ‘Orada Ayasofya gibi bir tarihi yapıt olmasa, o restoran orada açılmazdı. Restoran ne kadar güzelse Ayasofya’nın durumu da o denli kötü. Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen Ayasofya’nın Trabzon Büyükşehir Belediyesine devredilip müze olarak faaliyete geçmesi gerekir. Ayasofya’nın tekrar müze olması Büyükşehir Belediyesine de yılda en az 5 milyon lira gelir getirir’ diyorlar.
  Ayasofya’nın tekrar müze olarak hizmet vermesi için bizde çok yazı yazdık. Sahildeki restoran işleticileri de Ayasofya’nın müze olarak hizmet vermesini istemelerine rağmen, dikkate alan olmadı. Ayasofya, bina ve bahçesiyle birlikte kesinlikle tekrar müze haline getirilmeli. Ayasofya’nın bahçesi de açık müze haline getirilmeli.  Buradan elde edilecek gelirle de mesela Moloz’da yapılmakta olan camii tamamlanmalı. 

Ümit Afacan’ın sitemi!

  umit.jpgTrabzonspor eski başkanlarından Mazhar Afacan’ın kardeşi Nihat Afacan’ın oğlu Ümit, İstanbul’a yaşar. Ümit, geçtiğimiz hafta Trabzon’a geldi. Eş dost ziyaretinde bulunduktan sonra sosyal medyada sitem dolu bir paylaşımda bulundu. Afacan şöyle dedi:
 ‘Artık eminim, bundan da gerçekten üzülüyorum. Siyaset insanları öylesine ayırmış ve uzaklaştırmış ki, Bir tam hafta oldu Trabzon’dayım, yakın dostum, can arkadaşım dediklerimden, sosyal medyadan da olsa 'hoş geldin, özledim, dertleşelim, sohbet edip, hatıraları yad edelim' diyen olmadı, iyi mi? Ama, düşüncelerine uyan veya uymayan bir siyasi paylaşımım olunca hemen bastırıyor eleştiri veya uyarıyı... Tabii, haklılar. Ben çok eskilerde kaldım, arkadaşlığın yeni versiyonu böyle, uzaktan, gözüne bakarak değil ekran arkasından yağdır mevlam su... Neyse, takma bunları diyorum, sana sesi ve cüssesiyle, yanında olanlar ziyadesiyle yeter, üstelik bu kadarı kimde var ki? İnsanları çok, içlerinden samimi olanları daha çok seviyorum. Dost, dost diye nicesine sarıldım, Benin sadık yarim, kara topraktır.’
Ümit kardeşimiz, siteminde haklı. Maalesef yalnız Trabzon’da değil ülke genelinde dünden bugüne çok şey değişti. Ümit’e hoş geldin diyor, sağlıklı bir ömür diliyoruz. 

*************

  "Bir ülkede zenginlik ile paranın birkaç elde toplanmasını önleyecek bir yol uygulanmalıdır, yoksa devlet varlık içinde yokluktan ölür; çünkü para gübreye benzer, dört bir yana saçılmadıkça işe yaramaz. Bu da ancak, tefecilik, istifçilik, büyük otlakları elde tutmak gibi, herkesin ocağını yıkacak kazanç yollarını yasaklamak, en azından kısıtlamakla olur.
  Hoşnutsuzluğun ya da hiç olmazsa bundan doğacak tehlikelerin ortadan kaldırılmasına gelince, bilindiği üzere her ülkede iki türlü uyruk vardır: soylular, halk çoğunluğu. Bunlardan biri hoşnutsuzluk içindeyse tehlike büyük değildir, çünkü halk çoğunluğu, yüksek tabakadan kışkırtılmadıkça kendiliğinden kolay kolay eyleme geçemez. Yüksek tabaka da, halk çoğunluğu kendileriyle birlikte eyleme geçmeye istekli, buna hazır olmadıkça güçsüz kalır. Gerçek tehlike, yüksek tabakanın, aşağı tabaka arasında suların bulanmasını bekleyip, hoşnutsuzluğunu o zaman açığa vurmasıdır...
  Halka, hoşnutsuzluklarıyla kızgınlıklarını, ölçüyü kaçırıp işi arsızlığa dökmeden açığa vurma özgürlüğünü tanımak güvenilir yollardan biridir. Öfkesini içine atan, yarası için için kanayan kimse onulmaz çıbanlar, irinli kabarlar dökmek tehlikesiyle karşı karşıyadır...
  İnsanların umutlarını ustaca, kurnazca beslemek, böylece onları bir umuttan ötekine koşturmak, hoşnutsuzluk ağısına karşı en etkili ilaçlardan biridir. Bundan dolayı, bir ülkedeki hükümetin, halkı hoşnut kılmasa bile, gönülleri umutla doldurması, durumu çizerken en çetin güçlüğün çözümü için bile bir umut kapısı bırakması, yönetimde bilgece bir tutumun belirtisidir. Bu pek güçlük doğurmayacak bir şeydir, çünkü kişiler de partiler gibi övünmeye, olacağına inanmadıkları şeyler söyleyerek yüksekten atmaya yatkındırlar... "
Francis Bacon (İngiliz filozof. D.1561- Ö.1626 - Denemeler S.68)- (Adnan Onay’ın paylaşımı)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.