• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Trabzon 24 °C

AKP'liler Ankara'ya neden gittiler?

AKP'liler Ankara'ya neden gittiler?
AKP Trabzon teşkilatından, il başkanı Haydar Revi komutasında tam 55 kişi önceki gün Ankara’da vekilleri, çalışma ve sosyal güvenlik bakanı Süleyman Soylu’yu ziyaret etmiş.

Yılsonu, kış kıyamette 55 partili Ankara’ya neden gitti?  
Bakana ve milletvekillerine hayırlı olsun demek için kış kıyamette partili de olsalar insanlar kendi keselerinden birkaç günlüğüne Ankara’ya kolay kolay gitmez.
Ankara’ya giden partililerin bir iki istisna dışında hepsinin mutlaka ama mutlaka bir hesabı vardır. Kimi kardeşine, yakınına iş bulma kimileri de iş kovalama peşinde.
55 kişilik AKP heyeti içinde yer alan isimlerden biri de il başkanı Haydar Revi’nin danışmanı yarı resmi gazeteci Ali Savaş’tı.
Ali Savaş; her yönüyle işini bilen, yetenekli ve çalışkan bir isim. Boşa da pek kürek çekmez.
Bu satırları yazarken Ankara’dan Ali Savaş aradı…
Savaş, ‘Benim AK Parti teşkilatı ile ilgim yok. Ankara’ya önceki gün TBMM’de çalışan oğlumu ziyarete geldim. Partililerle orada karşılaştım. Sonra onlarla birlikte bakanları ve milletvekillerini ziyaret ettik’ dedi.
Ali Savaş’ın evlatlarından biri TBMM’de memur, diğeri de KTÜ Hukuk Fakültesinde hoca!
***

CHP il başkanı seçilen Turgay Güngör, Ortahisar belediye meclis üyesi idi. Güngör, il başkanı seçilince istifa edecek ve yerine de Mustafa Erdem gelecek.
Muğla’da sürgünde yaşadığını söyleyen Mustafa Erdem, ‘Büyükşehir Belediye Meclis üyesi olsaydım, Orhan Gümrükçüoğlu bir günde Trabzon’u terk ederdi’ dedi.
Gümrükçüoğlu, hafta sonları ve tatil günleri hariç Trabzon’u kolay kolay terk etmez.
Mustafa Erdem, Muğla’da yaşamasına yaşıyor ancak Trabzon’da olup bitenlerden de anında haberi oluyor. Gazetecisinden işadamına çok sayıda ismin bugünlerde Süleyman Soylu’nun kapısını aşındırdığını söyleyen Mustafa Erdem, ‘Bakan bey gelen talepleri zor karşılar’ dedi.
***

Ankara’ya giden AKP heyeti, birkaç bakanı ziyaret etti. Bakanlar, Trabzon’dan gelen partililerle görüştü. İl Başkanı Haydar Revi, Ankara’ya Trabzon’dan epey de hediye getirdi. Bakanlara hediye takdim edilirken resimler çekildi. Heyettekiler bakanlarla tanıştırıldı.

Başaran nerede?

TS eski asbaşkanı Ali Kemal Başaran’ın kongre sonrası sesi çıkmaz oldu. Başaran’ın yakın arkadaşlarından Güven Hacısalihoğlu, Başaran’ın çok yorulduğunu bir süre istirahat edeceğini söyledi. Ali Kemal Başaran’ın yakın dostlarından Turgay Özsandıkçı ise, ‘Ali Kemal abimiz bugünlerde kafa dinliyor’ dedi.

Batum’da
yılbaşı!

Yılbaşını Acaristan özerk bölgesinin başkenti Batum’daki otellerde geçirmek isteyen Trabzonlular günler öncesinden rezervasyon yaptırmış. Ayda bir iki kez Batum’a giden işadamı Cafer Hazaroğlu, ‘Batum Belediyesi yılbaşı nedeniyle büyük hazırlık yapmış. Türkiye’den çok sayıda insan yılbaşını Batum’da geçirecek’ dedi.
Bu arada Batum’daki büyük oteller ve organizatörler Trabzon’un cadde ve sokaklarındaki reklam panolarına astıkları afişlerle Türkleri Batum’a davet ediyorlar.

Terminal
Kenefi!

KTÜ öğretim üyelerinden gazetemiz yazarı Prof. Dr. Kemal Üçüncü’nün sosyal medyada kısa ve özlü eleştirileri, hicivleri, taşlamaları tıklanma rekoru kırıyor. Kemal Hoca geçenlerde üniversiteleri ve yönetimlerini eleştiren şu paylaşımda bulundu;
‘İran'ın, Rusya'nın, Ukrayna'nın, Çin'in siber saldırı kabiliyetleri çok yüksek! Türkiye bu konuda savunmasız. Kavurmalı pilav yiyip ardından limonlu büyük çaylar elde Ellahhh ederek düzelmez. Üniversite yönetimlerini gülümseyen büyük taşlı yüzüklü kadrolara teslim ettiler her biri terminal kenefine döndü. Eski büyük otobüs terminalleri böyledir kim kime dum duma. Esas olan gülümsemeler ve gönüllerin hoşluğudur. Gülümserken kalbine giresin gelir ha aman arkanı dönme tehlike vardır... Ötekiler büyük Atatürk rozeti takıp …., bunlar tıs tıs duasıyla…’

***

Siyasi problemin
temelindeki iki mesele!

Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel

"Bir insan bireyinin varlık ölçeği içinde bu bireyin siyasi duruşu ve çalışmaları hakkındaki anlayışlarımız farklı.
Benim dünya görüşüme göre siyasi problemin temelinde iki mesele yatar. Birinci mesele bir veri olarak var olan bir ülke/hukuk düzeni/devlet ölçeğinde gene veri olarak var olan insan malzemesinin günlük hayatlarındaki, bir arada yaşıyor olmalarından kaynaklanan ve ancak birlikte çözebilecekleri işlerin yapılması, daha iyi ve daha etkili yapılması meselesidir. Çöplerin toplanması, yolların inşası ve bakımından başlayıp trafik düzeninin sağlanmasına kadar uzanır bu ihtiyaç duyulan işler. İkinci mesele bir "iyi" ve sürdürülebilir kararlılığa sahip toplumsal düzenin inşasıdır. Bu ikinci mesele "iyi"nin ne olduğunun tanımlanmasını gerektirir. Bu ikinci meselenin özü ise "ethics" anlamında ahlaktır. İnsanın akli ve vicdani melekeleri ile yürüteceği bir "doğru"lar ile "yanlış"ları ayıklama süreci gerektirir. Benim bana benzer ve/veya benden farklı öteki insanlarla birlikte yaşamamın temel kuralları nasıl olmalıdır sorusuna vereceğim cevaplardır. Sorgulandığında da efendim Allah ya da öteki insanların çoğunluğu böyle istiyor DEMEDEN, çünkü dedikten sonrasını ahlaki akıl yürütme ile gerekçelendireceğim "norm"lar, "kurum"lar ve "kurallar"dır.
Kişi "kadınla erkek eşit varlık değerine, eşit moral değere sahip olarak görülmelidirler, ortak bir hukukun eşit inşacısı ve muhatabı oldukları aksiyomu toplumun düzeninin temel köşe taşı olmalıdır derken, bunu insanların çoğunluğu fiilen bunu dediği için, buna inandığı için değil, bu önerme ona ahlaken doğru geldiği için der.
İnsanların büyük çoğunluğunun toplum düzeninin nasıl olması gerektiği konusunda düşünülmüş fikirleri yoktur. Ya da sahip oldukları "değer yargı"ları, içinde yaşadıkları kültürlerin onlara doğrusu budur diye fiilen kabul ettirmiş olduğu değer yargılarıdır. Değer yargıları ya dini inanç ön kabullerine ya da o sırada insanların çoğunluğunun sanıları ve kanaatlerine dayandırılır. Değer yargıları "ahlaki irdeleme süzgeci"nden geçirilmedikçe "değer"e dönüşmez ve değersiz olma ihtimali ile maluldürler.
Ben Türkiye'de anayasal düzenin inşacısı ve muhatabı olarak ortak bir anayasal düzene sadakat hakkı ve sorumluluğunu kendilerinin Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığının aidiyet kaynağı olarak gören ya da anlatılırsa görebilecek insan sayısının sizin sandığınızdan çok daha fazla olduğuna inanıyorum.
Nihilizm ve siyasi agnostizim "iyi toplumu kurmaya uzanma" projesinin en büyük düşmanıdır. Nihilistlerle de siyasi agnostiklerle de konuşmak istemem. Her iki yaşama tarzı duruşu da siyaset teorisi ve iktisatçılıkta "free rider"cılık denilen, amiyane Türkçe karşılığı ile "beleşçilik"tir."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • 14 milyon dolara satılmış!18 Temmuz 2017 Salı 10:16
  • Kemal Kılıçdaroğlu ve Halkların Cumhuriyeti!16 Temmuz 2017 Pazar 13:58
  • Yeni partinin Trabzon ayağı!13 Temmuz 2017 Perşembe 12:02
  • Şana’daki değişim!12 Temmuz 2017 Çarşamba 11:23
  • Şehir hastanesi ölü yatırımdır!10 Temmuz 2017 Pazartesi 12:41
  • Turan Yeşilbaş08 Temmuz 2017 Cumartesi 12:31
  • İşsizliğin panzehiri olacakmış!07 Temmuz 2017 Cuma 13:02
  • Trabzon yaylalarında etler Konya’dan Yozgat’tan!06 Temmuz 2017 Perşembe 12:15
  • Kızılay doktorunu uçurmadılar!05 Temmuz 2017 Çarşamba 09:37
  • Bu gidişle yeni parti kurulur!03 Temmuz 2017 Pazartesi 12:19
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.