• BIST 90.122
  • Altın 145,975
  • Dolar 3,6213
  • Euro 3,9326
  • Trabzon 10 °C

AKP’NİN IŞİD SINAVI!

Ö. Faruk Altuntaş

Hükümet’in basiretsiz tutumu nedeniyle protestolar açık çatışmaya dönüşürken Kobane eylemlerinde ölenlerin sayısı 40’ı geçti. Ülke, doğudan batıya bir anda karıştı, kaos egemen oldu.

            Pusuya yatanlar kafa kaldırdı. Bildik gladyo – Ergenekon operasyonları uç verdi. Emniyet müdürü dahil pek çok yurttaşın şüpheli biçimde öldürülmesi, toplum olarak hiçte yabancısı olmadığımız çok katmanlı iç savaş senaryolarını hatırlamamıza vesile oldu.

            Bizans - Osmanlı saray entrikalarını hükümet etme sanatı olarak tevarüs eden Cumhuriyet hükümetlerinin devamı olarak AKP, dört gözle bu olayları beklermiş gibi, ilk iş olarak polisin yetkisini olağanüstü biçimde artırmaya yöneldi.

Bu yönelim, giderek otoriterleşen ve evrensel hukuk ilkelerinden uzaklaşan bir iktidarın ayak sesleridir. Ortadoğu’da savaşa hazırlanan bir yönetimin, içeriyi / cephe gerisini zaptu rapt altına alma hesabıdır.

                                                   ***

Bazı gerçekler üzerinde yeniden durmak ve düşünmek gerekiyor.

Önce bilmeliyiz ki, Kobane’de yaşanan / yaşanacak katliam, harici bir durum değildir. Kobane’liler, sınırın Türkiye yakasında yaşayan çoğu Kürt kökenli yurttaşlarımızın akrabasıdır, aşiret üyesidir. Bu gerçeklik, bir dönem AKP’nin iki numaralı ismi olan Dengir Mir Mehmet Fırat dahil pek çok kişi ve kurum tarafından dile getirildi.

Kobane’de iki devlet ya da iki ordu savaşmıyor. İşinde gücündeki yerel bir halk, İŞİD denilen tank ve toplar dahil ağır silahlarla donatılmış katiller ordusunun bir aya varan kuşatması altında adım adım katlediliyor. Bu durum hem Türkiye, hem de dünya tarafından seyrediliyor.

Bölge insanının istemine uygun olarak Kobane halkına yardım edilmeli, insan ve malzeme geçişinin sağlanması için koridor açılmalıdır. İstenen, Türkiye askerinin Kobane’ye girmesi ve İŞİD’le savaşması değildir. İstenen, yardım koridorunun açılmasıdır.

                                                             ***

Bir diğer önemli konu, AKP’nin İŞİD’e yardım ettiği hususudur. Her ne kadar Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı olduğunu unutarak ve kendinden geçerek, İŞİD’e yardım edildiğini söyleyip de kanıtlayamayanlar alçaktır, namussuzdur, haindir… dese de, Hükümet tarafından bu yardımın yapıldığı, ana muhalefet partisi ve dünyanın ileri gelen ciddi gazeteleri dahil herkes tarafından söyleniyor, yazılıyor, örnekleri röportajlarla, söyleşilerle, fotoğraflarla gösteriliyor. Savcılık dosyalarına girmiş ifadelerle, tutanaklarla açıklanıyor; Hastane kayıtlarıyla örneklendiriliyor.

Ve en önemlisi, bütün dünyanın algısı bu yönde. Dünya, Türkiye’nin İŞİD’e destek verdiğini biliyor, öyle kabul ediyor. 

Ancak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son ABD ziyaretinde Obama görüşmesinden ve Konsolosluk görevlilerinin Türkiye’ye iadesinden sonra, politika değişikliği yapıldığı ve İŞİD’e yardımın kesildiği / kesileceği anlaşılıyor.

                                                           ***

Bilinmesi gereken diğer bir konu, demokratik ülkelerde yurttaşların gösteri ve protesto yapma hakları olduğu, hukukun dışına çıkılarak çevreye zarar verildiği durumlarda ise toplantı ve gösteriye yapılacak kolluk müdahalesinin ölçülü olması zorunluluğudur.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları ile giderek istikrar kazanan husus, barışcıl olması ve şiddet kullanılmaması koşuluyla, izinsiz de olsa toplantı ve gösteri hakkına saygı gösterilmesi gerektiğidir. Biçimsel bazı unsurların gerekçe gösterilerek toplantı ve gösteri hakkının bastırılmaya çalışılması kabul edilemez.

Son Kobane gösterilerinde, AKP Hükümeti bu demokratik esaslara uymamış, göstericilere orantısız şiddet uygulamış, gösterilerin çığırından çıkmasına neden olmuştur.

Göstericilerin bazı illerde sağa sola saldırması, binalara vb. zarar vermesi, hele hele ölümlere yol açması, kuşkusuz çok hatalıdır ve ne gerekçeyle olursa olsun asla kabul edilemez. 

Ancak iktidarların, son Kobane olaylarında olduğu gibi, göstericilere orantısız güç kullanması, güvenlik görevlilerinin, bazı sivil çetelerin ve para militer güçlerin göstericilere yönelik saldırılarını seyredip, özendirmesi de kabul edilemez.

Son Kobane olaylarında maalesef bütün bu olumsuzluklar yaşandı. En kötüsü de bütün bu olayların, AKP hükümeti tarafından demokratik hak ve özgürlüklerin kısıtlanması için bahane olarak kullanılması oldu.

Görünen o ki, yazık oluyor barış sürecine, yazık oluyor yarınlara.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Meral Akşener’in 17 Nisan iddiası!
  • Trabzon futbolu bitmiş!
  • Koray Aydın’ın ekibi!
  • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
  • Birinci yalnız kaldı!
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.