• BIST 97.760
  • Altın 144,314
  • Dolar 3,5657
  • Euro 3,9985
  • Trabzon 17 °C

Akyazı ile uyutulduk

Eray Altındaş

Gündemin birinci sırasında beş ay sonra yapılacak olan yerel seçim açık ara önde kendine yer buluyor…

Yaşadığı ilde veya ilçede belediye başkanı olmak için aday adayları bir biri ardına ortaya arz-ı endam ediyorlar

Sizin anlayacağınız partiler bu günlerde büyük rağbet görüyor…

Seçime girecek olan partiler 150 gün önceden yollara düştüler…

Muhalefet birlikte, en dikkat çekeni daha beş ay önceden kolları sıvayan 11 yıldır iktidarda olan AKP…

Açılışlar, mitingler,  toplantılar, cenaze törenleri ve tıpkı yıllar önce rahmetli Necmettin Erbakan’ın yaptığı gibi temel üstüne temel atıp kurdele kesmeler…

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan her gittiği yerde yaptıklarını ve yapacaklarını anlatıyor…

İzmir’den bir önceki Van gezisinde incelemelerde bulunan Başbakan açıktan akan dereyi görünce önce protokolde bulunan kaymakamı fırçalıyor, sonrada kendisini takip vatandaşlara dönerek, “Bu belediyeden memnun musunuz..?”diye soruyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Van’dan sonraki durağı. İzmir’de partisinin düzenlediği toplantıda kendisini dinleyenlere, “Çok çalışın, insan çabuk unutur… Bugüne kadar söz verip de yaptıklarımızı anlatın… Bıkmadan tekrar edin… CHP ile aramızda ki 7 puanlık farkı kapatmalıyız..!” diye talimat veriyor.

Beni asıl celp eden Başbakan’ın, “Söz verip de yaptıklarımızı anlatın…” sözü!

Başbakan doğru söylüyor…

Gün dediğin sayı ile… Beşte, on senede olsa gelip geçiyor.

Verilen sözler yerine getirilmeli, vatandaş kandırılmamalı. Hele seçim öncesi,  sıralanan  vaatler birde kitaba dökülmüşse, o zaman  kaçış yok!

Başbakan Erdoğan’ın sözünden yola çıkıp genelden yerel eksenine geçersek…

Acaba AKP’nin elindeki Trabzon Belediyesi gerçekten de söz verdiği gibi bu şehrin kaderini  ve imajını  değiştirecek yatırımları gerçekleştirebildi mi?

Bir önceki dönemde, 29 Mart 2009 tarihinde yapılan seçimlerin arifesinde dağıtılan 61 projenin içinde başı çekenlerden kaçı hayata geçirilmedi.

Yani, Başbakan Erdoğan gelse ve eline tam beş yıl önce dağıtılan kitapçığı alsa, o çok güvendiği “Atom Karıncaya” ve  bu şehirden seçilip Ankara’ya giden vekillere, bakanlara sorsa:

Söz verdiğimiz Teleferik nerde?

Hani yeni terminal binası?

Güney Çevre yolu ne aşamada?

Çömlekçi hala bitmedi mi?

Başbakan 61 projeyi anlatan kitapçığın içinde yer alan Mega projelerin içinde gösterilen  Lojistiği büyük ihtimalle sormaz, çünkü artık İyidere’de!

***

 

Dünya’da teknoloji sayesinde mesafelerin kısaldığı, kıtaların birleştirildiği bir dönemde ne yazık ki bu kadim şehrin insanlarının ağzına Akyazı projesiyle ile bir parmak bal çalındı! Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Trabzon’da yıllardır bitmeyen Akyazı’yı incelese ve vatandaşlara tıpkı Van’da sorduğu gibi, “Belediye’den memnun musunuz?”

Sizi bilmem ama…

Tam beş yıldır uyutulduk!

 

Bu fırsat

kaçmaz!

 

Başbakan’ın enerjisine hayranım, ne yiyip içiyor merak ediyorum…

Açılıştan açılışa koşarak ha bire kurdele kesiyor, halka hitap ediyor…

Hafta içinde ODTÜ arazisinden geçen yola tepki gösterenlere öfke belagatine kapılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan daha önce, “Milli görüş gömleğini çıkardım” sözünün yanına biri yenisini daha ekledi, “Yol için cami bile yıkarız…” dedi.

Bu söz unutulacak gibi değil!

Başbakan’ın bu sözü aklıma Trabzon’da da yol üzerinde olan ve trafiğin sıkışmasına yol açan camiyi getirdi.

Yolunuz Bahçecik mahallesi’nden araba ile geçerse mutlaka o sıkışıklığı yaşarsınız. Gazipaşa ilkokulunun hemen yanında o dik rampada surların içinde Şirin Hatun Camisi yolun tam üzerinde adeta set oluşturmuş.

Hani diyorum hazır Başbakan “Yol için cami bile yıkarız” diye söylemişken gelin bir iyilik yapın yıkın  yolun üzerindeki camiyi…

Nede olsa yol medeniyet…

Sonraki pişmanlık fayda vermez, bu fırsatı kaçırmayın…

 

İki yanlış

bir doğru etmez

 

Son günlerde, “Andımızı kaldırdık, her şey daha güzel olacak…” diye düşünenler her halde yanıldıklarını anlamışladır…

Ortalıkta bir Ahmet Kaya sevgisi ki, sormayın gitsin, Ölükten sonra “ceylan gözlü” oldu…

Kaçtığı Fransa’da rahmetli olan Ahmet Kaya’ya  yapılanların yanlış olduğunu dün söylediğimiz gibi bu günde söylüyoruz ve insanların düşüncelerinden, fikirlerinden dolayı yuhalanmasına, çatal, kaşık yağmuruna tutulmasına karşıyız.

Aynı şekilde Serdar Ortaç’a da konser sırasında yapılanların doğru olmadığını belirtmekte bir sakınca görmüyoruz.

Kalp krizi sonucunda ölen Kaya’ya nasıl bu gün devlet ödül veriyorsa, yarın Serdar Ortaç’a da aynı ödülün verilemeyeceğini kim garanti ede bilir ki..

Kısacası iki yanlıştan bir doğru çıkmaz!

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.