• BIST 106.846
  • Altın 271,093
  • Dolar 5,7268
  • Euro 6,3392
  • Trabzon 12 °C

AKYAZI, ŞEHİR HASTANESİ VE KENTLEŞME

Gürol Ustaömeroğlu

Geçen hafta sonu “Kentleşme sorunları ve çözüm önerileri” adlı panelde konuşmacı idim. Orada ve daha önce bir gazeteci arkadaşıma beyan ettiğim bir görüşümü bu sütunlarda da sizlerle paylaşmak istiyorum. Şehir Hastanesi Akyazı Dolgu Alanına yapılmalı mıdır?

Sorunun cevabını vermeden önce genel olarak bu tip yapıları da ilgilendiren bir imar ve kentleşme meselesine değinmek istiyorum.

Trabzon Malumunuz çok eski bir kenttir. Ancak bu kentin bir koruma planı yoktur. Lokal koruma bölgeleri ve tekil koruma hedefleri vardır ama kentin kendisini koruyacak bir planı yoktur. Esas itibari ile bu mesele Türkiye’nin Meselesidir. Türkiye’deki bütün eski kentlerin meselesidir.

Koruma planı olmadığı için genel planlama olgusu eski ve yeni kent ayrımı yapmamaktadır. Bir başka deyişle 1:100.000 ölçeğindeki haritalardan alt ölçeklerdeki haritalara kadar kent için bir yeni yerleşim ve eski yerleşim anlayışı haritalara işlenmemektedir. Hal böyle olunca eski kent merkezi de dahil olmak üzere kentin her noktasındaki yeni projeler mimarların bütün fantezilerini uygulayabildikleri bir hal almaktadır. Kaldı ki 1:100.000 ölçeğindeki haritalar yasaları yok sayarcasına 1:1000 ölçeğindeki uygulama planlarına dönüşürken sayısız tadilat geçirmektedir.

Buradaki temel mesele arsa yokluğu ve arsa üretememektir. Trabzon tarih boyunca lineer bir gelişmeye odaklanmıştır. Batılı şehir plancıların aksi yöndeki görüşleri ve sundukları planlara rağmen Trabzon doğu batı ekseni boyunca gelişme göstermiş, güneye açılamamıştır. Bu uygulama beraberinde deniz dolgusunu da getirmiştir. Bütün kentsel ve bilimsel itirazlara rağmen deniz dolgusu her siyasi iktidar döneminde hiçbir siyasi fark gözetmeksizin devam etmiştir. Arsa yaratılamayınca bazı ihtisas bölgeleri de planlara işlenenememektedir. Mesela Trabzon’da bir turizm  veya sağlık tesisi alanı kaç tane vardır? Ya da mevcut hastanelerin kaç tanesi böyle bir plan doğrultusunda yapılmıştır. Ya da kaç tanesi alt yapısı yapıldıktan sonra gerçekleştirilmiştir.

Eski Numune Hastanesi’nin ilk yapıldığı yılları bilmem mümkün değildir. Ancak bir alt yapı doğrultusunda yapıldığı bir gerçektir. Haydi buna Tıp Fakültesi’ni ve SSK Hastanesini de ekleyelim. Bunun dışında Trabzon’da özel, resmi kaç hastane imar planlarına taa 1:100.000 lik haritalardan başlamak üzere işlenmiştir? Kesinlikle işlenmemiştir. Buna Kaşüstü Kanuni Hastanesi de dahildir.

***

Sevgili okurlar üzerine kalın çizgilerle çiziyorum ve ifade ediyorum; “Mevcut hiçbir hastanenin iç düzeni, sağlık kalitesi, sağlık personelini tartışmıyorum. Buradaki esas meramım hastanelerin kentleşme içindeki konumudur. Kentleşme kriterlerine göre arsasının uygun olup olmadığıdır. Bu yazıdan lütfen başka bir anlam çıkarılmasın.”

Kaşüstü Kanuni Hastanesi plana işlenirken yolu yoktu. Ayrıca yine bir özel hastanenin binası bir kurumdan satın alınırken alt yapısı ve yol şartları hastane olmaya uygun eğildi. Plana hastane olarak işlendi ama beraberinde kentsel bir çok sorunu getirdi. Hasta veya hasta yakını otomobillerin devlet karayolunu engellemesi dahil yaya geçidi sorunlarına kadar bir çok sorun halledilmeden hastane hizmet vermeye başlamıştı.

Keza turizm yatırımları da aynı örneği oluşturmaktadır. Turizm yatırımları için teşvik edici yasalar var. Bu yasaların da izin vermesi ile neredeyse kentin her an her bölgesi veya her binası turistik bir alana veya yapıya dönüştürülmektedir.

Buna bir kent soylu olarak itiraz etmem mümkün değil. Ancak alt yapısı turizm veya sağlık tesisine göre planlanmamış bölgeler nüfus artışı ile gelecek yıllarda sağlıklı hizmet verebilecekler midir?

Bu soruya cevap verebilmenin birincil kriteri yoldur. Yol gerçek anlamda böyle bir tesis göz önünden bulundurularak tasarlanmamışsa ve plana işlenmemişse ileride karşılaşılacak sorunlar günümüzden farklı olmayacaktır. Hele hele bu otomobil enflasyonunda bunu görmemek, hissetmemek mümkün değildir.

***

Gelelim Akyazı’ya;

Akyazı dolgu alanı projesini ilk defa 7-8 yıl önce Ankara’da bir devlet kurumunda görmüştüm. Deniz dolgusuna karşı çıkan bir insan olarak bu proje beni az da olsa etkilemişti. Salt dolgu olmayan, içinde göletler ve kanallar barındıran bir proje olarak doğrusu güzel gelmişti bana.

Ancak ne olduysa oldu bu proje zaman içinde katı bir deniz dolgusu projesine dönüştü. Buna bir de Trabzonspor ve stadyum eklenince Akyazı bir spor kompleksi amacıyla dolduruldu havası oluştu. Yollar yeniden tasarlandı, kamulaştırmalar yapıldı, kavşaklar planlandı. Yani ciddi bir alt yapı uygulamasına girişildi.

Bu nedenle yukarıda saydığım gerekçeleri göz önünde bulundurarak, güncel alt yapı hizmetlerini düşünerek ve de yetkililerin mutlaka ama mutlaka yapılması gerekiyor düşüncesinden yola çıkarak Şehir Hastanesi için en uygun bölgenin Akyazı olduğu ifade ediyorum. Bu benim şahsi fikrimdir. Başkanı olduğum mimarlar odasının resmi görüşü değildir.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.