• BIST 118.400
  • Altın 162,234
  • Dolar 3,7750
  • Euro 4,6399
  • Trabzon 11 °C

AKYAZI STADI

Osman Necip SEVİNÇ

Cumartesi günü Trabzonspor Bursaspor maçına gittim.
Bilmem neresinden başlasam. Ancak üzerime yük olur. Önce maça gelen tüm taraftarları tebrik etmem gerekir. Çünkü çekeceği çileyi bile bile maça gitmek cesaretten de öte takımına olan büyük sevgi ve güvenin bir göstergesi.
Saat 18:00, maça 1.5 saat daha süre var. Akyazı stadının kapasitesine göre çok küçük ve labirent! Park yeri dolmuş. Saat 18:30 da ise stadın her iki tarafından 2 km mesafeye kadar, kaldırımlar, banketler, yol platformu, otopark olarak kapasiteyi aşmış! Seyirciler yollarda; yürüyerek stada ulaşmak için gayret içindeler.
Bu arada şehir hastanesi yapılması düşünülen, stadın batısındaki boş dolgu sahasındaki çukur ve toprak tepeciklerine rağmen araç sürücülerince park yeri olarak kullanılıyor ve dolmak üzere. Orada biz de bir yer bulduk ve aracı park ettikten sonra çamurlu, karanlık yolardan 400 metre civarında yürüyerek stada ulaştık.
Yerimiz doğu alt tribün yani maraton. Doğrusu stada girişimiz kolay oldu. Yerimizi bulduk, oturduk saat 19:05.
Bu noktadan itibaren yaşadığımız eksiklikleri , yanlışlıkları sıralayalım...
1-Ses sistemi anormal yankılı ve anonslar maraton tribününden anlaşılamıyor. Spiker ise yırtınır gibi kelimeleri yutarak bağırıyor.
2-Çekirdek yiyenler önünde oturanların kafalarını, sırtlarını kabuk ve tükürük dolduruyor. Yerleri anormal kirletiyor.
3-Maç başlar başlamaz maraton tribünde herkes ayağa emri ile! Tüm maç ayakta seyredildi. Tribünün tam orta kısmında yerleşmiş 3 amigo ve 200 taraftar ayakta tezahürat yaptığı için düzen bozulmuş, sahayı görebilmek adına yağa kalkmak zorunlu olmuş.
4-Yanımızdaki görebildiğim insanlar yasak olmasına rağmen fosur fosur sigara içtiler. Çevrelerindeki insanları rahatsız ettiler.
5-Tribünde merdiven araları uzun mesafe Sıranda orta bir koltukta ise koltuğuna varabilmek için; oturan en az 20 kişiyi rahatsız etmek durumundasın.
6-Tribünde rahatsızlanan birinin kısa sürede ambulansa yetiştirilme şansı sıfır. Hele maç bittikten sonra o karmaşa trafikte en erken 1 saatte hastaneye yetiştirilirse iyidir. Bunun bir pratik çalışması yapılmış mı?
Neyse ki maçı özellikle 2. yarı güzel oynayarak kazandık. Keyiflendik ve artık saat 21:50 eve dönüş başladı. Meğer çilenin büyüğü geride imiş!
Maraton çıkış merdivenleri çevreye göre çok karanlık. Dikkat etmesen düşmek mukadderat. Neyse kazasız belasız indik ve yine 400 metre çamur içlerinden sağ sol yapa yapa arabamıza ulaştık. Artık saat 22.15 olmuştu.
Dolgu malzemesi üzerindeki çok yoğun trafiğe bizde girdik. Önce Akçaabat tarafına karayollarının önüne kadar dur kalk, dur kalk 4-5 km sürat ile gittik. Oradan eski Trabzon yoluna döndük. Yine dur kalklar ile yoğun trafik içinde Beşirli kavşağına ulaştık. Ve orada çok şükür trafik polisi gördük! Yol rahat.
Artık sahil yolu açık, hızla Zağnos’taki evimize geldik. Evet saat kaç mı dediniz? Saat 23.10. Yani yaklaşık olarak otomobilin içinde 1 saat olmak üzere maç bitiminden itibaren yaklaşık 1.5 saate evimize ulaştık. Kurban olduğum Avni Aker stadımız, en uzak park yeri 300 metre ve evine dönmen şehir içinde yarım saat! İstersen yürü.
***

Şimdi gelelim kamu yararına ve çekilen çilenin palyatif çözümüne…
Otopark olarak kullanılan kaldırımlardaki kırılan taşlar, deformasyona uğrayan yerler bunun yanında stad  çevresine döşenmiş granit bazalt gibi çok pahalı doğal taşlar ve güzelim kesme bordürler tekerlekler altında deforme oluyor. Binlerce araç dur-kalk ile birinci vites yavaş giderek tankerlerce ekstradan akaryakıt yakıyor.  Bu arada Allah korusun o stattan malum ayrılıp bu çilenin içinde kendini dağıtan stres ile hoş görüyü unutan taraftarların olumsuz davranışlarını bir göz önüne getirin! Hele hele de hastalanan birinin hallerini.
Şimdi gelelim geçicide olsa çözüme hiç olmazsa başka bir otopark çözümü bulunana kadar şehir hastanesinin yapılacağı yer (kurban kesimi dahil) olan dolgu alanı karayolları veya belediyece iş makineleri çalıştırılarak birkaç günde tesviye edilip yine planlı küçük kanallar açılıp basit kılçık drenaj ile binlerce araç için otopark haline getirilebilir. Hatta gelir bile sağlanabilir. Yollar da park yeri olmaktan kurtulur kaldırımlar da. Geçici bir aydınlatma da yapılabilir. Bu arada servis yolu da genişletilip üst yapısı kuvvetlendirilebilir. Bu otoparktaki araçlar önce Batı’ya, karayolları önünden anayola yönlendirilip ortadan tünel geçişi ile Doğu’ya Trabzon’a gönderilir. Kısa zamanda boşalım sağlanır.
Son olarak Akyazı projesini yapan mimar ve mühendisler yapımını üstlenen TOKİ  ve onun adına kontrollük yapan müşavirler, karayolları, belediyelerden yetkililer ve proje paydaşları gelip giden bilgililer 41 bin 461 kişilik bir stad için düşündüğünüz pratikte çalışması güç giriş-çıkışı ile mevcut otoparkın yetersizliğini göremeyen ilgililer, ben size ne diyeyim? Ve Trabzonspor adına proje takibi yapan yöneticiler!
***

Son sözüm kamu yöneticilerine başta sayın valimiz ve suskun gazeteciler bir gün resmi araçlarınızdan inip maçlara sivil bir aracın sürücüsü olarak gelin ne olur! Bir görün fedakar, cefakar taraftarın takımı için bu çileyi nasıl çektiğini görün. En büyük taraftar boşuna söylenmemiş. Bu arada seyirci kesitimizde 25-40 yaş bandına yükselmiş bunu da eklemeden geçemeyeceğim. Bu küçük eksiklerine rağmen muhteşem Akyazı’mız futbol oynamaya seyir zevki tatmaya çok uygun ancak gerek ses sistemi gerek kamera sistemi ile yakalamayan sigara içenlerin yüzünden modern havası kayboluyor. Bunları düzeltmek zor değil. Biraz ilgi lütfen. Otopark köklü çözümü bekler.
Bir daha bu yaşta yine maça gidermişin diye sorarsanız; Evet bu inançlı, kazanma hırsı dolu, iyi niyetli futbolcular, genç Trabzonlu oyuncular ve akıllı antrenörleri Rıza hoca ile bu takım seyredilir, sonuna kadar desteklenir dostlar.   
Ah başkan ah
Zamanında bizleri, basını dinleyip Ersun’u postalasaydın şimdi liderdik. Günahı; inadın nedeni ile çok…

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.