• BIST 112.122
  • Altın 175,002
  • Dolar 4,0406
  • Euro 4,9882
  • Trabzon 13 °C

ALAN KİM, SATAN KİM?

Gürsel ÖZGÜR

Al gülüm, ver gülüm diye bir deyim var; sözlükte iki sevgilinin birbirine sevgi gösterisinde bulunmaları durumu veya bir kimseye yapılan hizmetin karşılığını hemen bekleme durumu olarak tanımlanıyor. Atalarımız ne güzel söylemiş ve anlamlandırmış. Ben bu deyimin ikinci tanımıyla ilgili bir olayı üzülerek aktaracağım.

Cumhuriyet, Atatürk ve daha pek çok milli değerlerimiz ile oynanırken sözde Yönetme irade, yetki ve sorumluluğunda olanların aymazlıklarını ve çıkarcılıklarını görmemek mümkün olmadığı gibi toplumsal tepki ile karşılaşmamaları da ayrı bir sosyolojik problemdir.

Geçen hafta, AK Parti, CHP ve MHP, Genel Kurulda görüşülen Katma Değer Vergisi(KDV) Yasası üzerinde son dakikada getirdikleri önergelerle, hakları acınacak kadar az olan milletvekilleri ve orgenerallere yeni haklar tanıdılar. İki yıllık milletvekilliğinden sonra kazandıkları emeklilik haklarına ilaveten bu hakları da almaları çok yerinde olmuş! Milletvekilliğinden sonra yüksek emekli maaşları ile ucuz sosyal tesislerden en üst düzeyde faydalanmaları çok adilane olmuş, Allah onlara zeval vermesin. Toplum, nasılsa ‘’bunu bana anlat ve ikna et’’ diye bir talep de bulunmadığı için ne yapsalar müstahak.

Hani yukarıda tanımlamıştık ya, bir kimseye yapılan hizmetin karşılığını hemen bekleme durumu diye, işte tam da ona uygun olarak sosyal tesislerden faydalanma hizmeti karşılığında da doğaldır ki orgenerallere ve emeklilerine ve de bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık hakları Milletvekili haklarıyla eşitlendi.
Al (gülüm) sosyal tesisi ver (gülüm) sağlık ayrıcalığını…
Siyasetçinin ülkemizde en tercih edilen meslek olması tesadüfî değil, cazibe merkezi zira. Ülkesini seven, vatan, millet, bayrak, insan odaklı çalışan ve en büyük mutluluğu topluma hizmet etmekten alan siyasilere sözümüz asla olamaz tabii ki ve mutlaka çoğunluktalardır.
Bir ay kadar önce kendi personeline, bir sosyal tesis ile bilgilendirme yapılmıştı ve sanki bu bilgilendirme, alınacak kararın öncü göstergesi gibiydi. Tesiste, görevdeki muvazzaf personele daha verimli hizmet verebilmek maksadıyla emekli personele fazlasıyla kısıtlamalar getirilerek adeta ayakları oradan kesilmek isteniyordu. Ah de vefa ne vefa(boza)…
Şimdi adama sorarlar; bu ne perhiz be ne lahana turşusu. Sosyal Tesise, yıllarını mesleğine adamış personelinin, yetmiyor bahanesiyle girmeleri engellenirken başkalarına ardına kadar açılıyor.
Sosyal Tesis nispeten maddi açıdan biraz daha uygun ve dolayısıyla emekli personelin tercihine mazhar olan ve aynı zamanda meslektaşları ile aynı havayı soluyarak aidiyetini daha da geliştirdiği ve kendini mutlu, huzurlu ve emin hissettiği ortamın ortak paylaşıldığı alanlar iken bu özelliğini kaybeden ruhsuz, birbirini tanımayan insanların bir araya geldiği alanlara dönüşecektir. Dahası ayrıcalıklı personele hizmette kusur endişesi zaman içerisinde diğer çoğunluk personelin de hizmet alamamasına neden olacaktır.
Bir tesiste başlayan kısıtlama uygulaması diğer tesislere de sirayet ederek emekli personelin önce hafta sonu gidemeyeceği sonrasında hiç giremeyeceği yerlere dönüşecektir.
Artık hiçbir şeye şaşırmıyoruz değil mi? Her şeyi kanıksıyoruz koşulsuz kabulleniyoruz. Bir Karadenizli Ninem türkünün bir bölümünde hesap sorarcasına sesleniyordu ya ‘’Alan kim satan kim’’, işte tamda bu noktadayız.
Atatürklü tişörtün siyasi sembol kabul edilerek kurduğu Meclise sokulmaması anlaşılır ve kabul edilir değil. Tepki var mı, var, ama cılız, kabullenmek kaderimiz olmuş.
Daha önce alınan ‘’Meclise siyasi içerikli pankart, resim, flama vs. ile girilemez’’ kararına dayanarak bu engellemeyi yapanlara ve aynı zihniyettekilere sesleniyorum:
Anladık da, Atatürk resmi siyasi bir sembol değil ki, hayati bir sembol…
Sağlıcakla kalın…

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.