• BIST 83.116
  • Altın 147,045
  • Dolar 3,7714
  • Euro 4,0470
  • Trabzon 7 °C

ALTI KAVAL ÜSTÜ ÇANKAYA

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Birbirine uymayan ve birbirine yakışmayana altı kaval, üstü şişhane denir. Bunu en son Sayın Başbakan Soma’da Uluslararası kuruluşun muhabiri olan yabancı kapalı kadınlar için kullanmıştır. Devamında da “ya göründüğün gibi ol” demiştir. İşte konu burada başlıyor…

“Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol”…

Mevlana’nın bu altın sözü ne kadar derin ve manidardır. Başbakan bu sözü söylerken acaba hiç mi etrafına bakmamıştır. 13 senedir ortalık toz duman. Hiç kimse olduğu gibi ve göründüğü gibi değil.

Günümüzün en anlamlı tavsiyesidir bu söz. İçin dışa yansıması olayı olan görünmek, “insanlık” olgusunun gizlenmemesini açık olarak ifade eder.

Günümüzde insanlık olduğun gibi göründen çok, olmasını istediği gibi görünüyor. Son günlerde şekilcilikle baş gösteren yeni trend yani, kılık-kıyafet değişimi de bunlardan bir tanesi. Birilerinin görünmelerini istediği gibi görünenler ne çok türedi değil mi?

Olduğu gibi görünmeyen, göründüğü gibi olmayana kısaca sahtekâr da denilebilir. Yani yalan dolan işlerle uğraşan kişilere yakıştırılıyor bu sıfat daha çok; Ama bu sıfat bugün birçok insan için rahatlıkla da kullanılabilir. Çünkü devamında yüzüne tükürsen yarabbi şükür çıkıyor… Olduğu gibi olmayan ve göründüğü gibi olmayan aynı zamanda gurursuz ve yüzsüz oluyor. Yani kısaca yüzü kızarmayandır tüm bunların ortak noktası.

Uyumsuzluğu işaret eden “altı kaval, üstü şişhane” için şunu söylemek ve yazmak isterim. Aylardır ne zaman sırası gelecek diye bekledim; Şimdi tam sırası. Peki başı örtülü olup, daracık kot giyen ve tüm hatları ortaya çıkaran giysiler giyenler için hangi deyim ye da özlü söz uygun gelir acaba? Örtünmek, dinimizin gereğidir ama bunu insanların gözüne sokarak yaparsak bunun mesajı, sanırım “olduğun gibi ol” özlü sözünü işaret eder. Üstü ve altı farklı olan bu giyim tarzı için yani genel seçmeni için hangi deyimi uygun görür acaba Sayın yetkili?

Başı açık kadınlara perdesiz ev yakıştırması yapan, hamileleri aşağılayan, kadınları kılık kıyafeti ile ilgili sorgulayan ve yorumlayan Sayın Başbakan ve etrafındakiler bu tarz giyinenler için neden tepkisizler acaba? Çünkü çoğunluktalar ve onların seçmen kitlesi. Başı örtünce her şey bitiyor mu? Özgürlükler ötekilere layık değil ama size müstehak öyle mi?

Size şah damarınızdan daha yakınım diyen yaratıcının kullarıyız. O her şeyi görüyor, duyuyor ve biliyor. İnsanları şekilleri ile yorumlayanlar bu sözü hiç mi hatırlamaz. Allah’ın yarattığı kullarını yorumlamak, aşağılamak, isimlendirmek size mi kaldı… Cezasını kesmek sizin göreviniz mi? İnsanları önemsemediğini her sözünde ve ifadesinde belli edenler unutmamalılar ki onlar sayesinde bolluk, bereket havuzunda yüzüyorlar.

Bazen oturur düşünürüm “gelecek bizler için neler hazırlıyor” diye. Verdiğim karar gelecekte bizleri nelerin beklediğinin tamamen bizlere bağlı olduğudur. O yüzden de yaptıklarımıza, karar verme yeteneğimize, yarını değil, bu anı düşünmemizin önemli olduğuna kanaat getirdim. Başkalarının bizi yönetmesine izin verirsek; O zaman geleceğimizi onların ellerine teslim etmiş oluruz. Yediğimize, giydiğimize, gezmemize, kaç çocuk yapmamız gerektiğine de onlar karar verir.

Zamanda geri gitmemiz mümkün değil, sadece filmlerde izleyeceğimiz zamanda yolculuk bir İronidir. Eğer ömür varsa ilerlemek mümkündür. Biz ilerleyebilmemizi bile birilerine emanet etmişiz. Boyun eğmek, özgürlüklerini ve egemenliğini kaybetmek demektir. Bugün en çok korkulan kelimelerin başında gelen egemenlik aslında insanın kendi özünün tahtıdır. Büyürken bizi en iyi şartlarda yetiştiren, eğiten anne ve babalarımızın öğretilerinden bile, bize uygun olanı seçip yolumuza devam karar verebilmişiz de, bugün neden birileri her şeyimize karışıyor. Asıl rehberimiz olan anne ve babalarımızdır.

Bizlerin dostu bu günlerde sabır oldu. Sabretmek erdem sahibi olmayı gerektirir. Çünkü sükûnetle ve konuşmadan tüm olanı biteni izliyoruz. Dalga geçiliyor, susuyoruz. Hakaret ediliyor susuyoruz. Sanırım bize ilk hayat dersi veren anne ve babalarımız eğitim yolunda en güzel olguyu yani sabrı öğretmiş.  

Dünyaya yalnız geldik ve yalnız öleceğiz. Ama yaşarken birbirimize saygı ve sevgiyi kabullenmeliyiz. Önyargılardan, çıkar menfaat ilişkilerinden uzak özgürce yaşamak istiyorum. Hepsi bu kadar…

 

 

    

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Trabzonspor Akyazı’ya taşınmalı!
  • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
  • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.