• BIST 112.122
  • Altın 174,823
  • Dolar 4,0406
  • Euro 4,9882
  • Trabzon 13 °C

ALZHEİMER (Beni Unutma, Ben Seni Unutsam da!)

Turhan EYÜBOĞLU

Odanın kapısını açtı. Babası her zamanki gibi dizisini seyretmek için televizyonun önündeki koltuğuna oturmuş, pür dikkat televizyona bakıyordu.
Annesi ise her zamanki sevimliliğiyle koltuğunda gülümseyerek oturuyordu. Yavaşça yanına oturdu, yanağına bir öpücük kondurdu. Sessiz bir şekilde kulağına:
"Nasılsın anne?" dedi. Annesi ona baktı, sessiz bir şekilde:
"Bu adam kim? Sabahtan beri burada oturuyor. Söyle ona evine gitsin!"
"Anne, bu adam dediğin babam; yani senin kocan!"
"Ne kocası? Ben babamla oturuyorum; söyle ona buradan gitsin!"
"Baba biraz bahçeye çıkalım mı? Bir şey konuşacağım seninle."
"Oğlum şu dizi bitsin, konuşuruz!"
"Tamam baba!"
"Anne, haydi dışarı çıkalım; bir hava alırsın."
"Gidelim oğlum. Burası bizim ev değil zaten; beni evime götür!"
"Tamam anne! Haydi evimize gidelim!"
Bahçeye çıkıp bir iki tur attıktan sonra:
"Bak anne eve geldik; haydi eve girelim!"  
"Evet, şimdi evimize geldik!" deyip kabulleniyordu daha önce istemediği evi.
Baba dizisini bitirmiş, kapıda karşılaşmıştılar. Annenin yüzünde bir gülümseme görünce 'Tanıdı kocasını!' diye aklından geçirdi.
"Anne bu gülümsediğin adam kim?"
"Babam!"
"Anne, baban yaşıyor mu?"
"Tabii yaşıyor, bak evimizde!"
"Burası neresi anne?"
"Arafilboy’daki evimiz..."
Aslında onlar ise Maçka'daydılar.
***

İlk önce yakın anılarını, daha sonra çevreni ve çocuklarını unutuyorsun. Evini, mahalleni, komşularını hatırlamıyorsun. Durduğun yerin nerede olduğunu, gitmek istediğin yerin neresi olduğunu bilmiyorsun. 'Beni tanıdın mı?' soruları sorulmaya başlıyor. Daha sonra 'Bak tanıyor!' cevabını almaya başlıyorsun. Senin tanımadığın çocukların da seni tanımamaya başlıyor, hasta olmadıkları halde!
Seninle konuşmaları azalıyor, gelip gitmeler yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Artık seni görmezlikten geliyorlar. İhtiyaçlarını yanındakiler ve seni bırakmayanlar karşılamaya başlıyor. Sen ise artık bu yaşamda olanları çok da net hatırlamıyor ve önemsemiyorsun. Seni ziyarete gelmeyenler, geldiklerinde onları artık affetmiş gibi davranıyor, o olayları hiç hatırlamıyorsun. Ama duyguların değişmiyor!
Şimdi yetiştirdiğin çocuğuna iyi bak! Doğumundan bu zamana kadar olan süresini iyi takip et! Onunla nasıl ilgilendiğini, hastalandığında nasıl uykusuz kaldığını, bazen gizli gizli nasıl ağladığını iyi düşün! 'Ona bir şey olursa ne yaparım?' dediğin günleri... Sorduğu soruların çokluğunu, yaptığın tekrarların yoğunluğunu sakın unutma!
Babanın-annenin, senin için yaptıklarını, yardımcıları olmadan ve tıpın bu kadar ilerlemediği o yıllarda senin için neler yaptığını kendi yaptıklarına bakarak sakın unutma! Zamanı gelmeyince beyindeki nöronların harekete geçmediğini ve o beyinde bulunan tüm nöronların her yaşta çalışmadığını, senin nöronlarının hareketliliği ile başka yaştaki insanların nöron hareketliliğinin farklı olduğunu sakın unutma!
Bir gün gelir unuturmuş insan anılarını, çocuklarını, akrabalarını ve en çok sevdiklerini! İşte sen o gün unutma babanı, anneni ve onların yorgun sesleriyle yaptıkları tekrarları, alınganlıklarını! Onlar, senin onların çocuğu olduğunu unutsalar da sen asla onların senin annen, baban olduklarını unutma! Ne kadar yanında olursan hatırlamasına o kadar faydan olur. Belki de o hareket etmeyecek nörona biraz daha zaman vermiş olacaksın!
Onların eski hallerini düşünerek hayal içinde yürüyebilir, onlarla geçirdiğin zamanı gözünün önüne getirerek kendine küçük bir zaman diliminde bir yaşam kurmuş olabilirsin! Bunların onlar için hiçbir faydası olmadığını düşünerek, zamanın kısıtlı da olsa yaşadıkları yerde onları ziyaret ederek faydalı olabilirsin! Hayaller içinde perişan bir şekilde yürüyebilirsin; ancak sana göre karanlığın içinde olanları sakın unutma!
Hala duruyorsa sana verdiği isim, seneler sonra olsa da ona dönüşün, benim için sevdiğime kavuşacağım gün, işte o gün diyenleri unutma!
***

Evde hastanıza ileri evrelerde temizlik açısından, tuvaletini yapması ve beslenmesi açısından yardım etmeniz gerekecektir.
Onu koruyacak şekilde evde değişiklikler yapmalısınız. Tehlikeli olanlara örneğin mutfağa, ilaçları sakladığınız alanlara girmesini engellemelisiniz! Dış kapının kilitli kalması gerekebilir; buna dikkat etmelisiniz!
Sık sık kullandığı objelerin isimlerini unutabilir. Kınamak bir işe yaramaz. Ona sevgi göstermelisiniz! Duygusal destek vermeniz gerekecektir! Onunla tartışmamalısınız! Ona ilginç aktiviteler bulmanız ve anlayışlı insanlarla sosyal iletişimini arttırmalısınız!
İleride göreceksiniz; onda davranış ve kişilik değişiklikleri olacak. Başlangıçta kompleks işleri, daha sonraki dönemlerde basit işleri yapmada zorlanacak; bunları unutmamalısınız! Uyku ve uyanıklığı değişebilir. Bazı geceler sizin normal uyku uyumanızı engelleyebilir; bunu bilmelisiniz ve ona göre sabırlı olmalısınız!
Şunu unutmamalısınız! Bir bakıcı olarak, siz bir kişiye yardım ediyorsunuz, bir hastalığa yardım etmiyorsunuz!
Onunla geçirdiğin ortak hatıralarınızı paylaşmalısınız. İnanın bundan zevk alacaktır. Yeni bilgileri öğrenmeyi, onları akılda tutmayı ve onları tekrar hatırlamayı başaramayacaktır. Onunla önceki yıllarda mutlu olduğun hatıraları konuşmaya çalışın.
Ona ve kendine karşı sabırlı olun! Sizin kim olduğunuzu söyleyemeyebilir, en yakın akrabalarını veya arkadaşlarını tanıyamayabilir! Ancak çoğu kez, kalmış yetenekleri ile duygularını ifade edebilir!
Ona uygun sağlık bakımını sağlayın! Kendisini yaralamasın diye izleyin! Bu arada kendinizi de ihmal etmeyin! Alzheimer hastasına bakanlar arasında, depresyon, anksiyete ve strese bağlı fiziksel hastalık oluşacağını unutmayın ve bunu ihmal etmeyin! Kendi doktorunuzla bunu konuşun!
Onun yanlış konuşmalarını çok sık değiştirmeyin! Bellek kaybı olduğu için çoğu kez gerçekte olmamış olayları anlatabilir! Örneğin yanında yaşayanların onu eşyasını ve parasını çaldığını söyleyebilir! Böyle durumlarda düşüncelerini değiştirmeye çalışmayın! Bu onu huzursuz edebilir. Böyle düzeltmeler sıkıntı ve stres oluşturur. Yapabiliyorsanız onun dünyasında yaşayın! Ona inanmış gibi rol yapın ki bu onu mutlu eder.

***
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye 2050 yılında dünyada en fazla Alzheimer hastası olacak 4 ülkeden birisi olacak. Türkiye'de yaklaşık olarak 300 bin Alzheimer hastasının olduğu tahmin edilmektedir.
Erken teşhisin büyük bir önem taşıdığı hastalıkla ilgili halkı bilgilendirmenin ve gelişmelerin duyurulmasının son derece önemli olduğunu düşünmekteyim. Orta yaşlarda alınabilecek tedbirlerle başlangıcının geciktirilebileceği, bireylere kesinlikle öğretilmelidir.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.