• BIST 97.910
  • Altın 279,029
  • Dolar 5,8309
  • Euro 6,4961
  • Trabzon 20 °C

‘Anısı bizdik bu kentin’ ve Sinan Öztürk!

Hasan Kurt

Sinan Öztürk komşu mahallemiz Sotkalı idi. Trabzon’un batı mahallelerinde genelde ilin merkez köyleri ile batı ilçelerinden gelenler otururdu. Öztürkler de Tonyalı idi. Sotka ile bizim mahalle arasında o yıllarda, bugünkü Vilayet ve Emniyet müdürlüğünün yapıldığı arsa vardı. Maraş Caddesi tarafı ise mandalina bahçesi idi. Sotka’da dayımlar, amcazadeler akrabaların evleri vardı. Haftada birkaç gün Sotka’da idim. Babası Mustafa amcanın adını duymuştum. Sinan’ı, Burhan’ı ve amcaoğullarını yıllar sonra tanıdım.

Sinan, Lise sonrası eğitim için Almanya’ya bir gitti, pir gitti. Almanya’ya yerleşti. Almanya’da yalnız Türklere değil, bu ülkeye gelen farklı uluslardan öğrencilere, akademisyenlere bu ülkenin dilini, kültürünü, hukuksal ve siyasal yapısını ve yakın tarihini anlatıyor. Arda kalan zamanda da yazıyor. Sinan Öztürk; yaklaşık üç yıl, hemen her Pazar günü Kuzey Ekspres’te de yazdı.

2015’de ki son yazısında şöyle demişti;

‘Sevgili Hasan abi; seni tanımak benim için bir ayrıcalık oldu her zaman. Sen bana göre çölde açan bir gülsün; modern çağın Don Kişot’usun, akıntıya karşı sadece kürek değil, yürek çeken, tanıdığım en demokrat, en çalışkan, bu memleketi en çok seven insanlardan birisin. Her türlü sıkıntıya rağmen gazetecilik onurunu, hem de bu memlekette ve bu şehirde layıkıyla taşıdın. Sana en derininden saygı ve sevgi duydum. Bunu seninle geçen kış karşılaştığımızda çok daha derinden hissettim. Bunca yazı yazdım; belki zaman zaman gazetenin başını ağrıttım, ama bir kez olsun bunu bana hissettirmedin. Hep, “Yaz!” dedin bana, “Varsın birileri rahatsız olsun ama yaz!” dedin bana. Bir harfime bile dokunmadın, beni hep onore ettin ve değer verdin. Yazılarıma son verme kararımı sen de dahil hiç kimseye söylemedim. Biliyorum ki söylersem beni bu kararımdan vazgeçirmeye çalışacaksınız. Senden son bir arzum var abi: Lütfen bu yazıma da dokunma ve aynen böyle yayınla. Bunu yapacağını biliyorum. Senin nezdinde Kuzey Ekspres’e yayın hayatında ilkelerinden hiç ödün vermeden başarılar diliyorum, gazete çalışanlarının hepsine teşekkür ediyorum. Tekrar selam ve sevgilerimle’ 

***

Sinan Öztürk, 7 Ağustos gecesi 00.46 da bir mesaj attı ve şöyle dedi, ‘Hasan abi selam, nasılsın? Abi sana yaklaşık iki hafta evvel gazete adresine iki kitabımı yolladım. Nuri abiye de yolladım ama sanırım elinize geçmedi henüz. Abi az önce Kuzey Ekspres’i okurken aklıma birden bir şey geldi. İki kitabımın da gazetenin internet baskısında bir hafta boyunca reklamını versem, yani kapaklar gazetenin bir yerinde görünse bunun için ne kadar ücret ödemem gerekir. İlk kez böyle bir şey düşündüm ve aklıma sadece Kuzey Ekspres geldi. Selamlar, sevgiler’

Ve benden anında cevap; ‘Ne ücreti, bir hafta değil bir yıl sitede yayınlarım. Benim mailime kitapların resmini at.’

-‘Hasan abi ne diyeceğimi şaşırdım bu davranışın karşısında. Makul bir süre olsun o zaman, sıkıldığında çıkarırsın’.  Sinan ile o gece bir süre daha yazıştık.

***

Sinan’ın gönderdiği ve elime ulaşmadığı iki kitabından birini, ‘Anısı bizdik bu kentin’ adlı yapıtını daha önce okumuştum. Ra Kitabevi’nden 2. baskısını aldım.  

‘Anısı bizdik bu kentin’ adlı Roman, Sinan’ın bu alandaki ilk eseri.

Sinan, 1 Aralık 1982 Çarşamba, ‘Şehir artık dağ başında unutulmuş izbe bir manzarayı andırıyordu’ başlığından sonra detaya giriyor ve şöyle başlıyor; ‘Uzun yıllardır ilk kez bu kadar yağan kar, bütün şehrin üstünü bembeyaz bir atlas gibi örerek, dağlardan denize doğru örtmüştü. Koyu kurşuni rengiyle, şehirle arasında uzun bir çizgi oluşturan denizin üzerinde uçuşan martıların sesleri, şehri kasvetli bir havaya boğan sessizliği parçalıyordu. Trafolar devrilmiş, elektrikler kesilmiş, karanlıklar içerisinde kalan şehir külliyen kaderine terk edilmiş, bütün okullar, devlet daireleri tatil edilmiş, birçok işyeri kepenklerini açmamıştı. Kar altında ekmek bulabilmek için, açık olan az sayıdaki birkaç fırının önünde birikmiş irili ufaklı kuyruklarda saatlerce bekleşen insanların peşinden, ne zamandır durdukları kuyruktan ayrılıp gitseler de, yeniden gelenlerle kuyruklar tekrar uzayıp gidiyordu…. ‘ Sinan, Roman’ı 41 ana başlıkla bitirmiş. 

***

Eserin arka kapağında, romanın konusu hakkında şu bilgiler veriliyor;

Edip Cansever, bir şiirinde ‘insan yaşadığı yere benzer’ der.

Yaşadığı şehre benzeyen insanlar, şehir değiştikçe ne kadar değişmektedirler? İnsanlar mı yaşadıkları şehirleri kendilerine benzetirler, yoksa şehirler mi insanları kendisine benzetir? Doğup büyüdüğü şehrin geçirdiği travmaları içinde hissederek yaşayan insanların hikayelerini göreceksiniz bu kitapta. Romanın kurgusu. Bilinen en eski yerleşim merkezlerinden olan Trabzon’un 80’lerin başına kadar yaşadığı değişimin biraz köklerine inmek, orada gezinirken bugünle köprü kurmak, şehrin yaşadığı acıları bir keskin bıçak gibi kalbinde taşıyan yazarın, bu şehirle hesaplaşması üzerine kurulmuş, yüzyıllar içerisinde oluşmuş kimliğini hızla kaybeden şehir, başkalaşarak kendinden uzaklaşıp, rengini, çok kültürlülüğünü ve giderek de doğal tipolojisini terk ederken, korku dolu günlerin ve ümitsiz aşkların arasından süzülüp gelen hayatlara dair kalıntılar arasında şehrin nostaljik semtleri olan Soğuksu’ya, Kemeraltı’na, Pazarkapı’ya, Mumhaneönü’ne, Boztepe’ye düşüyor yolu yazarın. Eskinin sadece yıkılıp yok edildiği, yenininse kendisine benzemediği şehrin sokaklarını adımlarken, geçmişin gölgesinde bugünü yaşamanın buruk hüznünü süren sokakların, terk edilmiş, yıkılmış evlerin, kurumuş ağaçların, odun ve kömür deposuna dönmüş bahçelerin yalnızlığıyla daha da yalnızlaşıyor. Ama esas yalnızlaşmak, kendi şehrine uzaklaşma ile başlıyor.’

Sinan Öztürk’ün ‘Anısı bizdik bu kentin’ adlı romanı, gerçekten okunacak, hatta yeni eğitim ve öğretim yılında, Milli Eğitim ve Okul müdürlüklerince, öğrencilere okumaları için tavsiye edilecek bir eser.
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.