• BIST 102.494
  • Altın 228,158
  • Dolar 5,3267
  • Euro 6,0365
  • Trabzon 10 °C

ANJİYO

Gürsel ÖZGÜR

  Anjiyografi kısaca Anjiyo, kalp damarlarının kasıktan veya sağ bilekten bir kesiyle girilerek ve verilen sıvı sayesinde görüntülenmesi işlemidir. Damar yapısı hakkında bilgi sahibi olunarak gereken ne ise yapılır.
Çok güzel atasözlerimiz var; ‘’Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar’’da bunlardan biri. Etrafımda kalp krizinden vefat edenler ve bir arkadaşımın da tüm damarları tıkalı halde bypass olması sonrası doktor oğlumdan böyle bir istekte bulundum, anjiyo…
Sağlık konusu aslında kişisel bir konu, yani insanın özelidir ve hiçbir paylaşımım olmaz, burada ilk defa ders çıkarılması açısından yazacağım ve son olacak. Yapanlara da anlam veremem, ama kendi tercihidir, saygı duyarım, ancak ölmek üzere olan insanların başında poz verenler paylaştıktan sonra hastanın mahzun gözlerine baksa pişman olur yaptığına, ona da günah, yazık ve ayıp bence.
Bypass olan esnaf arkadaşımı hep dükkânının önünde sigara içerken görür ve ayaküstü sohbet ederken sigarayı bırakmasını salık verir, yemek ısmarlayacağımı söylerdim. Aniden bypass olmak zorunda kalana kadar içmeye devam etti. Şimdi mi? Sizce? İçilen ortamda bile durmuyor. Birçok alışkanlığımızın zararlarını bilerek sürdürüyoruz. İçenler hayden bırakın, sizlere de yemek ısmarlayacağım.
Şimdilerde gençlerde sigaradan daha zararlı bir alışkanlık başladı ve her yerde kafeleri açılıyor. Hookah… Arapça huqqah kelimesinden İngilizceye geçmiş. Onlarca hookah kafeleri açılıyor ve pıtrak gibi de çoğalıyorlar, duman altı olmuş yerler. Türkçesi ’’Nargile’’… Emekliler kahvehanelerde, gençler nargile salonlarında, duman altında, çocuklar da betonlar arasında bilgisayar başındalar… 
Toplum denizanası gibi dalgalara göre savrulup dururken, devlet ne yapıyor dersiniz? Ara ki bulasın… O halde en büyük ve önemli görev anne ve babalara yani aileye düşüyor, çocuklarımızla daha fazla ilgilenmeli daha çok izlemeli ve zaman geçirmeliyiz.
Umutsuzluk yaymayı hiç sevmem ama ‘’Ümidim Gençliktedir’’ diyen ve en çok güvendiğe Gençlerle’’ Gençlik ve Spor Bayramını’’ kutlayan dünyanın tartışmasız lideri Atatürk’ün kastettiği Gençlik; Spor, sanat ve bilim ile uğraşmalıdır.
Umut olması gereken Siyaset kurumundan, siyasetin tamamen çıkar uğruna yapıldığı ve kişisel menfaatlerin insanları kör ettiği bu ortamda fayda beklemek veya toplum yararına işlerin olmasını ummak hayalcilikten de öteye ütopik olur. Yani siyasi görüş fark etmeksizin yazıyorum; siyaset artık tükenmiş, kör dövüşüne dönmüş, bireysel çıkar hamleleri arasında doğru kararlar verme yetisini kaybetmiştir. Çare; yeni bir kuvayı milli hareketindedir, herkesin elini taşın altına sokma, sorumluluk alma, dayatılanı reddetme ve yalnız doğruları savunmasındadır.
*** 
Evet, anjiyodan nerelere geldik. Anjiyoyu koldan yaptılar, 10 dakika sürdü, randevu öncesi 2-3 gün yoğun stres ve korku yaşadım. Ama çok kolay oldu ve 2-3 saat sonra hastaneden çıktım. Esas sarsıntı kan tahlil sonuçlarını görünce başladı, bu zamana kadar görmediğim, ilgisiz ve kötü sonuçlar çıkmıştı. Doktor olan eşim ve oğlum bunların kesinlikle yanlış olduğunu, iki gün sonra tekrarlarız demelerine rağmen karalar bağladım. Bunların sebebi olarak yoğun duygusal yaşantımı gördüm, hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçti.
Teğmenken Tabur Komutanıma(amirim) ‘’benim asteğmenime ceza veremezsiniz, gerekirse ben veririm’’ karşı duruşundan, Üsteğmenken Tugay Komutanına ‘’siz Kara Kuvvetleri Komutanının emrini dinlemiyorsanız, ben de sizin emrinizi dinlememe hakkına sahibim’’ isyanına, yine başka bir yerde Tabur Komutanına bölük görevlendirmelerinde adil davranması gerektiği ve mağdur edildiğimizin fevri olarak uyarılması, sivil hayatımda da; dernek yönetiminin yaptığı seçimde hile yapmasına sertçe yaptığım itiraz ve gazete de yazarak kirli çamaşırları ortaya dökmem, parti içi seçimlerinde mahalle delege seçimlerinin usulsüz yapıldığına karşı sert tavrım aklımdan geçti. Askerlik hayatımda da sivil hayatımda da aynı duruma maruz kalanlar ve durumu görenler vardı, ancak çıtları çıkmıyordu. Benimle birlikte mağdur olan hatta benden önce tepki vermesi gerekenler susmuş ama benim çıkışımdan benden ziyade esas onlar yararlanmışlardı.
Bu muhalif ve haksızlığa karşı suskun kalamayışımın sağlığımı bozduğuna inanmıştım. Çünkü tüm bu karşı duruşlar bana manevi çok zarar vermişti. Özellikle askerlikte benimle uğraşılan bir Subay olmuştum, diğerlerine göre daha çok çaba sarf etmem gerekti. Sivil hayatta da kimse doğrulara bakmadı, kazanımlara baktılar. Pişman değildim ama kafam da karışmıştı.
2 gün sonra tekrarlanan tahlil sonuçları normal çıktı, ama bana pahalıya patlamıştı. Ya tüp bozuktu ya karışmıştı.(Türk Filmi)…  Ancak ders almıştım, sağlık yoksa her şey koca bir sıfır. O zaman Yel Değirmenleri ile savaşırken bir kez daha düşünmeliydim. Tabur Komutanımın sicilime yazdığı’’çok çalışkandır ama fevri hareketlerde bulunur’’ibaresi hala üzerimdeydi, artık fevrilikten sıyrılma zamanı gelmişti.
***
Ikıgıa adlı kitapta uzun ve mutlu yaşamın sırları anlatılırken stresin sağlıklı yaşamın katili olduğu yazıyordu. Rahmetli babam da ‘’ neşeli ol ki genç kalasın’’ isimli bir kitap okurdu, hiç unutamadım, muhtemelen onda da benzer şeyler yazıyordu.
Ülkemizde mutsuz olacağımız o kadar yanlışlıklar var ki mutlu olmanın yollarını aramalı ve bulmalıyız, küçük şeylerden bile mutluluk payı çıkararak.
Bu tecrübeyi yaşamasaydım, muhtemelen partinin aday belirlemesi hakkında büyük isyanlarım olacaktı, ama yapmadım, fevriliği terk ediyorum sanki.
Tercih etmediğim, hayatımdan örnekler vermektir. Ancak anlatımda ve ders çıkarmada kolaylık sağladığından bu sefer kullandım.
Anjiyo sonucunu merak eden varsa, sıkıntı yok… Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

 

  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.