• BIST 97.886
  • Altın 277,348
  • Dolar 5,8286
  • Euro 6,4899
  • Trabzon 18 °C

APOLET SÖKME POLEMİĞİ

Ö. Faruk Altuntaş
          CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin Nevşehir'deki konuşmasında 2. Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel için sarf ettiği sözler önemli bir tartışma polemiği olarak öne çıktı.
"Senin apoletlerini sökmezsem ben de Muharrem İnce değilim" diyen ve daha sonraki miting konuşmalarında da sözlerinin arkasında duran İnce, özetle şunları söylemişti: 
“…Cumhurbaşkanı beni eleştirirken, masanın birinde 2. Ordu Komutanı oturuyor. Partililer alkışlıyor, bu general de alkışlıyor. Cumhurbaşkanı olduğumda, 30 Ağustos'ta emekliye ilk ayıracağım general o olacak. Bunu yapamazsın, Türk ordusunun düştüğü duruma bakın. Üçte biriniz gitmiş ilkokulu bile bitirmeyen FETÖ'ye diz çökmüşsünüz, bir kısmınız da Erdoğan'ın emrine girmişsiniz, siz siyasi partilerin değil Türk milletinin askerisiniz…”
                                        ***
Bu ifadeler kuşku yok ki kulağı tırmalıyor ve ilk bakışta ağır bulunuyor. Bu yöndeki eleştirileri anlayabiliyoruz.
Ancak 16 yıllık tek başına iktidarında, fiili uygulamaları bir yana bıraksak dahi, yapılan son Anayasa değişikliği ile Parti Devletinin kurulmakta olduğu gözetilirse, sarsıcı olan bu eleştirinin çok hayırlı olduğunu söyleyebiliriz.
Devlet memurları, bu sıfatları ile yaptıkları eylem ve işlemlerde tarafsızlıklarını gözetmelidirler. Vakar ve ciddiyetlerini kaybetmemelidirler. Bir partiyle yakınlaşma / özdeşleşme anlamına gelebilecek davranışlardan kaçınmalıdırlar.
Siyasal tarih, Parti – Devlet özdeşleşmesinin getirdiği felâketlerle doludur. Yine İnce’nin örnek verdiği Balkan savaşlarında yaşanan kayıplar, Ordunun siyasallaşmasının yaratabileceği felaketlerin yakın tarihimizdeki canlı örnekleridir.
       ***
 Bir siyasi partiye siyasi ya da ideolojik yakınlık duymak farklı bir şey, o partinin üyesi gibi davranmak farklı bir şeydir. Siyasal çalışma yapmak her vatandaş için bir haktır. Ancak bu hakkı kullanmak ve siyasal çalışma yürütmek için diğer vatandaşlarla eşit konuma gelmek, kamusal yetki ve avantajlardan arınmak gerekir. Kamusal statüyü, unvan ve yetkileri bir tarafa bırakmak gerekir.
Özellikle bazı kurum ve görevler çok daha özenli davranmayı gerektirir. Yargı, silahlı kuvvetler, güvenlik güçleri ve dinsel kurumlar daha özenli davranılması gereken kurumlardır. 
AKP döneminde son zamanlarda örselense de bu kurumlara siyasetin bulaştırılmaması konusunda belli bir duyarlılığın olduğu bilinir ve bu varsayım, AKP’liler dahil bütün vatandaşlar için güvence oluştururdu. 
Ancak belli kurum ve görevlere siyasetin bulaştırılmaması yönündeki var olan bilinç ve duyarlılık, AKP ve Erdoğan iktidarının son dönemlerinde öne çıkmakta olan Parti – Devlet özdeşleşmesi ile gevşemekte ve belirsizleşmektedir. 
Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin “Apoletlerini sökerim” sözü, sarsıcı olmuş ve kamu görevlilerinin, siyasal kişiliklere karşı tarafsız davranma konusunda uyarıcı olmuştur. Herkesin silkelenip kendisine dönmesi ve durumu gözden geçirmesi gerektiği konusunda farkındalık yaratmıştır.  
Kuşkusuz Sayın İnce Cumhurbaşkanı olduğunda kimsenin yakasındaki rütbeyi ellemeyecektir. Ancak kamusal konum ve statüsünün oluşturduğu farkın farkında olmayanlar için hukuksal işlem başlatacağı açıktır. Siyasetin ve kamusal ilişkilerin daha fazla incelik kazanması toplumun yararına olacaktır.
 
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.