• BIST 90.529
  • Altın 214,019
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • Trabzon 9 °C

ARAP KIZI CAMDAN BAKIYOR

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

“Gitmek mi yitmektir, kalmak mı bilemedim. Yerini yadırgayan eşyalar gibiyim” diyor Birhan Keskin.

Tam da Trabzon’dan döndüğüm bu günlerde düşüncelerime tercüman oldu bu dize.

Kokusu, dili, rengi, ahengi, kaldırımı, taşı, toprağı, denizi, suyu, havası… Yok olan bir şehirde tıpkı bir eşya gibi hissettim kendimi.

Çok duygu doluyum. Yıllar önce veda ettiğim şehrimin kavramları yok olmuş.

Ben şehrimi artık anlatamıyorum.

Adı Trabzon olan bu şehir artık bambaşka, Bu şehir buram buram rant kokuyor.

Hiç emek verilmeden denizi ve ruhu olmayan yeni bir şehir inşa ediliyor.

Her şehrin olduğu gibi Trabzon’un da geleneksel kültürü yok oldu. 

Geleneksel kültürümüzde var olan çember oyaları nasıl ki solmaya yüz tuttu, şehrimde kendi kuşağının rengini kaybetti.

Artık her şehir birbirine benzemeye başladı. Şehirlerdeki geçmiş arayışları inzivaya çekildi.

Vizyonu olmayan şehir yöneticileri defolu ve rant kokan şehirler inşa ediyor.

Şehirlerimiz defo dolu. Geçmişin masumiyeti artık yerini şehir istilacılarına bıraktı. 

Vizyon, beceri, yol-yordam bilme, yardım alma, emek bir başka hal aldı.

Yerini ben istedim öyle olduya bıraktı. Tıpkı ben ne dersem o olur şarkı sözleri gibi…

Evet!     Her yer dolu ve karışık; Trabzon ise karmakarışık. Peki halk bu kadar mağdur edilirken kara çarşaflı ve de Arap insanların pişkin ve laubali hallerini çekmek zorunda mı? Neden hep halk mağdur edilir? Oyu Araplardan mı alıyorsunuz da hizmeti onlara veriyorsunuz Sayın Başkan.

Şehrime bayram için geldim ama hüzünle ayrıldım.

Şehrimin mutsuz ve gülmeyen insanlarının yüzü sokaklara yansımış. Oysa Karadeniz halkı nüktedan ve espriliydi. Ne yaptınız insanıma ve sokaklarımıza…

Ağaçsız kel bir şehir ve doldurulmuş denizin üzerine inşa edilmeye çalışılan Trabzon artık denizden çok uzaklarda.

Tarihin en güzel zamanını hatırlayan birçok yapının üzerinde yeller esiyor. Tabakhane’deki birçok bina ise yok olmaya yüz tutmuş ve ilan panosu haline gelmiş.

Trabzon beton bir vahaya benziyor.

Artık Trabzon’da camlardan Ayşe, Fadime, Meryem değil Arap kızları bakıyor.

Mimarisi, dokusu birilerinin elleriyle kirletilmiş tarihi bir şehir izledim; Ağlayarak ve hüzünle.

Geçmişin güzelliği ve hafızası, yerini daha çok para kazanmayla Arapları nasıl kazıklayalım arasında sıkışmış kalmış.

Mekânlar, dükkanlar, bakırcılar, toptancılar hep kapanmış yerinde hiç tanımadığım bilmediğim bir yerler açılmış.

Sokak sokak gezdikçe, tuttuğum notlar ve tanık olduğum “yitirişler” çok acı…

Acaba bugün Trabzon için bir belgesel yapılsa nereyi belgeleyecek ve gösterecekler. 

Sayın Gümrükçüoğlu hiç bir şey yapamıyorsanız çok yakınınızdaki şehirler Giresun ve Ordu’ya bakınız. Şehirler kaybolmamış, muhafaza edilmiş ve yemyeşil; Tıpkı bir Karadeniz şehri gibi. 

Şehirleri idare edecek gönüllüler, bir sevda gibi güçle bağlanmalı şehrine. Ve şehrin kalbini, dilini, geçmişini, gönlünü bilip aday olmalılar. Yoksa şehirlerimiz yitip gidiyor.   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.