• BIST 95.421
  • Altın 265,055
  • Dolar 5,7647
  • Euro 6,5609
  • Trabzon 28 °C

Araplar gelecek mi?

Yer KULAK

 arap-turist.jpg Sosyal medyada birkaç gündür Riyad Ticaret Odasının açıklaması ve Suudi TV’lerin Türkiye aleyhine haberler paylaşılıyor. Haberde, Riyad Ticaret Odası, Suudi vatandaşların tatil için Türkiye’ye gitmemeleri isteniyor.  
Haberin kaynağı olarak Riyad Ticaret Odası gösteriliyor. Kral tarafından yönetilen bir ülkede, bir ticaret odası hükümetin bilgisi dışında böyle bir haberi yayınlama şansı yok. Suudi Arabistan vatandaşların Türkiye’de gayrimenkul almamaları için, Arabistan hükümetinin vatandaşlarına yaptırımda bulunduğunu duymuştuk. 
Arabistan ile Türkiye’nin arası son yıllarda epey açıldı. Kaşıkçı olayı, Arapların İsrail ile birlikte hareket etmesi, Türkiye’nin Katar ile olan ilişkileri vs. iki ülke arasında soğuk rüzgarlar estiriyor. 
buyuk-sanayi.jpg   Arabistan vatandaşlarının tatil için Türkiye’ye gelmemeleri en fazla Trabzon’u etkileyecek gibi. Trabzon ve bölgede Arap turizmine yönelik onlarca otel ve tesis yapıldı. Riyad Ticaret Odasının bu açıklamasına karşılık Türkiye’deki turizm firmaları karşı atağa geçmiş. Türkiye’deki turizm bölgelerinin tanıtıcı görüntüleri, Türkiye’nin güvenli ülke olduğu vs. şeklinde videolar yayınlanmaya başlanmış.
Suudi Arabistan kaynaklı haber doğru mu yanlış mı, net bir bilgi sahibi değiliz. Haberin doğruluğunu teyit edecek kurum Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Turizm Acentaları Birliği, otelciler vs. dernekleri. 
Resmi kurumlardan ve derneklerden henüz haberin doğruluğu konusunda bir açıklama gelmedi. İnşallah haber yalandır. 

Büyük sanayi kepenk kapatabilir!

  Trabzon Değirmendere’deki Büyük Sanayi Sitesi esnafının işsizlik nedeniyle büyük bir kesiminin önümüzdeki süreçte işyerlerini kapatabileceği söyleniyor. 450 civarında işyerinin bulunduğu büyük sanayi sitesinde son günlerde yaprak kıpırdamıyor. Otomobil firmalarının her birinin servisleri bulunduğunu kaydeden bir esnaf, ‘Araçlar sigortalı olduğu için servislere gidiyor. Aslında bizde aynı işi yapıyoruz ama tercih edilmiyoruz. Ayrıca, sitenin genelinde iş kapasitesi yüzde 80 oranında düştü. Bunun da ana nedeni ülkedeki ekonomik kriz’ dedi.

Seçim sizin!

   Türkiye’nin önde gelen insan kaynakları danışmanlarından, Trabzonlu hemşerimiz İlham Süheyl, ‘Seçim sizin’ başlığı ile farklı bir yazı kaleme aldı. Bazı insanların sihirli bir güçle kurumsal yapılarda en üst noktalara kadar liderlik özellikleri olmaksızın yükselebildiklerini belirten İlham Süheyl’in bu konudaki mentör (Güvenilir danışman) olarak görüşü şöyle;
secim-sizin.jpg ‘Şimdi son dönemlerde yönetim jargonunda ve İK'cıların dilinde bir trend var ''duygusal dayanıklılık-duygusal esneklik-duygusal hakimiyet' diye de çağrılabiliyor diğer bir popüler ismi de 'resilient' olmak yani olumsuz duyguları aklınla yönetmek becerisi.
   Kurumsal dünyada yükselebilmenin sihirli gücü bu aynı zamanda!
Bunu yapabilenler kurumsal yapılarda en üst noktalara kadar liderlik özellikleri olmaksızın da tırmanabiliyorlar... Bir hayli canlı örnek var gözü kapalı sayabileceğim...
  İK'cılar adaylara soruyorlar resilient mısınız? Adaylar da CV'lere yetkinlik olarak resilient olduklarını gururla yazıyorlar...
Benim bu kavrama bakış açım; Platon'un kitabında anlattığı Gyges'ın hikayesine çok benziyor nedense... Gyges, Lydialı bir çobandır. Bir gün koyunlarını otlatırken deprem ve sağanaktan dolayı yer çatlar. Aşağıda bir ceset ve parmağında altın bir yüzük vardır. Gyges bu yüzüğü alıp yukarı çıkar. Çobanlar her ay sonunda olduğu gibi o ayda da krala hesap vermek için toplanmışlardır. Gyges toplantıya yüzükle gider. Yüzük parmağındayken onu avuç içine doğru çevirince birden görünmez olur, yüzükle oynarken çevirinceyse tekrar görünür olur. Bu tılsımı öğrenen çoban, saraya girmenin yollarını bulur ve kralın karısını baştan çıkarıp kralı öldürerek tahta geçer.
Resilient olmak becerisi aynen bu yüzüğün tılsımını taşır. İstediğin zaman görünür istediğin zaman görünmez olursun. Yani bu şekilde çok seye sahip olabilirsin ama hiç bir zaman da tam olamazsın. Yani Var olamazsın! Seçim sizin!

Komünist Başkan’a tepki!

komunist.jpg  Tunceli’nin komünist belediye başkanı, Tunceli ilinin adını Belediye Meclis kararı ile değiştirmesine tepkilerin ardı arkası kesilmiyor. Tunceli Belediye Başkanı ise sessizliğini koruyor. Türkiye’de bir ilin adının belediye meclis kararı ile değiştirilmeyeceği bilinmesine rağmen, komünist belediye başkanın ideolojik olarak böyle bir hamle yapmasına tepki gösteren İYİ Parti GİK üyesi Şükrü Kuleyin şöyle dedi:
‘Arkadaş ne güzel tarım yaptın sonra marketçi oldun sempati kazandın ama az okuyamadın az araştıramadın...!
Bak koçum;
Dersim Farsça bir kelimedir.
Der=Kapı, Sim=Gümüş, Farsçada “Gümüşkapı” demek...
Yani Kürtçe değil.
Hadi aslanım bölgenin adını şehre vererek PKK ‘ya hoş görünmeye çalışma.
Dersim bölgenin Tunceli Cumhuriyetin adıdır.
Şimdi;
Az yol al bakalım...
Bir çuval inciri berbat ettin...
Not;
“İşin tuhafı İstanbul seçimleri var şimdi seni görevden de alamaz büyük abiler’.

***

Komünist başkan Fatih Maçoğlu Tunceli'nin adını Dersim olarak değiştirerek beni hiç yanıltmadı. Bilâkis ben ondan Tunceli'de bir istihbarat örgütü kurmasını, halkın üretim araçlarına el koymasını, komünizme muhalif olanları tutuklattırıp nohut tarlalarına çapa yapmaya göndermesini bekliyorum. Gerçi Tunceli'nin adını Dersim olarak değiştirmekle komünizm arasında bir alâka kuramadık ama Dersim'de özerklik ilân etme fikri ile terör arasındaki illiyeti sezebildik. 1980'lerde Terzi Fikri'nin başına gelenler yakında Nohutçu Fatih'in başına gelirse hiç şaşmayacağız. 
(Metin Kondel)

**************

YSK’nın gerekçeli kararı beni yıllar önceki bir çocukluk anıma götürdü. Ortaokul yıllarımda Din Kültürü ve Ahlak bilgisi dersinin sınavında öğretmen iki soru sormuştu. Sorulardan biri “Ahlak nedir?”. Diğer soruyu biliyorum ama bu sorudaki ahlak tanımını çalışmamışım bilmiyorum. Soruyu da boş geçmek olmaz. Ben bir sayfa ahlakın ne kadar iyi bir şey olduğunu, ahlaklı davranış örneklerini ve aklıma ahlakla ilgili ne gelmişse yazdım. Kağıtta ahlakla ilgili her şey var ama sadece sorulan sorunun cevabı Yok. Ben “bu kadar çok şey yazdıktan sonra herhalde öğretmen yazdıklarımın bir yerinden sorunun cevabını yorumlayarak bulur benim de bildiğimi kabul eder böylece yırtarım “diye düşündüğümü hatırlıyorum. Öğretmen sınav sonuçlarını okuyunca hayal kırıklığına uğradım kağıdımı görmek istedim. Öğretmen o cevabımın üzerine kırmızı tükenmezle koca bir çizik atmış ve hiç puan vermemişti. Öğretmen bana “ben ne sordum sen ne yazdın. Bir sürü boş şey yazmışsın sana puan Yok dedi” . Hiç bir şey söyleyemedim, haklıydı. Şimdi YSK gerekçeli kararına bakıyorum da her şey var fakat nerede oy çalındığı, kimin çaldığı yok. Herhalde YSK hakimleride benim yaptığım gibi yazdıkları bir sürü lüzumsuz şeyden oyların nasıl çalındığını bizim bulmamızı ve anlamamızı istiyor. Ben bu yöntemi ortaokulda öğretmene karşı denedim tutmadı, YSK nın bu yöntemi Millete karşı tutar mı bilemiyorum. Seçimde Millet not verince hep beraber göreceğiz.
(Dr. Hasan Akyüz)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.