• BIST 108.277
  • Altın 151,616
  • Dolar 3,6780
  • Euro 4,3348
  • Trabzon 19 °C

Artık değişimin zamanı gelmedi mi?

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Gazetelerde gün geçmiyor ki değişimle ilgili bir yazı ya da bir not okumayalım. Değişimi allayıp, pullayıp bize sunanlara Osho’nun mükemmel şu sözünü hatırlatarak bu haftaki yazıma başlamak istiyorum: “Sadece büyük bir sorun, büyük bir kriz insan bilincinde bir değişikliğe yol açar. Bizler bu şekilde büyümekteyiz.” 

Değişim adına Türkiye ne kadar yol aldı? Türkiye değişti mi? Türkiye sürü psikolojisini ne kadar yaşıyor? Türkiye kimlere bağımlı? Bütün bu sorular değişimden nasibini almamış bir Türkiye’nin inanç üstüne kurulu sisteminde adımlarının yerinde sayıkladığının göstergesidir. Türkiye’deki “değişim”maalesef olumlu yönlerde olmadı!

Umudum yok mu? Var tabii ki. Çünkü bugün Türkiye büyük bir kriz yaşıyor. Bu krizle de Osho’nun ifadesinde ki gibi büyüyen ve bilinçlenen insanların sayısı artıyor. Hiç değilse pırlanta gibi gençliğimiz geliyor. Atatürk’ün de dediği gibi “tüm ümidimiz gençliktedir.”

Peki umudumun kırıldığı anlar olmuyor mu? Mutlaka oluyor. İki gün önce günahsız bir yavruyu bir “hiç” uğruna toprağa verdik. İçimiz yandı, yüreklerimiz acıdı. Türkiye bu yavrucağın 16kg’lık bedeni ile en ağır sınavlarından birini verdi. Çocuklara, gençlere yapılan bu haksızlıklar ne zaman son bulacak? İşte umudum burada, kültür kavramının değişimle beraber ruhumuza, bedenimize, aklımıza, fikrimize, zikrimize, maneviyatımıza ve en önemlisi yaşam felsefemize nakşederek, farklı renklerde, dillerde ve dinlerde hazmederek işlenmesidir. Bu düşüncelerin ütopik olması değil gerçek olmasını ise, can-ı gönülden diliyorum.

Değişimin ana prensibini “istemek” oluşturur derler; Ve istemek değişimin çimentosudur da derler. Hayatımızda değiştirmek istediklerimizi geleceğe yönelik isteyerek; Olumsuzlukları bu şekilde ortadan kaldırabilir miyiz? Bu şekilde değişimi de yakalamaya çalışabilir miyiz?

İnsan hep barış, kardeşlik ve eşitlik istedi. Bu beklentiler hiç olmadı. Değişimin ufkunda beklediği bu ilkeler hiç gerçekleşmedi. Devrim yapan birçok devrimci, eşitlik ve barış için mücadele etti. En büyük devrimci H.Z Muhammed bile Allah’ın elçisi vasfını kardeşliği, eşitliği ve en önemlisi “insan” olma vasfını anlatırken bile barış ilkesinden hiç taviz vermedi. Ve herkesi bir bütün ve eşit gördü.

Siyaset ise değişimden nasibini almamış ahbap-çavuş ilişkisiyle devam ediyor. Dün iş adamları ile yola çıkan AKP bugün tükenen işadamlarının yanında etrafına kuaför, terzi, bakkal… vs ile devam ediyor. Adayların ekibine baktığımızda yine vizyonu olanlar değil itaat edenler, birebir diyalog içerisinde oldukları ve yönetebilecekleri isimlerle yola devam ediliyor. Benden olsun çamurdan olsun kuralı bu zihniyet için hiçbir zaman değişmeyecek. Bu mekanizma ise; Türkiye’nin adaletsizlik mekanizmasıdır.

Dünya ile yarış halinde olmak gibi bir sıkıntısı olmayan bu zihniyet, İyilerin devlette çalışması gibi bir derde de sahip değil. Hakkı olanlar, işinin ehli olanlar, bu işin eğitimini almış insanlar dışarıda bekletilirken terziler, kuaförler, nalburlar daha da önemlisi biat edebilenler maalesef yönetici kadrosunda yer alıyor. Bu zihniyete ağzınla kuş tutsan nafiledir.

Değişimin olmazsa olmazı, herkesi, her şeyi olduğu gibi kabul etmektir. Kızgınlık ve öfkelerin rafa kalkmasıdır. Attığımız her adım, her değişim bir bütüne hizmet etmektir.

Ben İstanbul’da yaşıyorum. İstanbul adaylarını şöyle bir gözden geçirdiğimde geçmişin izleri yine devam ediyor.

Ama beni çok etkileyen ve bravo dedirtip alkışlatan bir aday var ki kendilerine tebriklerimi sunarım. Dinsiz, alkolik ve birçok olumsuz sıfat takılan CHP’nin Üsküdar adayı Sayın İhsan Özkes. Evet değişimin en güzel örneğini CHP, Üsküdar adayı ile herkese gösterdi. Üsküdar eski müftüsü olan Sayın Özkes aynı zamanda CHP’den de milletvekili. Demek ki dinin siyaseti olmaz. Demek ki din birilerinin tekelinde değildir. Dini araştırıp, sorgulayan ve dini konuda düşünebilen insanlar din ve siyasetin birbirinden çok ayrı olduğunu ve birbiriyle bağlantısı olmadığını görebiliyor. CHP’nin yönetici kadrosu ve belediye başkan adaylarının seçilirken titiz mi davranılmış? Tabi ki hayır. Onlarda eski sistemde ve kendilerine yakın, yönetebilecekleri insanlarla yola devam ediyor. Bazen CHP, MHP olumlu davranış sergilemiş gibi gözükse de, şaşırmayın sistem aslında hep aynı. Çok yüzlülük siyasetinde, “Bendensin politikası” her zaman olmazsa olmazdır.

 Değişim milletin çıkarlarını kendi çıkarlardan önde tutabilmektir. Zaman değişim demek ise; Artık değişimin zamanı gelmedi mi?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.