• BIST 106.926
  • Altın 151,352
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Trabzon 15 °C

ARTIK KÖYLERİMİZİ GERİ VERİN

Rasim EFENDİOĞLU

BÜYÜKŞEHİRLERİN KÖYLERİ YOKMUŞ

Son yerel seçimlerden önce çıkarılan bir garip yasa ile seçim kazanma kaygısı ile büyükşehir olamayacak birçok yer yapay olarak büyükşehir yapıldı. Büyükşehir olunca da bu illerde köy kalmadı, hepsi mahalle oldu. Böyle bir şey olabilir mi? İlin en ücra köyleri mahalle oldu. Mahallenin tanımına bakın. Kentlerin ya da köylerin bölümleridir mahalle. Bu yasa ile en büyük köyler de mahalle oldu. Ki bu köylerin içinde birçok mahalle vardı bunlar ne oldu… Mahallenin mahalleleri. Var mı böyle bir şey. Ancak bir kaç yıl geçti bekliyorum. Toplum bilimle ilgili birçok fakülte var, konu ile ilgili birçok kalabalık unvanlı bilim adamı var ciddi bir tepki yok. Nasıl olur. Bir ilde hiç köy yok. Seçim kuşkusu ile köyleri mahalle yapmaya ne gerek vardı. Madem seçim endişeniz var yine merkeze bağlı köyler yapın da bizim köylerimizi bırakın. Köyün bizim kültürümüzde çok önemli bir yeri var.

BEN KÖYLÜ ÇOCUĞUYUM

“Köylü Türk’ün sesidir, Türk’ün efendisidir” Anımsadınız mı bu dizeyi? Çocukluğumuzun hayat bilgisi kitabındaydı. Ne de zevk alırdık okurken. Büyük Atatürk “Köylü bu milletin efendisidir” diyordu. Şimdi “mahalleli mi” diyeceğiz. Şimdi, Kumlu köyü, Yeşilalan, Maraşlı, Ataköy, Arpaözü ya da Tonya’nın, Of'un, Sürmene’nin köyleri yok mu?
Ben köyde doğdum, büyüdüm... Yıllarca köy öğretmenliği yaptım. Bununla onur duyarım her zaman. Şimdi köy imamı da yok köy öğretmeni de. Oysa yüzlerce yıllık bir köy kültürümüz var. Köy türküleri, köy oyunları, köy gelenekleri yok mu oldu?  Şimdi kentli miyiz? Kentlileri küçümsemiyorum. Köylü kentli değil, kentli de köylü değil... Gerçi köyler çok boşaldı. Ancak o köylüler o güzel kültürlerini kente taşıyor ve orada yaşatmaya çalışıyorlar. Siz kalkıyor köylere kültürlerini unutturmaya çalışıyorsunuz. Gerçi bir dönem KÖY-KENT projesi vardı denendi uygulanamadı. Ancak bu proje köyleri ortadan kaldırmaya yönelik değil köyleri kalkındırmaya yönelikti. Bununla karışmasın. Köy okullarının yıllarca çok büyük görevi vardı. Başarı ile yerine getiriliyordu. Şimdi taşımalı sistemle değişik sorunlar ortaya çıktı.

KÖYLERİN MAHALLE OLMASI, NE GETİRDİ NE GÖTÜRDÜ?

Köyler mahalle olunca, kentteki mahalleler nelerden sorumlu ise onlar da bundan sorumlu. En basiti… Köylerde de harcanan su para ile olacak. Evlere sayaç takılacak. Birçok eve takıldı, takmak da zorunlu. Ne olacak, köydeki su arıza yapınca büyükşehir belediyesi onaracak. Belediye kentteki su onarımlarının altından çıkamıyor tüm ilin arızalarını giderecek? Mantıklı mı? Köyde kimilerinin suyu evin önündeki kaynaktan. Buna da sayaç mı takılacak? Birçok köyde köylü kendi olanakları ile suyunu almış takmıştır, bunlar sayaçlı mı olacak? Evet, öyle oluyor. Çünkü ceza geliyor... İmar yasası belediyelerin mahalledeki tüm yasa ve yönetmelikleri en ücra köylere uygulanacak. Bunlar düzeni sağlasa, yaşamı daha anlamlı ve kolay kılsa kabul de sadece vergi için sadece ceza için olursa ne demeli. Ancak halkımız hala uyuyor, ne olduğunun farkında değil mi bilmem... Yoksa “Bizim parti yaparsa iyi yapar” diyerek kabul mü ediyor. İşte demokrasimizi işlevsiz duruma getiren de bu. Ne hakkımızı biliyoruz ne de görevimizi.
Küçük belediyeler kaldırıldı. Bu beldeler de mahalle oldu. Gerçi birçoğu yine politik çıkarlarla yapay belediye oldu da içlerinde gerçekten belediye olarak kalması gerekenler var onlar gitti. Buna somut bir örnek. İlimizin en önemli turizm merkezlerinden olan Uzungöl artık belediye değil, mahalle. Hani büyük bir köy olsa yine iyi de, mahalle. Bunun yanında belediye olmaması gereken birçok köy var, onlar belediye idi, bunlar köy olarak yakın belediyeye bağlanabilirdi.
İlçe belediyeleri varmış... Evet, var da büyükşehrin memurluğu gibi. Bilmem seçimle geliyorlar da bağımsız ne yapabilirler... Çöpçüleri var. Çöp arabaları da büyük şehirden… Ha maaş alırlar, birkaç memurları da var... Bilmem başka ne yaparlar.
            
BELEDİYE SEÇİMLERİ YAKLAŞIYOR, UYANALIM
            
Hangi parti kazanacak o ayrı bir konu. Konumuz bu değil. Onun için partiler çalışsın, halk bilinçli olsun, ülke ve ulus yararına olanı seçsin de bizim şimdi derdimiz şu büyükşehir yasasının değişmesi. Bu yasada çok soru işareti var. Bunlara dikkat çekelim. Büyükşehirler gerçekten büyükşehir olsun, şehirde de mahalleleri olsun da ilin köylerine dokunmasın. Köyler köy kalsın. Köyleri kalkındırmak için yasalar çıkarılsın, düzenlemeler yapılsın da köylerimiz köy kalsın.
    Bu yasadan yakınanlar çok, ancak ses çıkaran yok. “Bizim parti getirdi, karşı çıkamayız. Partiden çıkmış oluruz, aman Allah’ım, Allah göstermesin. Ne derse kabul... Çok yaşa” de avuçların çatlayana dek alkışla. Bakarsın ne olur ne olmaz bir şey. Ne demeli, demokrasi çok güzel bir rejim de onu tanıyıp ona sahip çıkan yoksa koy vitrine bak. Bu biçimde hiçbir rejim yarar sağlamaz. En iyi aracınız var binmesini, sürmesini, kurallarını bilmezsiniz garajda durur, ne işe yarar?
            
KÖYLERİMİZİ GERİ VERİN
            
Köy muhtarı, köy imamı, köy öğretmeni… Köy düğünleri, köy çeşmeleri, hele köy türküleri… Biz köylüyüz. Kentte yaşasak bile köylüyüz. O nedenle kentlerde de köylüler bir araya gelir şenlik düzenler, imeceler, yardımlaşmalar olur. Oysa kent kültüründe aynı apartmanda bir dairede cenaze bir dairede düğün. Üst katta ağır hasta, alt katta eğlence. Kentte böyle, köyde böyle olmadı ve olmaz. “Haydi ey ahali, değirmenin oluğuna, haydin cami inşaatına” Ya cenazede bir aradayız ya da düğünde. Gelin uyanalım köylerimizi geri alalım.


                        

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.