• BIST 107.479
  • Altın 151,616
  • Dolar 3,6610
  • Euro 4,3049
  • Trabzon 18 °C

ASALET GENETİK MİDİR?

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Bayağının zıt olma haline asalet diyoruz. Karakter olarak tavan yapmış insandır asil insan. Gösterişten uzak, hele de şatafattan tamamen uzak olan ve herkese eşit uzaklıkta olan insana asil insan diyoruz.

Asil diplomaside emeği geçenleri kıskanmayan ve onları “mon cher” diye fişlemeyendir. Bu arada Mon cher’in Fransızca bir kelime olup anlamının da “aziz dostum “olduğunu bilmeyen ise asaletten yoksun olandır. Mon cher kelimesini son dönemde ağzına dolayanlar anlam itibariyle batı kültürünün etkisinde kalıp bizden değilsin yakıştırması yapmak için kullanıyorlar bu sıfatı. Ama bu huy inanın kıskanma huyunun yaptırdıklarıdır.

Cahilliği öven ise asaletle hiç ilgisi olmayandır. Asil, ”ben halkın arasından geldim” deyip, halktan uzak, halkı anlamayan, halkı kamplara ayıran hiç değildir.

10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanını seçeceğiz. Adına her ne kadar seçim dense de aslında referanduma gideceğiz. Halk kimi daha çok isterse o cumhurun başı olacak.

Ben Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak ismin asalet ve soylu olmasından yana tavır alanlardanım.

Çünkü tek başına karar verme yetisine sahip olacak ismin kompleksten de uzak olması gerekir. ”Ben” duygusunu kesinlikle ruhunda barındırmamalı. Çünkü temsil edeceği halk Türk milletidir. Oturacağı koltuk ise sorumluluğu çok yüksek olan cumhurun koltuğudur.

Milletin huzuru, refahı, adaleti için vereceği kararlar tarafsız ve bilinçli olmalıdır.

Hukuki anlamda hakem görevini üstlenecek olan cumhurun başı tarafsız bakış açısı ile değerlendirmesini yapabilme yetisine sahip olmalıdır. 

Sosyolojik açıdan aykırı olmadan kurallara ve ilkelere ters düşmeyecek şekilde davranmalıdır.

Siyasi anlamda ise tarafsızlık ilkesi ana prensibi olmalıdır.

***

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun etiketine şöyle bir göz gezdirelim.

Türk Bilim Tarih Profesörü, Akademisyen, Diplomat ve Yazar.

Tarih profesörü olması; Türk kültürü, İslam dünyası, Batı dünyası ile ilişkilerin nasıl yorumlayacağımız konusunda katkılarda bulunur.

Akademisyen oluşu entelektüel yönünü ortaya çıkarır ki dışarıda ve içeride itibarımızı arttırır. Akademisyen oluşunun tek dezavantajı; bilim adına bir şeyler yapmayı sevdiği ve araştırdığı için hep doğru olanı söyler. Bu da bazı insanlar tarafından maalesef “ukala” olarak sıfatlandırılır.

Hocam bilmezler gecenizi sabaha kattığınızı, bilemezler yenilenmeyi, kendi çabalarınızla mücadelenizi ve gönül insanı olmanızı. Bilmezler ilim ve irfanın önemini, öğrenmek için daha çok yol kat edilmesi gerekliliğini. Hocam akademisyenin ana felsefesini adil olmak, çalışkan olmak, üretken olmak olduğunu ise hiç bilemezler. Çünkü öğretilen tek şey güçlüden yana tavır al! Kim olduğu, nereden geldiği, nereyi bitirdiği hiç önemli değil.

Diplomat kimliği ise; ülkesini temsil etme noktasında görevini layığı ile yapacağının göstergesidir.

Yazar olması, bilim ya da sanat alanında bir yapıtın yani eserin sahibi olduğunu gösterir ki, bu da iletişiminin iyi olduğunu ayrıca yazdıklarının sahibi olduğunu gösterir. Bu da onun modern ve anlayışlı bir kimlik olduğunun en önemli göstergesidir.

Gelelim başarılarına:

2006 yılında Hamas ve El-Fetih arasındaki ilk ateşkesi sağlamıştır.

Gazze’ye yapılan saldırılar sebebiyle, BM Konseyine baskı yaparak, BM’nin toplanmasını ve ateşkes kararı çıkarılmasını sağlamıştır.

Kudüs için İslam işbirliği teşkilatında bir ilki yani “Kudüs Kurtarma Planı”nı devreye koymuştur.

Filistin’in BM bağlı kuruluşlara üye olmasını sağladı.

Filistin’in UNESCO’ya üye olmasını sağladı.

KKTC İle ilişkilerin geliştirilmesi konusunda hizmet vermiştir.

İslam’a fobiye karşı mücadele vermiştir.

Keşmir konusunda çaba göstermiştir.

Yani Filistin için ilahiler ve gözyaşı yerine as olanı yapmıştır. İsrail’e kafa tutmadan Filistin davasında canla başla önemli katkılarda bulunmuştur.

Birçok devlet tarafından ise gösterdiği üstün başarı ve hizmetten dolayı “Devlet Nişanı”na layık görülmüştür.

***

Zoru başaran ve dışarıda itibarımıza katkıda bulunan Ekmeleddin Beyin; Hiç kimsenin etkisinde kalmadan olayları değerlendirme noktasında objektif olacağına inanmak istiyorum.

Önüne gelen konularda tarafsız bir değerlendirme yapacağını, kişisel görüşünü arka plana atacağını düşünüyorum. Fanatiklikten uzak, empati yapabilen, bilinçli ve en önemlisi tarafsız bir lider olacağı konusunda ise güven duymakla beraber en önemlisi emin olmak istiyorum. Başarı, şans ve insanlık hak edenden yana olsun umarım. Son günlerde dualar da mı birilerine bağlandı. Süzgeçten mi geçiriliyor dualarımız acaba? Ben söyleyince günah oluyor; Ama devletin bakanı söyleyince neden olmasın oluyor. Ne mutlu bize ki son dönemde “öz be öz Türküm” diyebilen bir Cumhurbaşkanı adayımız var.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.