• BIST 91.627
  • Altın 213,832
  • Dolar 5,3165
  • Euro 6,0577
  • Trabzon 12 °C

AŞIRI KİTAPSEVER KİTAP YAKAR MI?

Rasim EFENDİOĞLU

KİTAP SEVGİMİN BAŞLANGICI

Çocukluğumdan beri kitap benim en sevgili varlığım olmuştur. Babamın getirdiği kitaplar, gazeteler benim oyuncağımdı. Onlarla saatlerce zaman geçirebilirdim. Okumaya başlayınca daha da fazla tat aldım, kimi kez ekmeğimden yemeğimden kısıp kitap, gazete alırdım. Bir buçuk saatlik yoldan okuluma giderken 50 kuruş harçlığım olurdu. Onun da 25-30 kuruşunu gazeteye verir, cam şekeri emerek eve gelirdim. “Çok abarttın” diyorsunuz… Haklısınız. Ancak bu özelliğimi birçok yakınım ve yakın dostum bilir. Kimileri de bu özelliğimden şikâyetçi.

Kitaba duyduğum aşırı sevgi ve ilgiden kâğıda karşı büyük bir saygı duyarım. Yerde kağıt görsem alır uygun bir yere koyarım. Kitabın derginin dışında kağıdın kullanılmasından da rahatsız olurum. “Yeter artık yaşın geçti ne yapacaksın kitabı, gazeteyi” diyenler oluyor. Son nefese dek bu sevgimi korumak niyetindeyim. Yemeksiz durabilir misiniz, susuz yaşamayı düşünebilir misiniz? Yooo. İşte öyle bir sevgi ve alışkanlık. Kötü alışkanlığı olanlar nasıl bunu bırakamıyorsa belki bu da öyle.

 

KİTAP SEVGİSİ VE OKUMA ALIŞKANLIĞI DÜŞÜYOR

Araştırma sonuçları böyle gösteriyor. Oysa yazı insanlığın en büyük buluşu. Tarih onunla başlıyor, bilim onunla başlıyor. İnsanlığı yücelten uygarlık da onunla başlar. Yazının en önemli ürünü KİTAP... Okumaya ve yazmaya ilgi azalıyormuş. Bu insanlık için çok güzel bir haber değil. Neden okumaya ilgi azalıyor. Yine kusur bilime, suç bilime bulunuyor. Bilgisayar bulundu o nedenle insanlar artık kitap okumuyor. Ne okuyor? Telefon okuyor. Otobüste, metroda, trende, uçakta elde küçük bir tablet, telefon, kulakta kulaklık… Okuyor insanlar. Okuyor mu gerçekten? Bir bakın denemesine... Ekranlarda ne var. Kitap sayfaları mı, gazete sayfaları mı, yoksa basit adi dedikodular mı?

O halde suçlu bilgisayar, telefon vb. değil. Kişi okumayı bir gereksinim olarak görmüyor. Okumaktan zevk almıyor da ondan. Yoksa tek tük de olsa elinde kitap gazete olanlara yine rastlanıyor. Onların yok mu telefonu.

BİLİMSEL İLETİŞİMİN EN ÖNEMLİ ARACI KİTAP

Kitabı çok seven kitaba çok ilgi duyar, saygı duyar. Hangi kitaplar sevmeye değer. Bu soruya çok rahat yanıt verilmez. Her okuyucuya göre ayrı kitap. En değersiz kitapta bile bir şeyler olur diyoruz. Diyoruz da bilimsel araştırmalarda olduğunca kitapta da kimi kez zararlı olana rastlanabilir.

Bilimle uğraşan uğraştığı bilimin özelliklerini çok iyi kavramalı ve erdemsel açıdan bakarsak insanlığın yararına kullanmalı. Tuz ruhu, kezzap bir temizleyicidir, çok etkili bir asittir. Onunla en kirli, en kötü yerler temizlenir. Ya insanın yüzüne gözüne atılırsa ne olur? Allah korusun. Dinamit lokumu en sert kayaları patlatır kırar da kimilerinin elinde okulu yakar, hastaneyi yakar. Bunların hepsini bilimsel araştırmalar buldu.

Kitap da öyle. Bilimsel bir ürün... Kitap eğer yalan yanlış, düşmanlık içeren bilgiler içerirse okuyanı zehirler, kötü yollara düşürür. O halde en yararlı araç bile insanlığın yararına kullanılmazsa felaketlere neden olur.

Bilimin her dalı her alanı insanlık yararına kullanılmalı. İnsanı sağlıklı ve mutlu etmeli. Toprak olmuş birçok değerli insanın sayesinde insanlık bugün güzel şeylere sahiptir.

KİTAP YAKILIR MI?

Baştan beri anlattığım gerçeklerden gidersek, yakılmaz diye yanıtlamamız gerekir. Benim hastalık derecesine vardı desem inanın, kitap sevgim. Ancak geçen yıl kitaplığımdan iki kitap yakmak zorunda kaldım. Yo ısınmak için değil  kitaba duyduğum aşırı sevgi ve saygıdan bu tanıma uyduramadığım kitapları yaktım. Belki yakılması gereken birçok kitap vardır. Ancak ben yine de kitap yakılmaz diyorum. Ben belki fazla duygularıma kulak verdim. Kitap tanımına uygun kitap yazmayan, bilim gerçeğine uygun olmayan insanlara duyduğum nefretten dolayı kitabı korumak isterim.

Yıllar önce bir yakınım, bir dostum göndermişti. İçeriğine çok bakmadan benim kitap sevgimden dolayı göndermişti. Yıllarca kitaplığımda durdular. O yıllarda da tartışmalı bir söz de yazardı ancak son yıllarda ortak değerlerimize karşı saygısızlığı ve tarihle uğraştığını savunup tarih bilimine tam ters düştüğü için “artık yeter sizin kitaplığımı işgal ettiğiniz” dedim ve çıkarttım. Görüntü olarak da niyetini gösteriyor. Ancak anlamak istemeyen anlamıyor. Hani kimi anormal insanları gelişi güzel konuşturup, normal insanların söyleyemeyeceği sözleri söyletip, karşısındakine hakaret etmek var ya işte öyle. Başta, neyin sembolü olduğu tam anlaşılmayan püsküllü bir fes… Hani bunlar en çok kravata karşı olur da bu yatakta bile kravatlı... Saçlar, sakallar birbirine karışmış, gözlerde bir nefret... Bu kafadan Büyük Atatürk'e hakaret, Cumhuriyet tarihimize yalan yanlış saldırı. Hani Atatürk'ü Koruma Yasası vardı. Ancak bu adam ve benzerleri en büyük yerlerden korundukları için yasa masa tanımıyorlar... İşte bu nedenle bu tür kitapları kitap tanımına uygun bulmadığım için kitaplığımda saklamadım yaktım. Dilerim ateş kirlenmedi.

BİLİM ADAMLARI GERÇEK BİLİM ADAMI OLSUN

Bilime saygı duyan, yurdunu, ulusunu ve bu büyük değerleri ayakta tutan değerlere karşı gerekli hassasiyeti gösterelim. Yazı ve kitap kutsaldır. Bu kutsiyete uygun kullanılsın ve de korunsun.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.