• BIST 95.852
  • Altın 189,011
  • Dolar 4,6622
  • Euro 5,4311
  • Trabzon 23 °C

ASKERİYEYE SELAM DURMAK!

Özlem KORKMAZ

Trabzon’un beton yığınından oluşan bir kent haline dönüşünün nedenlerini artık bilmeyenimiz yoktur sanırım.
Bahçeli-bostanlı evlerden birkaç metrekare bile yeşile hasret kente dönüşümün, vahşi bir hal alan betonlaşmanın esiri kente; çok değil 20-30 yıl içerisinde nasıl dönüşüverdik değil mi?
Arazisi kıt memleketimizde sözüm ona şehirleşmenin modern kesitlerinden örnekler yok maalesef bugün Trabzon’da.
Şehri güneye açacak imar yapılmayınca, yeni yerleşimi alanları yaratılmayınca, arazisi kıt şehirde arsa fiyatları kat kat artıverdi.
Üretilen daire fiyatları bugün arsa fiyatlarının etkisiyle en az 300 bin liradan başlıyor öğrendiğimiz kadarıyla.
Gerek siyaseten gerek hatır-gönül meselesi yıllar yılı şehrimizi yönetenlerin şehri geleceğe taşıyacak olan ‘imar düzenlemeleri’ yapmaması bizi bugünlere getirdi.
***

Geçtiğimiz günlerde gazetemizin manşetindeydi… Boztepe’yi nasıl beton yığınına çevirdiğimiz, şimdi de halkın yeşil alan ihtiyacını karşılamak için askeriyenin bulunduğu bölgenin Hazine’den takas arazi formülüyle isteneceği, bunun için Büyükşehir Belediye Başkanının belediye meclisince yetkilendirildiği yazıyordu.
İyi de kardeşim sormazlar mı adama, Boztepe’nin alabildiğince güzel yeşil alanlarını niçin yoğun konutlaşmaya açtınız, otel izni verdiniz, cami yaptınız, ağaçları testiniz seyir tepelerini betonla doldurdunuz diye…
Trabzon’da eskiden beri şu söylenegelir…
‘Kardeşim Trabzon’un en güzel yerlerini askeriye işgal etmiş’ diye…
Bana kalırsa işin aslı öyle değil…
Trabzon eskiden beri her mahallesiyle ve o mahallelerinin özellikleriyle çok güzel bir şehirdi…
Onun içine el birliği ile biz ettik… Asıl işgali Trabzon’u yönetenler, rant uğruna dümen suyuna sokanlar yaptılar. Yeşil Trabzon’u bitirdiler, gri Trabzon’a yol verdiler.
Ufak hesaplar büyük hesaplara, rantlara dönüştü.
Kimse toprağını koruyamaz, ‘aman ben de nemalanayım, şu arazimi vereyim 5-10 daire alayım’ hesabını yapmaya başladı.
Böyle düşünenler haksız sayılmaz, çünkü yaşam biçimi, ekonomik sıkıntılar onları düzenin içine yoktu.
Hele de son yıllarda ekonomi çarkları tamamen inşaat sektörü üzerinden dönünce öyle-böyle direnenler de ‘teslim’ oluverdi.
Şimdi yalvar yakar Türk Silahlı Kuvvetleri’nin elinde olağanca güzelliğini koruyan yemyeşil alanları çare olarak görüyoruz.
Bir bakıma; askere selam durup –ben ettim, sen eyleme- diyoruz…
O alanlar halkın kullanımına verilsin mi? Hemen herkes der ki evet; o alanlar askeriyeden alınsın, halkın soluklanabileceği yerler olarak açılsın… Ama ben o kadar emin değilim! Ne yapıp ne edilip o güzelim alanların da heba edilmesinden endişeliyim.
Bilmem haksız sayılır mıyım?

 

 

 

 
 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.