• BIST 103.781
  • Altın 271,739
  • Dolar 5,7505
  • Euro 6,3344
  • Trabzon 16 °C

ATAN KAZANIR

Ali Osman Aktaş

Erzurumspor’un şiddetle puana ihtiyacı olduğu bu maçta varını gücünü ortaya koyması bekleniyordu. Buna rağmen Trabzonspor’da on numarası Amiri olmuş, sağ beke de Toure çekilmişti.

Trabzonspor’un her zaman en büyük sıkıntısı bu tür maçlarda ileriye çıkışlarda kaptırdığı toplar olmuştur. Bu pozisyonlarda kaptırdığı toplar da genelde golle sonuçlanmış kalesinde.

Daha 4. Dakika dolmadan Erzurumspor iki şutla kalemize tehlikeli gelmişti.

Abdülkadir Parmak’ın, Sosa’yla birlikte oynadığı bölge fizik yapısıyla alakalı olarak ters orantılı bir bölge. Bu yüzden Parmak, hem fiziğini çok zorlayarak takımına fayda getiremiyor, hem de asıl oynaması gereken santrafor arkası mevkide boşluk oluşturuyordu. Çünkü havadan gelen her top onu zorluyor o topları da hep rakibi alıyordu.

Takımda gereksiz bir şekilde hovardalık var. Pas kurmada ve ileriye çıkışlarda çok zor aldıkları topları o kadar kolay rakibe teslim ediyorlardı ki Erzurumspor’un iştahını daha da artırıyordu takımdaki bu hovarda işler.

Yarım saat geçmiş Trabzonspor’un rakip kaleye etkili tek bir şutu bile yokken Erzurumspor’un biri direkten dönen beş tehlikeli pozisyonu vardı.

Bir türlü o Obertan’ı durduramadılar. Obertan, o Toure’nin olduğu sağ kanadı adeta otobana çevirmişti. İlk yarı boyunca takımını tam sekiz kez hızlı koşularla atağa kaldırmış hepsi de kalemize şutla tamamlanmıştı. Allahtan son vuruşlarda o kadar becerikli değillerdi de Trabzonspor’u üzmüyorlardı.

Üstüne üstlük Rodellaga, Ekuban ve Nwakaeme hala sahada yoktu.

O kadar güzel hazırlanmış kontrataklar öylesine beceriksizcesine öylesine vurdumduymazlıkla harcanıyordu ki o teknik kramponlara hiç de yakışmıyordu bu hovardalıklar.

Trabzonspor kaleye iniyordu. İner de. Her maçta her oyunda istemediğin kadar pozisyona da girer. Ama takımda birlik yok beraberlik yok. Kesme şeker tadında. Şeker ama tadı yok. O bütünlüksüzlük pozisyonlar da aynı kesme şeker tadında eriyip gidiyordu.

Sosa’nın üretken çabalarıyla rakipten kaptığı bütün güzel pozisyonları o kadar cömertçe harcıyorlardı ki vallahi ben bile bu Sosa’da nasıl bir sinir sistemi var şaşırıp kaldım. En az beş güzel ara pasını öyle güzel öyle saçma sapan hareketlerle yiyorlardı ki buna rağmen Sosa’nın hiç de istifini bozmadan aynı şekilde oyununa devam etmesi ta buradan benim bile sinir sistemimi bozuyordu.

Amiri oyunda yok, Rodallega hovarda, Ekuban kaleden uzak, Parmak dağınık, Nwakaeme sonuçtan uzak, takımın bütün yükü kaleci Uğurcan, Sosa ve Türkmen’deydi.

Şans ve tesadüflerle ilk yarıyı Trabzonspor berabere bitirebilmişti. Ama ikinci yarı bu hovardalıklar ve dağınıklıklarla Trabzonspor’un işi çok zordu.

İkinci yarı maça her iki takım da hızlı başladı her an iki takımdan da gol gelebilir sinyali verilirken Trabzonspor biraz daha toparlanmış daha koordineli bir şekilde maça asılmaya başlamıştı.

Atan kazanır türü bir maçtı ve 63. Dakikada da Nwakaeme sağ ayak içiyle kalecinin solundan topu ağlara bırakırken Trabzonspor’u da bir farkla öne geçiriyordu.

Hızlı kontrataklar Trabzonspor golcülerini rakip kaleciyle karşı karşıya getiriyor ama bir türlü takımı rahatlatacak ikinci golü de bulamıyorlardı.

Ünal Karaman’ın bir hatası, takım öne geçtiğinde takımı rahatlatacak bir şekilde ileri uçtan üç forvetten birini çıkarıp da orta sahaya Batuhan’ı almaması ki bu da şüphesiz çıkması gereken oyuncunun da haftalardır sahada görülmeyen Rodallega’nın olmasıydı.

Bu yüzden Trabzonspor’un bütün maçlarının son dakikaları da hep stres ve gerilimle geçiyor.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.