• BIST 94.896
  • Altın 279,516
  • Dolar 5,8598
  • Euro 6,5130
  • Trabzon 18 °C

Atatürk Alanındaki o bina!

Yer KULAK

   Trabzon Büyükşehir Belediyesi; Atatürk Alanında Gazeteciler Cemiyeti’nin kullandığı tarihi binanın zemin katındaki iki bölümü önümüzdeki günlerde ihale ile kiraya verecek.
   Tarihi bina 1800’lü yılların sonlarına doğru gayrimüslimler tarafından yapıldı. Bina Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde değişik kurumlar tarafından kullanıldı.
Binanın ikinci katında, iki küçük oda bir de salon var. Salon yüksekliği 3 metreden fazla. Üst katın üç cepheye de penceresi var. Salonun doğu ve batı tarafında, muhtemelen yıkılan bir kiliseden alınıp, oraya konulan geniş ve yüksek iki dolabın yıllar içerisinde harap edilmiş olmasına rağmen, cephe görüntüsü hala yerinde. Üzüm ve çiçek motifleriyle donatılmış.
Binanın alt katındaki odalar kesme oval taşlarla bölünmüş. Bina 1990’lı yıllara kadar o kadar hor kullanıldı ki... Oval kesme bölmeler kapatıldı.
Bina, 1980’li yılların ortalarına kadar Turizm İl Müdürlüğü olarak kullanılmıştı. Müdürün odası, üst kattaki salondu. Sonra, Turizm Müdürlüğü vilayet binasına taşındı. Tarihi bina da Devlet Tiyatrosuna ve Kültür Bakanlığına bağlı kitap satış birimine verildi.
                                                        ******

  ataturk-alani-001.jpg Binanın tapusu il özel idaresinde idi. Bu satırların yazarı, o yıllarda Trabzon milletvekili ve TBMM başkanı olan merhum Necmettin Karaduman ve milletvekili Fahrettin Kurt’tan rica ederek, binanın Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’ne tahsisini istedi. Bu istek kabul edildi ve bina, TGC’ye verildi. 
TGC binayı devir aldıktan sonra, bugünkü para ile binanın içi ve dışının restorasyonu için 500 bin liraya yakın para harcandı. Binanın çatısı yeniden yapıldı. Elektrik tesisatı yeniden döşendi. Trabzon’un o yıllarda bir numaralı elektrikçisi olan Muhterem Usta, elektrik kaçağından yangın çıkabilir ihtimalini göz önüne alarak, tesisatta en güçlü ve kaliteli kablo kullanmıştı. Üst kattaki dolaplar, kapılar yeniden elden geçirildi. Binaya kalorifer döşendi. Üst kata çıkan çürümeye yüz tutmuş tahta merdiven söküldü, mermer yapıldı. Alt kata bir çay ocağı ve tuvalet yapıldı. Binanın dış cephesi Bayburt’tan özel olarak getirilen ustalarla temizletildi. Üst katın zeminin de çürüyen tahtalar, değiştirildi ve daha bir dizi işlem. Ve bu işlemler yapılırken, bir yandan KTÜ Mimarlık Fakültesi hocalarına diğer yanda o dönem DSİ bölge müdürü olan Hasan Paçal’a danışılmıştı. Alttaki iki bölümü zeminden ayrılan duvardan taş düşünce üstteki bağlantı kemerleri ortaya çıkmıştı. İki bölümün girişine iki de kapı yapılmıştı.
  O binadaki tüm bu işleri, bu satırların yazarı yaptırmıştı. Bir ara yine bu satırların yazarı, salondaki dolapları müzeye taşımak istemiş, ancak sökecek usta bulunamadığı için bu işlem yapılamamıştı. 
                                                  ******

  Binayı, o dönem özel idareden kiralamamızın nedeni, alt katlardaki iki bölümü kiraya verip, alınan kiranın yarısını Özel idareye vermek yarısını TGC’nin giderlerinin bir bölümünü karşılamak içindi. Bu sistem ara sıra sekteye uğramasına rağmen uzun yıllar devam etti.
   Ta ki binanın İl Özel İdaresinden Büyükşehir Belediyesine devrine kadar.
Büyükşehir Belediyesinin önceki başkanı ile TGC arasında yaşanan itilaf ve önceki başkanın TGC ye karşı duruşu nedeniyle sorun bir türlü çözülemedi. 
Büyükşehir Belediyesinin yeni yönetimi binanın üst katını proje kapsamında Cemiyete tahsis etti ve alt kattaki iki bölümü de kiraya verme kararı aldı.
                                                 ******

  Tarihi bina takriben dıştan dışa 130 metrekare civarında. Binanın tek giriş kapısı var... Ki o demir kapıyı da bu satırların yazarı yaptırdı. Binanın tek elektrik ve su saati var. Alt katta tek tuvaleti ve daracık bir ardiyesi. 
Binanın, alt kattaki iki bölümüne ve üst katına ana kapıdan giriliyor. İşyeri olarak kullanılan bölümlerin caddeden girişi yok.
Bina bildiğimiz kadarıyla üç bağımsız bölüm olarak tapuya da işlenmemişti.
Tek girişi olan bir bina veya bir konutun bir katı ve alt kattaki iki odası ayrı ayrı kiraya verilebilir mi?

Ortak elektrik, ortak su kullanımıyla kaçak olarak verilebilir. Ama resmi bir kurum böyle bir durumda binayı bölüm bölüm kiraya veremez, vermemeli. Bina bir iş hanı olsa her bölümü ayrı ayrı kiralayabilir.
Alttaki 10’ar 15’er m2’lik iki bölümün ihale şartnamesi birkaç gün içinde açıklanır. İhaleye giren olur mu? Olabilir. Ancak, bu ihale çok su kaldırır. 
Büyükşehir Belediyesi’nin burada yapacağı iş, binanın tamamını TGC’ye tahsis etmek veya belirlediği bedelle TGC’ye vermek olmalı. Sonuçta TGC’nin üyeleri de kamu görevi yapıyor. 

Hasan KURT

                                                    ***********

Savaşa Karşıyız Diyemezsiniz!

   Türkiye'nin parçalanmasını isteyen Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı ve Pasaportu taşıyan vatandaşlarımız var. Ve hep olacaklar. Bunu düşünce planında ifade hakları var. Yani bir TC vatandaşı, "Türkiye Cumhuriyeti parçalanmalı, falanca bölgesinde filanca devlet kurulmalıdır" diyebilir. İspanya'da bazı Katalan İspanya Devleti vatandaşları bunu yapıyorlar. Ama bu isteklerini silahlı eylemle gerçekleştirmeye kalkışma ve kalkışanlara azmettirici destek verme hakları yoktur.
Bir örnek verelim. Bir ailede baba "kan davası" nedeniyle 15 yıl önce öldürülmüş olsun. Baba öldürüldüğü yıl doğmuş olan oğluna annesi sürekli olarak "Babanı X öldürdü. Babanın kanını yerde bırakamazsın. İlk fırsatta senin babanın katilini öldürmen gerekiyor. Bunu yapmazsan alçaksın, korkaksın, seni evlatlıktan reddederim" demiş olsun.
Suça azmettirme bütün medeni ceza hukuku sistemlerinde suçtur. Suça azmettirme "düşüncenin ifadesi" değildir. Sayılamaz.
HDP+PKK'yı destekleyenler, Türkiye’nin falanca bölgesinde filanca devlet kurulsun düşüncesini ifade etmiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti kamu görevlilerini, sivil yurttaşlarını öldüren bir düşman ordusunun eylemini övüyor, bunu yaparları kahraman gibi gösteriyorlar, genç insanların bu düşman ordusuna katılıp Türkiye'de kamu görevlilerini, sivil TC yurttaşlarını öldürmelerini teşvik, tahrik ediyorlar. Bu suçtur. Düşünce ifadesi değildir. Suça azmettiren, yani katili tetiği çekmeye azmettirenin cezai sorumluluğu tetiği çekenin sorumluluğu ile ayrıştırılamaz bir bağ oluşturur. Azmettiren tetiği çeken katilin suçuna iştirak eder.
         Eğer Türkiye Cumhuriyeti devleti Kuzey Suriye'de kendi varlığını korumak ve Türkiye'ye sığınmış 4 milyon Suriyeliyi tekrar Suriye'ye yerleştirmek için bir askeri müdahale yapar, açık konuşalım savaşa girerse, buna "ben savaşa karşıyım" diye itiraz edeceklerin ahlaki, siyasi, hukuki sorumluluğunu onlara hatırlatmamız gerekecektir. Savaşa karşı olup da PKK'nın yaptığı savaşı kınamayan, buna karşı Türkiye Cumhuriyeti devletinin PKK'yı yenmek için yaptığı savaşı kınayanlar, TC Kimlik Kartını ve Pasaportunu asalak gibi kullanan, Türkiye düşmanlarıdır. Savaşa karşı olan bir insan, yürütülmekte olan bütün savaşlardaki taraflara karşı durur.
Türkiye Cumhuriyeti Devletini, ellerini bağla, üç maymunu oyna, sırak İsrail ve ABD emperyalistleri PKK'lı uşaklarını kullanarak Türkiye'yi yensinler diyen insana, eğer Türkiye’nin bütünlüğünü korumak istiyorsanız, ya öylemi bu senin düşünce özgürlüğündür, ben senin düşüncelerini serbestçe ifade etmek hakkını destekliyorum diyemezsiniz. Derseniz, ya korkak, ya köle ruhlu bir mazoşist ya aptalsınızdır.  
(Prof.Dr. Yahya Sezai Tezel)

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.