• BIST 97.988
  • Altın 242,464
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • Trabzon 23 °C

Atatürk Köşkü’nün akarı gizli dehliz oldu!

Yer KULAK

Hafta arası gazete ve internet sitelerinde, ‘Atatürk Köşkünde gizli dehliz’ başlığı ile bir haber yayınlandı. Köşkün bodrumundan 100-150 metre uzağa giden bir dehliz.
Haberin başlığını görünce, bir an tereddüt ettim. Bugüne kadar duymadığım, okumadığım bir bilgi! Atatürk Köşkü, eski adıyla Gabayani’nin köşkünün inşaatı tam 13 yıl sürmüşü. Muhteşem köşkün yapımına 1890’da başlanmış ve 1903 yılında da bitirilmiş.
Gabayani, bu köşkü yaparken Trabzon’un bir başka zengini Kostaki ise, bu yapının bir km. kadar kuzeyinde bugünkü evin sitesinin doğusunda, yazlık köşk yaptırmış. Kostaki’nin köşkünün bulunduğu alanın bir kısmı toprak dolgudur. Kostaki köşkün yapımını 1908’de tamamladı ve burada 10 yıl kadar ikamet etti. Sonra Nemlioğlu aldı, ondan da bugünkü sahipleri…(Onganlar) Kostaki, bu köşkün 100 metre kuzey doğusunda da damadına daha küçük bir konak yaptırmıştı.
Atatürk Köşküne, gidiş yolunun da o yıllarda yapıldığını, Kostaki ile Gabayani’nin atlı arabalarının Polita yolunda (İniş yolu) karşılaştıklarını, yol verme yüzünden aralarında tartışma çıktığını, Gabayani’nin Kostaki’ye kızarak bugünkü gidiş yolunu yaptırdığını, o yıllarda bölgede bugünkü çamlık alanın olmadığını, çamlığın daha aşağıda Ahi Evren Hastanesi çevresinde olduğunu, Atatürk Köşkünün kuzeyindeki çamların 1930’lu yılların sonunda, dönemin Trabzon valisi tarafından mahkumlara diktirildiğini yazmıştım.

ataturk-kosku-(1).jpg
***

4 katlı Köşkün altında, geniş bir su deposu bulunur. Saçak suları borularla, bu depoya iner. Bu deponun suyu, başta temizlik olmak üzere bahçe sulamasında kullanılır ve hayvanlara verilirdi. Binanın çatısında yıldırımdan korunmak için paratoner bulunur. Bu paratoner, bakır telle binanın altındaki saçak suyu deposuna bağlanmıştı. Şimdi hala su deposuna mı yoksa toprağa mı bağlı bilmiyorum. Kostaki’nin köşkünde de binanın altında geniş bir su deposu vardır. O binada da sistem aynıdır. 
Köşk bölgesinde, su yoktur. Su, ya kuyudan ya da Karlık, Mesariya (Düzyurt’tan) borularla getirilmişti. Gabayani ve Kostaki ile çevredeki eski konakların, yapıların içme suyu km.lerce uzaktan getirilmiştir. İçme suyunun depolanması için ikinci bir su deposu yapılmıştır. Köşk bölgesinin eteklerinde birkaç göze de bulunmaktadır. 
***

Atatürk Köşkündeki dehliz olayına gelince! 1900’lü yıllarda yapılan iki ve diğer köşklerde, tehlike anında kaçmak için dehliz falan yoktur. Bu dehliz dedikleri, konağın, köşkün tuvalet akarlarıdır. Bu akarlar oldukça geniştir. O konaklarda oturanlar, köylerdeki gibi evin, konağın üç-beş metre yakınına ‘atık kuyusu’ yapmazlardı. Atık kuyusu konaktan en az 50-100 metre uzakta idi. Gabayani de, atık kuyusunu köşkten 100-150 metre uzağa yaptırdı. Tıkanmaması için kanalı geniş tuttu. Köşkün atık kuyusu, çamlığın orta yerinde idi. Dehliz denilen bu akar Köşkün kuzeyinden geçen yolun altından geçer, çamlığın ortasına kadar inerdi. Eskiden orada büyük bir ‘atık kuyusu’ vardı. Sonradan kapandı. Bu konakların bitişiğinde veya yakınında bir de atlar için, barınaklar vardı. Bu barınakların akarı da o kanallara bağlanmıştı. Ayrıca köşk ve konakların bahçelerinin müsait yerlerinde bir de ‘kar kuyuları’ vardı. Kışın kar, o kuyulara doldurulur, çiğnenir ve üzeri kapatılır, Yazın ise parça parça kesilir kullanılırdı. 
***

Mübadele sonrası Gabayani’nin bu konağını Trabzon Belediyesi almıştı. Trabzon Belediyesi, Atatürk’ün Trabzon’a son geliş tarihi olan 1937’de, bu köşkü Atatürk’e bağışlamıştı.
Atatürk de, dünyada hiç kimsenin yapmadığı ve yapamayacağı işi yapmış ve bu köşkte, tüm mal varlığını Türk milletine bağışlamıştı. Atatürk; ‘İnsanın serveti manevi kişiliğinde olmalıdır. Mal ve mülk bana ağırlık veriyor. Bunları milletime vermekten ferahlık duyuyorum’ demişti. 
Atatürk Köşkündeki dehliz ve sarnıç hikayesinin aslı bu şekilde…

Hasan KURT

ataturk-kosku-(2).jpg

*************

Bir faninin ve etrafındaki inananlarının "Nizam-ı Alem"i değiştirme projesi dini bir projedir. Hem ahretli-Allahlı, hem ahretsiz-Allahsız versiyonları ile.
Atatürk savaşarak Türkiye'nin bağımsızlığını kazanmasına önderlik etti. Ama barıştan, Lozan'dan sonra "Dünya" ile kavga etmedi, bir devlet inşa edebilmek için. Sayın Cumhurbaşkanımız Müslüman kimliğinin zihin gözlüğü ile dünyaya bakmaya herhalde çok küçükken başlamış olmalı. Her beş kişinin dördünün Müslüman olmadığı "Dünya düzeni" ile iç dünyasında barışık olmadığını düşünmemiz için çok neden var. Ama şimdi 1718'den beri Avrupa - Dünya Milletler Konseyi, yani uyumu içinde var olarak gelişmeye yönelmiş bir devlet geleneği var avcunun içinde. Eğer "dünya ile kavga" ederse bu devlet geleneğini ve geleneğin ülkesini yıkabilir. Korkuyorum. Bütün iyi niyetle taşımakta olduğu sorumluluğun altında ezilmemesini temenni ediyorum. Yanında Yiğit Bulut gibi Marksist anti-emperyalizm hezeyanı içinde yetişmiş iktisadi-siyasi danışmanları var. Eğer "Dünya'nın nizam-ı alemini değiştirme"ye girişirse, Erbakan'ın Kaddafi ziyareti ile başlattığı projesinde olduğu gibi, bu sürrealist girişimin yol açacağı yıkımın altında kalırız, hepimiz, o dahil. 
(Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel)

************

Bir partiyi savunmak için harcadığınız çabayı keşke doğrularınız ve değerleriniz için yapabilseydiniz.
Yapamazdınız çünkü bütün doğrularınız ve değerleriniz elinizden alınıp onların yerine partileriniz konulurken de yapamadınız bunu. 
Bunlara karşı çıkanları bile sizlerle susturmaya çalıştıklarını da göremediniz militan mankurtlar! 
(Temel Kahveci)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.